Erdoğan: Bunlar kıraathane deyince kumarhane anlıyor

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Bunlar kıraathane deyince kumarhane anlıyor
Oluşturulma Tarihi: Haziran 13, 2018 16:37

Erdoğan: Bunlar kıraathane deyince kumarhane anlıyor

Haberin Devamı

Muhammet KAÇAR- Fatih TURAN- Tolga SAĞLAM- Uğur AYDIN- Aleyna BAYRAM/TRABZON, (DHA) - CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefetin 'millet kıraathanesi' ifadelerinden bir şey anlamadığını söyleyerek, "Bunlar kıraathane deyince kumarhane anlıyor. Bay Muharrem ben biraz bilirim Arapça’yı. Kıraat, okumak demek. Kıraathane, okuma evi, okuma yeri. Millet olunca da milletin okuma evi oluyor. Gençlerimizi biz medeniyetimizin asli unsuru olan okuma kültürüne adapte edeceğiz. O kötü alışkanlıklardan kurtaralım istiyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon Meydan Parkı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. Konuşmasına yöre şivesiyle Karadeniz türküsünün mısrasını seslendirerek başlayan Erdoğan kalabalığı selamladı.
Vatandaşların yaklaşan Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, "Trabzonlu adamın hasını iyi bilir. Trabzonlu siyasetçinin de hasını da iyi bilir. Bu şehir Trabzon'u seçimden seçime hatırlayanları da iyi bilir. Biz Trabzon'un karşısına Cumhur İttifakı ile geliyoruz. Peki, onlar kiminle karşınıza geliyor? Yanlarında, arkalarında, önlerinde kimler var? Milletvekili transferinden, seçmen dağıtmaya kadar yapmadık rezillik bırakmadılar. 15 tane milletvekilini bir yere gönderdiler mi? Gönderdiler. Bunlardan bir şey olmaz. Bunlar siyaseti rezil ettiler, mahvettiler. Bunlar milletin oyunu milli iradeyi, siyaset mühendisliği masalarında meze yapacak kadar demokrasiye ihanet içindeler. Trabzon 24 Haziran’da bunlara milli iradeye nasıl sahip çıkılır gösterecek mi? Trabzon bir kez daha tercihini hizmet siyasetinden yana kullanıyor mu? Biliyorsunuz bu seçimlerle MHP ile yani ülkücü arkadaşlarımızla ittifak içinde giriyoruz. Yanımızda rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun emaneti Alperenler de var. Vakit Trabzon vakti, vakit Türkiye vakti diyor muyuz?. İnşallah sizlerin desteği irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak" dedi.
'KIRAATHANE DEYİNCE BUNLAR KUMARHANE ANLIYOR'
Trabzon’da yapılan yatırımlardan bahseden Erdoğan, alana kurulu ekrandan 'millet kıraathanesi' projesi için hazırlattığı görüntüyü izletti. Çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ama hali bu, bitmemiş hali bu son değil. Şu anda proje üzerinde mimarlardan çalışma istedim daha da çalışıyorlar. İçersinde müzesi de var. Millet kıraathanesi. Devam, yetmez daha çalışacağız, Trabzon'a en yakışanı ne yapacağız. Çünkü önce ben beğenmem lazım.  Çalışıyoruz fakat ana muhalefet benim kıraathane ifadenden hala bir şey anlamadı. Bunlar kıraathane deyince kumarhane anlıyor. Bay Muharrem ben biraz bilirim Arapça'yı. Kıraat, okumak demek. Kıraathane, okuma evi, okuma yeri. Millet olunca da milletin okuma evi oluyor. Gençlerimizi biz medeniyetimizin asli unsuru olan okuma kültürüne adapte edeceğiz. O kötü alışkanlıklardan kurtaralım istiyoruz. Mesela burası Zeytinburnu, 17 bin kitap var. Kek var, çay var. Ya ben 'Kek diyorum', onlar keklik anlıyor. 'Bu işsizlik alameti' diyor. Ya burada öğrencilerimiz çalışıyor. 24 saat. Nasıl şu güzellik? Ya çocuklarımız elden gidiyor ya, onları kurtarmak için il ve ilçelere göre 100, 200, 300, 400, 600 ve gerekirse 800 metrekare, illere göre bu tür millet kıraathaneleri yapacağız. Bunların adımlarını atacağız."
'BAY KEMAL BUNDAN HABERİN VAR MI?'
