Erdoğan: Biz operasyonunda da olacağız, masada da olacağız (4)

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Biz operasyonunda da olacağız, masada da olacağız (4)
Oluşturulma Tarihi: Ekim 17, 2016 14:45

Erdoğan: Biz operasyonunda da olacağız, masada da olacağız (4)

Haberin Devamı

 

 

 

Gülseli KENARLI - Hakime TORUN - Taner YENER/İSTANBUL, (DHA) CUMHURBAŞKANI ı Recep Tayyip Erdoğan, " Ne diyorlar; Türkiye Musul'a girmesin. Nasıl girmeyeyim? 350 kilometre sınırım var. Tehdit altındayım. İlgi alakası olmayanlar gelip giriyor" dedi. "Biz operasyonunda da olacağız, masada da olacağız. Bunun dışında kalmamız mümkün değil" diyen Erdoğan, "Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin" diye konuştu.

"BEN TEHDİT ALTINDAYIM"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi'nde Musul operasyonuyla ilgili şunları söyledi:

 "Suriye ile ilgili sürekli sabrettik. Suriye tarafından roketler atıldı. Yüzlerce şehidimiz oldu. 14 yaşında bir çocuğa öyle yetiştirilmiş ki, Futbolcu Messi'yi sevdiği için Messi'nin formasını giydiriyorlar üzerine bombayı bağlayarak bir kına törenine çocuğu gönderip orada patlatmak suretiyle 56 kardeşimiz şehit oldu. Milletin temsilini almış olarak artık dedik ki durmayacağız. Muhaliflerle, Özgür Suriye Ordusu ile birlikte, biz Suriye'ye gireceğiz. Bizim Suriye ile olan sınırımız 911 kilometredir. Suriye ile yakından uzaktan alakası olmayanların Suriye'ye girmesi hak, bize gelince sizi katil Esed çağırmadı ki nasıl girersiniz. Kusura bakmayın gideriz. Ne diyorlar; Türkiye Musul'a girmesin. Nasıl girmeyeyim? 350 kilometre sınırım var. Tehdit altındayım. İlgi alakası olmayanlar gelip giriyor. Neymiş, Bağdat onlara 'gel' demiş. 14, 15 sene önce Saddam gel mi dedi bunlara ama girdiler. Orada kan gövdeyi nasıl götürdü? Milyonu aşkın insan öldü. Şimdi sizler hukukçular olarak inanıyorum ki yasaların diliyle değil, hukukun diliyle konuşan insanlarsınız ve böylece konuşan insanlar olmaya devam edersek hak yerini bulacaktır. Çünkü bir hukuk var, onun yazılısı yoktur, İngilizlerde olduğu gibi. Ama bir de yasalar vardır ki o yasaları da güçlüler istedikleri gibi yazarlar, ona göre de atı oynatırlar. Bu bizim için çok önemli."

"BİZ OPERASYONUNDA DA OLACAĞIZ, BİZ MASADA DA OLACAĞIZ"
"İşte şimdi Musul'a operasyonlar başladı" diyen Erdoğan, "Kendilerine söyledik. Şu anda Genelkurmay Başkanım Amerika'da. Muhatabıyla görüşmelerini yaptı. Bir saat kadar önce tekrar kendisiyle Amerika'dan görüştük. Ve ne gibi adımlar atıyoruz, bunları konuştuk. Ve kendilerine aynısını söyledik; Bakın, Türkiye'nin olmadığı bir operasyondan kusura bakmayın, doğabilecek neticelerden biz sorumlu değiliz. Biz operasyonunda da olacağız, biz masada da olacağız. Bunun dışında kalmamız mümkün değil. Çünkü burada bizim için bir tarih yatıyor. Beyefendiler arzu ederlerse, Misakı Milli'yi okurlar, daha iyi anlarlar. Şu anda bizim Musul'da kardeşlerimiz var. Araplar, Türkmenler, Kürtler. Bizim burada kesinlikle duyarsız olmamız mümkün değil" diye konuştu.

"KİMSE BİZDEN BAŞİKA'DAN ÇIKMAMIZI BEKLEMESİN"
Erdoğan, "'E Başika'dan çıkın'. Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin. DEAŞ'a karşı her türlü operasyonu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. DEAŞ'a karşı orada en onurlu mücadeleyi veren biziz. Eğer mesele terör örgütüyle mücadeleyse, başından beri Başika kampında bu mücadeleyi veren biziz. Musul'daki kardeşlerimizi Başika'daki kampta, DEAŞ ile mücadele etsinler diye eğiten biziz. Aynı şekilde Peşmergeleri eğiten biziz. Başika'dan çıkın deniyor. Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin. Biz Başika'dayız, DEAŞ terör örgütüne karşı her türlü operasyonları bugüne kadar yaptık bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. En onurlu mücadeleyi veren biziz. Terör örgütü, bumerang gibi eninde sonunda gelir kendini kullananı da vurur. Uluslararası alanda terörizme karşı kararlı ilkeli işbirliği yapılmadan bu sorunun çözümü mümkün değildir" dedi.

"SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASINA 'EVET' DİYEMEYİZ"
Erdoğan, "Ülkemizin ısrarla Musul operasyonunun dışında tutulmaya çalışılması, orada da DEAŞ bahanesiyle kurulmaya çalışılan mezhep çatışması kapanını bozacağımız bilindiği içindir. Biz oraya onun için sokulmak istenmiyoruz. Kendilerine aynı şeyi söyledik. Biz bir Sünni-Şii çatışmasına 'evet' diyemeyiz. Yeni mezhep çatışmalarına evet diyemeyiz" dedi.

"ULUSLARARASI HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINIYOR"
Dabık'ın DEAŞ'ten temizlendiğini belirterek ABD Başkanı Barack Obama ile olan görüşmesine değinen Erdoğan, "Bu gece itibariyle Dabık da DEAŞ'ten temizlendi. Türkiye'den insan götürmüyoruz. Oraların kendi insanı oralara yerleşiyor. Farkımız bu. Koalisyon güçlerine başta ABD'ye; Mümbiç'te 'bana bir söz' verdiniz. Sayın Başkan ile telefonda görüştük 'kesinlikle oraya PYD, YPG girmeyecek' dediler. Verdiğiniz sözde durun. Sözlerinde durmadılar. PYD, YPG'yi soktular. Biz de gereğini yaptık. Bu sabah bile kendilerine bu iletildi. Orayı eğer PYD, YPG'den temizlemezseniz sizinle ortak hareket edemeyiz. Stratejik 2 ortağız siz bizimle değil terör örgütü ile hareket edeceksiniz. Hukuk çiğneniyor. Uluslararası hukuk ayaklar altına alınıyor. Adaletin olmadığı yerde zulüm oluyor. Bunu halletmemiz lazım. Kongrenin sonuç bildirgesine konulmalı" ifadelerini kullandı.

"17-25 ARALIK'TA KENDİSİ BİR DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN ARACI OLAN YARGI"
Erdoğan, "17-25 Aralık'ta kendisi bir darbe teşebbüsünün aracı olan yargı, bu defa darbe karşısında en hızlı ve en etkin tepki veren kurum olarak karşımıza çıktı. Çünkü bu süreçte yapılan düzenlemeler sayesinde yargı, FETÖ terör örgütünün güdümünden çıkıp milletin yargısı haline dönüşmüştür. Bu çok önemliydi. Bugün de aynı terör örgütünün ordudan yargıya kadar tüm kurumlarımızdaki mensuplarını hukuk devletinden taviz vermeden kararlı bir şekilde devletten uzaklaştırıyoruz. Attığımız her adım anayasamıza, yasalarımıza uygundur. Batılı bazı dost görünenler ama bunlar hukuka uygun mu diyorlar. Kusura bakmayın siz ne kadar hukuktan anlıyorsanız biz de o kadar anlıyor adımları atıyoruz. Hukuka uygun olarak adımlarımızı atıyoruz. Bize hukuk dersi verenlerin önce Doğu Almanya ile Batı Almanya'nın birleştiği döneme baksınlar. Devlet kurumlarından ne kadar elmanın görevden alındığını görürülerse işin inceliğini de kavramış olurlar. Türkiye Cumhuriyeti devletinin yıkılması hareketi ile karşı karşıyayız. Bu öyle basit tedbirler ile çözülebilir mi?" açıklamasında bulundu.

"EMİRLERİ HUKUKTAN DEĞİL BİR ÖRGÜTTEN ALANLARIN ADALETİ TESİS ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
Bağımsız yargıya vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizde yargı kurumları, adalet dağıtma görevini bağımsız ve tarafsız bir şekilde yerine getiriyor. Emirleri hukuktan değil bir örgütten alan, vicdanını bu örgütün elebaşının talimatlarına göre şekillendiren kişilerin adaleti tesis etmesi mümkün değildir. Türkiye, bu örgüt mensuplarının yol açtığı yargı faciaları sebebiyle çok sıkıntılı dönemler geçirdi. Bir dönem adalet müessesesine yönelik güven duygusu erozyona uğradı. Milletimizin gönlünde yara, milletimizin gönlünde adeta felç meydana getiren adalet anlayışını düzeltebilmek için önce bu felaketlere sebep olanların hak ettikleri şekilde cezalandırılması şarttır. Bir daha darbe teşebbüsüne fırsat vermeyecek sertlikte mücadelemizi sürdürmek durumundayız" diye konuştu.

