Gündem Haberleri

    Erdoğan: Bazıları kuru sıkı atıyor

    Mustafa KÜÇÜK/İSTANBUL, (DHA)
    24.05.2010 - 09:46 | Son Güncelleme:

    BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak'ta söylediği sözlerin çarpıtıldığını ve bunun üzerinden siyaset yapıldığını belirterek, ”İnsan olarak bir yere kadar muktedirsin, daha ötesine değil. Sınırsız bir iktidarın olamaz, bunu bileceksin. İktidarımızın sınırlı olduğunu bilmeliyiz. Bazıları kuru sıkı atıyor. Sanki sınırsız iktidarlar var. Onun için atalarımız güzel söylemiş, 'Bekara karı boşamak kolaydır.' Onların durumu bu, başka bir şey değil” dedi.

    SİZİN MEŞREBİNİZİ DE BİLİYORUM CİBİLLİYETİNİZİ DE

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Valiliği ve Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD)'ın ortaklaşa Holiday Inn Oteli'nde düzenlediği Malatya Dayanışma Gecesi'ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada, hesaplarının sadece bu dünyayayla ilgili olmadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:  

    “Bir de bizim ölüm ötesi hesabımız var. Bunun da hesabını yapıyoruz. Son günlerde bir olay yaşadık. Zonguldak’daki kömür ocağındaki grizu patlaması. Ve bu olayla ilgili benim bir açıklamam oldu. 'Bu mesleğin kaderinde bu var' dedim. Hemen kader olayı malum çevrelerde, kimler olduğunu zaten tahür ediyorsunuzdur. Hemen bakıyorsunuz istismar konusu yapılmaya başlandı. Ne dediler, 'Efendim grizu patlayacak kader, şu olacak kader, bu olacak kader.' Merak etme ben kaza ve kadere imanı anlatmadım. O konuda sizin meşrebinizi de biliyorum cibilliyetinizi de biliyorum. Ben onu anlatmadım. Anlattığım şey, bu mesleğin fıtratında bu var. Polis mesleğinin, askerlik mesleğinin fıtratında ne var. Şahadet var. Oraya giderken, o mesleği seçen bir defa buna hazır olarak gidiyor. Bunu yok farz edebilir misin? Edemezsin. Kömür ocağında 2 bin metre derinliğe inen benim oradaki işçim, memurum oraya girerken, eğer bunu görüyorsa, buna inanıyorsa oraya giriyor. Grizu patlaması sadece Türkiye için geçerli değil ki. 'Başkalarında olmuyor bizde oluyor.' Yahu daha dün Çin'de oldu. Rusya'da oldu, Amerika'da oldu. Her yerde oluyor. Tutturdular bir 'taşeron, taşeron.' Beş yıldır bu taşeronun çalıştığı bu yerde bir kaza olmadı. Ama kısa bir süre önce Kozluk'taki, o zaman tamamen Türkiye Kömür İşletmeleri çalışmayı yürütüyordu. 243 vatandaşımız orada maalesef ölümle kucaklaştı. O zaman taşerön işletmiyordu. Ona da muhakkak bir şeyler uydurulmuştur. Gerçekçi olacağız. Yani buradan siyaset yapmanın anlamı yok. Bu kimseye bir şey kazandırmaz. Tedbirlerde kusur, noksan varsa, onların üzerine gitmek bizim görevimizdir. Orada yanlış varsa onların üzerine gitmek bizim görevimizdir. Kaldı ki Çalışma Bakanlığımız bununla ilgili denetim, teftiş bütün bunları yapıyorlar. Şu anda bunların değerlendirmesi yapılıyor.“