Trabzon'da şehit yakınlarına, gazilere, engellilere ve yaşlılarımıza 1 milyar 300 milyonluk destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bay Kemal bundan haberin var mı? Bay Muharrem bundan haberin var mı? Biz işte bütün bu kaynaklarımızı buralarda harcıyoruz ve büyümeden de anlamıyor. Şu anda Türkiye büyümede Hindistan'dan sonra G7, G20 ülkeleri arasında 2'nci sırada. 7,4 ile. OECD ülkeleri arasında ise 1 numara. Çıkmış geçen gün Malatya'da bay Kemal diyor ki, 'Esnaf, çiftçi kardeşim bu 7,4 büyümeden cebinize bir şey girdiği mi?' diyor. Yahu şu engelli kardeşlerimize verdiğimiz destek nereden gidiyor? İşte bu büyümeden gidiyor. Hastaneler, köprüler, bu yollar neyle yapılıyor? Kasası güçlü olan bu milli bütçeden yapılıyor. Ama bizim milli bütçenin dışında da kaynaklarımız var ayrı, sen anlamazsın. 16 senedir biz bu kaynaklar öyle çeşitlendirdik, öyle buralara geldik. Trabzon'da toplam 9 tüneli yapıp trafiğe açtık. Bay Kemal, işte bu büyüyen Türkiye'nin alametidir. Bakın şimdi bırakamıyorum size maliyeti 4,2 katrilyon lira olan 20 adet yok projemizin de yapımı da devam ediyor."
Trabzon- Erzincan tren yolu projesini de hayata geçirmek istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, fındıkla ilgili yaşanan sorunlara dikkat çekti, seçimin ardından üreticileri mağdur etmeyecek şekilde çözüm bulacaklarını ifade etti.
'BUNLAR YIKIM EKİBİ'
Geçen 16 yılda eser ve imzalarla aynı zamanda geleceğe de talip olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Bunun için 'Kanal İstanbul', 'Türkiye'nin otomobili' diyoruz. Kendi uçak, tank, helikopter motorumuzu üretecek adımlar atıyoruz. Bunun için kendi çiplerimizi geliştirmeye çalışıyoruz, kendi yazılımlarımıza öncelik veriyoruz, kendi araştırma geliştirme altyapımızı kuruyoruz. Bunun için kendi tasarımlarımızı teşvik ediyoruz. Üretime yönelik tüm imkanlarımızla destekliyoruz. Lojistik merkezleri, limanlar, ulaşım hatları oluşturuyoruz. Bütün bunlar için vizyon, hazırlık, proje lazım. En önemlisi de hayata geçirecek irade ve güç lazım. Birileri meydan meydan gezip 'Turist sayısını şu kadar artıracağız' diyor. Ama aynı kişiler havalimanlarının inşasına karşı çıkıyor. Bay Muharrem öyle, diğerleri de öyle. Aynı kişiler yeni yollar, tüneller, köprüler yapılmasına da karşı çıkıyor. Aynı kişiler inşaat sektörünün gelişmesine, yani oteller, tesisler yapılmasına da karşı çıkıyor. Bu nasıl iş. Ülkeye gelen turistleri dağlardan, bayırlardan atla, eşekle mi taşıyacaksınız. Bunlar hala atla eşekle insanların gezdiği dönemleri yaşıyor. Ülkeye gelen turistleri sokakta mı yatıracaksınız? Gelen turistlere hangi standardı, hangi imkanı sunacaksınız? Bunlar şaşkın. Öyle şaşkınlar ki birinin söylediğini, öteki yalanlıyor. Biz latife olsun diye bir şey söylüyoruz. Onlar arkasına düşüp meydan meydan dolaşıyorlar. Çünkü kendilerinin söyleyecek sözü yok. Bunlar yıkım ekibi. Yıkmayı iş yapmak sanıyorlar. Eserleri olmadığı gibi hayalini bile kuramıyorlar."
'100 KİŞİLİK SINIFLARIN OLDUĞU DÖNEMLERDEN HABERLERİ YOK MU?'
Muhalefetin ağzına en çok sakız ettiği konulardan birinin de 'gençler' olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bugüne kadar gençler için bunlar ne yapmışlar. Biz çocuklarımıza daha iyi şartlarda eğitim alsınlar diye 284 bin derslik yapmış, 585 bin yeni öğretmen atadık. Onlar velileri kitap kuyruğunda bekletmek dışında ne yapmışlar? Onların dönemini, kırtasiye dükkanının önünde bir hafta beklediğimiz günleri biliriz. Bunlar CHP’nin iktidarıydı. Okullarda teksir kağıtlarıyla üst sınıflardaki ağabeylerimizden onları bile satın alamazdık. Bugünleri yaşadık. Şimdi ücretsiz kitapları sıraların üzerine koyuyoruz. Kitaplarımızın kalitesini biliyorsunuz. Bunları getiren iktidar biziz. Gençlerimizi, yavrularımızı düşünen biziz. Ben 75 kişilik sınıfta okudum. 100 kişinin üzeride sınıflar da vardı. Şuan neredeyse 30’un üzerinde sınıf kalmadı, bu hale geldik. Bay Muharrem ‘öğretmenlik yaptım’ diyor. İnsaf, o dönemlerden haberin yok mu? Dürüst ol. Geçmişte üniversiteleri terör yuvalarına dönüştürmek, gençlerimizi birbirine kırdırmak dışında ne yapmış bu CHP zihniyeti?"
'CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞININ ŞARTLARI OLMASI GEREKİR'
Cumhurbaşkanı adaylığının şartlarının olması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Adaylığı açıklandı, beyefendi Edirne'deki terör örgütlerinin desteğindeki bir kişiyi ziyaret etti. Bunlar öyle ki 7 Haziran seçiminden sonra benim Kürt kardeşimi sokağa çağırıyor. Orada 53 kardeşimiz öldürüldü. Öldürenler yine Kürtler ama suç onların mıydı? Suç şu anda aday olan kişinin davetiydi. Bunlar davet ettiler. 15 yaşında Yasin’i bunlar öldürdü. Bunu nereye koyacaksın? Şimdi söylediği laf; 'Cumhurbaşkanı adayı.' Ya bırak. Cumhurbaşkanı adayı olmanın şartları olması lazım. Bana göre bu yanlış bir gelişme. İnşallah bunun da düzeltilmesi lazım. Neymiş mahkum değil, tutukluymuş. Tutukluluğun nedeni çok önemli. Bizim terör örgütleriyle yan yana, omuz omuza olanlara verecek oyumuz yok. Bu CHP Ankara’dan İstanbul’a  Kandil’in destekledikleriyle yürümediler mi? Yürüdü. Bunlara şimdi gerekli ders verilmeyecek mi? Bunlara bir Osmanlı tokadı gerekmez mi? Ama sandıkta, demokratik. Buna göre adım atmamız lazım."
'100 BİN GENCE 3 AY ÇALIŞMA İMKANI GETİRİYORUZ'
Her yıl 100 bin gence, eğitimlerini sürdürdükleri şehirde yaz tatilinde 3 aylık dönemde asgari ücret karşılığında sosyal çalışma imkanı getireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:
"Biz açtığımız 584 yurt ve buralardaki 452 bin yatak kapasitesiyle  üniversite öğrencilerimizin barınma sorununu çözdük. Onlar geçmişte öğrencilerimizi binaların bodrum katlarındaki mekanlara, terör örgütlerinin güdümündeki evlere mahkum etme dışında ne yaptı? 'Biz üniversiteyi bedava yapacağız' diyor. Üniversite zaten bedava Bay Muharrem. Bundan da haberin yok. Biz göreve geldik, üniversite öğrencilerine 45 lira burs veriliyordu. Biz bunu şu anda 470 liraya çıkardık. Yüksek lisansa 940 lira, doktora öğrencisine bin 410 lira veriyoruz. Bunları veren biziz. Bay Muharrem güya sen öğretmenlikten geldin, bunları nasıl inkar ediyorsun? Bir günde bunları söyle. Ama söyleyemez. Onlar geçmişte öğrencilerimizi parasızlıktan dolayı okulunu bırakıp gözyaşlarıyla memleketlerine dönmeleri için neler yaptılar, neler. Biz yaptığımız spor tesisleriyle, şehirlerimize kazandırdığımız stadyumlarla, sahalarla, spor salonlarıyla lisanslı sporcu sayımızı 278 binden 8,5 milyona yaklaştırmışız. Onlar çocuklarımızı sokaklarda tozun toprağın içinde spor yapmaktan başka ne yaptılar?. Biz geniş bant internet abonesi sayısını 3 binden 69 milyona çıkardık. Mobil telefon abonesine 23 milyondan 79 milyona çıkardık. Onlar sansürcü faşist, geçmişlerinin tezahürüyle farklı hiçbir görüşe tahammül etmemek dışında ne yaptılar? Biz ailesinin durumuna bakmaksızın 18 yaşına kadar her doğanı genel sağlık sigortasına tabi tuttuk. Türkiye’den haberleri olmadığı için onların aklı daha yeni başlarına gelmiş, aynı şeyi söylüyorlar. Önümüzdeki dönemde her yıl 100 bin gencimize, eğitimlerini sürdürdükleri şehirde, yaz tatilinde 3 aylık dönemde asgari ücret karşılığında sosyal çalışma imkanı getiriyoruz. Yani bunların bursu biraz daha yükselmiş oluyor. Gençlerimiz ağaç dikmeden, üniversiteye hazırlık kursuna, yaşlı bakımından kodlama yazılım eğitimine kadar geniş bir alanda görev alacaklar. Her yıl tam 100 bin öğrencimiz bu şekilde eğitim öğretimini sürdürdüğü şehre katkıda bulunacak. Peki muhalefetin gençlerimiz için gerçekten dişe dokunur bir projesi vaadi var mı? Kesinlikle yok."
EREN BÜLBÜL'ÜN AİLESİNE EV
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Maçka ilçesinde PKK'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken açılan ateş sonucu şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül 'ü sahneye davet etti. Erdoğan, Trabzon Büyükşehir Belediyesice yapılan ve üzerinde 'İyi varsın Eren' yazılı kutudan çıkardığı evin anahtarını Ayşe Bülbül'e teslim etti.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!