"ALMANYA ŞANSÖLYESİ, '4 BİN DOSYA ŞİMDİ 4 BİN 500 OLDU' DEDİ"
Terör örgütleri ile uluslararası mücadelenin önemine değinen Erdoğan, "PKK'yı 35 yılda tamamen sıfırladık yok ettik. Ama PKK h la eylemelerine devam ediyor. Çünkü Türkiye'nin etkisiz hale getirdiği her teröristin yerine Suriye, Irak'taki kamplarından yenileri ikam ediliyor. Pek çok ülke gizli destek veriyor. Legal bir kuruluş gibi Avrupa Başkentlerinde çadır açabiliyor milyonlarca Euro'yu rahatça toplayabiliyor. Hani AB, bunlara terör örgütü diyordu. Nasıl bunu yapabiliyorlar. Yardım alabiliyorlar. Almanya Şansölyesine G-20 Zirvesi'nde 4 bin dosya verdim. 5-6 ay önce İstanbul'a geldiğinde konuştuk kendisiyle ne oldu o 4 bin dosya diye. Verdiği yanıt manidar. 'O 4 bin dosya şimdi 4 bin 500 oldu' dedi. Hukuk teröre karşı bu şekilde olursa bunun üstesinden gelmek mümkün değil" dedi.

"TERÖRİST GREEN CARD İLE BEYLER GİBİ AMERİKA'DA YAŞIYOR"
Fetullah Gülen'in ABD'den iadesine ilişkin Erdoğan, "Türkiye olarak 15 Temmuz darbe girişiminin faili olan örgütün ele başını aramızdaki Suçluların İadesi Anlaşması'na göre Amerika'dan usulünce talep ettik. Amerika ise kendi hukuk sistemini kendi yargı sistemini öne sürerek bu talebin gereğini yerine getirmiyor. Üzücü olan bu. Terörizmi, terör örgütlerini, terör örgütü ele başlarını koruyan, kollayan bir hukuk sistemi olabilir mi? Bir teröriste Green Card verilir mi? Green Card ile beyler gibi Amerika'da yaşıyor. 400 dönüm çiftlik, bu çiftlikte hayatını yaşıyor ve oradan da bu işi komuta ediyor. Siz kimi kandırıyorsunuz? El-Kaide Amerika'da terör eylemi yaptığında da aynı hukuk, aynı yargı yok muydu? Amerika, ülke içinde ve dışında onca operasyonu neye dayanarak yaptı? Pakistan, Afganistan o bölgede Usame Bin Laden'i vurdukları zaman hangi hukuk sistemine dayalı olarak vurdu? Demek canı yandığı zaman gidip orada öyle vurabiliyor. Eğer siz, hukuku bu şekilde çifte standartla işletirseniz yarın kendi başınız derde girdiğinde kimseye söyleyecek sözünüz kalmaz. İlkeli olunmalı" ifadelerini kullandı.

"FETÖ SADECE TÜRKİYE İÇİN DEĞİL BÜTÜN ÜLKELER İÇİN DE BÜYÜK BİR ULUSAL TEHDİT"
Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilen kongrenin açılışına Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Azerbaycan Adalet Bakanı Fikret Mammadov, Afganistan Adalet Bakanı Abdül Başer Ammar, Somali Adalet Bakanı Abdullahi Ahmd Jama, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit de katıldı.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ yaptığı konuşmada 15 Temmuz darbe girişimine değindi. Bozdağ, "Bu Kongrenin seçilmiş cumhurbaşkanının, indirmeyi, seçilmiş hükümeti düşürmeyi, seçilmiş Meclisi kapatmayı hedefleyen demokratik hukuk devleti ve mili iradeyi yok etmek isteyen başarısız 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra İstanbul'da yapılıyor olması bu kadar seçkin konuğun katılıyor olması son derece önemlidir bizim için. 15 Temmuz darbe gerişimi sırasında cumhurbaşkanımız ve ailesine suikast girişimi. Halımız büyük bir demokrasi ve hukuk mücadelesi vermiş sonuçta hukukunu da demokrasisini de korumayı başarmış buna kast edeneler mağlup olmuştur. Fetullahçı Terör Örgütü, devletin içerisinde saklı bir terör örgütü niteliği taşımaktadır. Din ve eğitim gibi hassas olunan konular kullanılmak suretiyle toplum içinde ve devlette yer edinmeye çalışan bir yapıyı Türkiye çok acı tecrübelerle tanımıştır. Devlet görev alan b kişiler, örgüt liderinin talimatları doğrultusunda devletin bütün gizli bilgilerini, kabiliyetlerini örgüt liderine aktarıyor. Örgüt lideri de nereye aktarıyor sizin takdirinizde. Türkiye Genel Kurmay Başkanı'nın emir subayı, her gün Genel Kurmay Başkanı'nın odasına bir dinleme cihazı koyuyor. Akşam bütün konuşmaları kaydediyor. Örgüt içindeki üstü ne bu kayıtları iletiyor. O da bunları Pensilvaya'ya gönderiyor. Fetullahçı Terör Örgütü, sadece Türkiye için değil bulunduğu bütün ülkeler için de büyük bir ulusal tehdit.Bulunduğu ülkede adeta istihbarat okulları gibi, bunların faaliyet göstermesi söz konusudur" diye konuştu.
Törenin ardından, açılışa katılanlar birlikte toplu fotoğraf çektirdi.

 (FOTOĞRAF)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!