    DÜNYA GIPTAYLA BAKIYOR

    Erdoğan, şu anda tüm dünyada, takdirle izlenen, gıptayla izlenen, artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir Türkiye olduğunu belirterek, “Son dönemde ekonomide elde ettiğimiz başarılar, diplomaside attığımız adımlar tüm dünyanın dikkatini çekiyor ve Türkiye, tarihinden, kültüründen, medeniyetinden devraldığı mirasla artık dünya sahnesinde hakettiği konuma doğru emin adımlarla ilerliyor. Tüm dünyada, özellikle bölgemizde, barış çağrılarımızla, huzur ve refah çağrılarımızla, dostluk ve kardeşlik mesajlarımızla biz varız. Sadece şu son iki hafta içinde önce Yunanistan ki 22 anlaşma imzaladık. Cumhuriyet tarihinde Yunanistan'la imzalanan anlaşmanın sayısı 35. Biz bir günde 22 anlaşma imzaladık. Bu neyi gösteriyor. Dış politikadaki güvenilirliği gösteriyor, bir gücü ortaya koyuyor. Bunlar durup dururken olmuyor. Bunun bir altyapı çalışması var. Bütün bu adımlar olgunlaştırılarak yapılıyor“ dedi. Başbakan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

    BAŞKAN OBAMA'NIN İSTEĞİ BİZDEN BUYDU

    “Ardından İran. İran olayını bütün uluslararası ülkeler, bu işte bir çözüme kavuşturamadı. Ama biz attığımız adımlarla, yaptığımız görüşmelerle işi bir noktaya getirdik. Brezilya ile birlikte son noktayı koyduk. Böylece daha önce Viyana Grubu’nun bizden de istediği, Başkan Obama’nın ikili görüşmede bizden istediği ve yazılı olarak da bana konuyu aktardığı meseledeki, biz Türkiye’deki takası İran’la anlaşarak kayda aldık. Nedir o? 1200 kilo az zenginleştirilmiş uranyumun Türkiye’ye teslim edilmesi. Bunun karşılığında da 120 kilo uranyum yakıtının yine bir yıl içinde peyder pey Türkiye’ye teslim edilmesi. Bir ayda İran 1200 kiloyu teslim edecek. Bir yılda Viyana Grubu 120 kiloyu Türkiye’ye teslim edecek. Takas buradan olacak. Ve bu 120 kiloyu biz İran’a teslim ettikten sonra, 1200 kiloyu da Viyana Grubu’na yani Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na teslim edeceğiz. Bunlar yazılı olarak imza ile üç ülkenin, İran, Türkiye, Brezilya olmak üzere kayıt altına alındı.

    9 DEVLET BAŞKANI VE HÜKÜMET BAŞKANINI ARADIM

    Ondan sonra ben 9 devlet başkanı ve hükümet başkanını aradım. 26 ülkeye mektupla durum hakkında bilgi arz ettim. Görüşmelerim hala devam ediyor. Özellikle daimi üyeler, bunun yanında geçici üyeler ve ilgili ülkeler. Onlarla sürekli görüşerek onları da bilgilendiriyoruz. Ki buna uluslararası camia sahip çıksın.

    Ardından Azerbaycan, Gürcistan, İspanya’ya geçtim. Bu dört ülkeye 24 saatte bir trafik gerçekleştirdik. Bütün bunları yaparken, döndük Ankara’da, İstanbul’da, liderleri ağırladık, uluslararası konferanslara ev sahipliği yaptık. Nükleer silahlar konusundaki sağlam ve tarafsız duruşumuz dikkatle izleniyor. Ama bunlar dikkatle izlenirken, İran kaynaklı küresel meselenin barışçıl yollarla çözüme kavuşması Türkiye eliyle gerçekleşiyor.“

    MEDYA KIŞ UYKUSUNDA

    İran ile uranyum takası konusunda imzalanan anlaşmayı anlatan Erdoğan, “Nükleer silahlanma konusunda sağlam ve tarafsız duruşumuz dikkatle izleniyor. Bunlar dikkatle izlenirken, takip edin Türkiye’nin malum medyası bu kadar önemli bir olayı, önemli bir trafiği kendi manşetlerine çekemediler, çekemiyorlar. İnsaf edin yahu. Bunun da mı haber değeri yok. Dünyada yer yerinden oynuyor. Bütün liderler ABD’den Çin’e varıncaya kadar tebrik ediyor, takdir ediyor. Bizimkiler tamamen kış uykusuna yatmış. İki gün içinde neler yaptıkları ortada. Ömürleri bununla geçiyor. Bizim ömrümüz ise her şey Türkiye için diyerek Türkiye için geçiyor“ dedi.

    3 AY SONRA İŞSİZLİK YÜZDE 10 OLACAK

    Anayasa’da kapsamlı ve demokratik bir değişiklik yaptıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Anayasa bir ülkenin her şeyidir. Anayasa emekle, ekmekle, yatırımla, adaletle, sağlıkla, eğitimle, aklınıza gelen her alanla doğrudan ilgilidir. Anti demokratik bir Anayasa ile demokratik bir düzen kurulamaz. Anti demokratik bir Anayasa ile yatırım artmaz, üretim artmaz, istihdam artmaz. Birileri çıkıyor kuru sıkı atıyor. İşsizlik işsizlik. Tamam kardeşim doğru. Bizim şu an işsizliğimiz yüzde 14. Sen nasıl çözeceksin, onu söyle. Çözümün ne? Reçeteyi ver. Hiç reçeteyi veren duydunuz mu? Sadece tespit. İktidara geldiğimizde 10,3 idi. 3 ay sonra yüzde 10’u yakalayacağız. Açık konuşuyorum. Bir şeye inanarak söylüyorum. Uluslararası kriz teğet geçecek dedim dalga geçtiler, ekonomiyi çok iyi bilenler. Ben onlar kadar bilmem ama bir şeye inanarak söylerim. Ve bizi teğet geçti. Bir başka siyasi diyor ki delip geçti. Neyi delip geçti? Şu an komşunun, AB üyelerinin hali ortada. Şu anda Tüm AB üyesi ülkelerin içinde, birçoğundan çok çok iyiyiz. Bunu sadece ben değil, OECD, IMF, DB söylüyor. Siyasetçi diliyle değil onların diliyle konuşuyorum. Anti demokratik bir Anayasa ile yoksullukla mücadele edilmez, hukuksuzluk sona ermez. Bunu bilmemiz lazım. Biz üstünlerin hukukunu korumak için bu yola çıkmadık, hukukun üstünlüğünü korumak için bu yola çıktık. Bu yoldaki kararlığımız devam ediyor. Haklı olan güçlü olduğu gün biz hedeflerimize ulaştık demektir. Çünkü güçlü olan her zaman haklı, ama gücü olmayan her zaman haksız. Oluşan bu, bunu gördük. İşte şimdi bunlar yıkılıyor bu toplumda. Mafya çete bu tür örgütlenmeler çöktü. Birileri Balyoz’da şunda bunda avukatlığa soyunuyor. Vtr’lerde bunları görüyorsunuz, bunları savunanlar var. Bunlarla siyaset yapmaya çalışanlara var.“

    12 EYLÜL’DE İKİ BAYRAM YAŞANACAK

    Türk milletinin 28 yıldır demokratik bir Anayasa özlemini duyduğunu belirten Erdoğan, “Şimdi artık son kararı millet verecek, son sözü millet söyleyecek. Siz söyleyeceksiniz. 12 Eylül darbesinin 30’uncu yıldönümünde, 12 Eylül 2010’da, bu tarihi biz belirlemedik, 60 gün diye yasa değişikliği yaptık, YSK zorlamayla 120 gün dedi. Olmaz ya, bizim işimiz var, niye bunu bu kadar uzatıyorsunuz. 60 da olsa 120 de olsa benim milletim inanıyorum ki bu da güzel bir tevafuk oldu, iki bayramı bir arada kutlayacak. Türkiye Ramazan Bayramı’nda sandık başına gidecek ve bu ikinci bayramını da kutlayacak ve Türkiye’yi prangalarından kurtarmak adına tarihi bir karar verecek. Ben, Malatya’dan bu noktada bir kez daha rekor bekliyorum“ diye konuştu.

    MALATYALI İŞADAMLARI TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMALI

    Başbakan Erdoğan, Malatyalı işdamlarının, gerek Türkiye içinde, gerek yurtdışında eserlerini görmekten, yatırımlarını, hizmetlerini görmekten her zaman gurur duyduğunu ifade ederek, işdamlarıyla her buluşmazında onları kendi illerine, ilçelerine yatırım yapmak, ekmeğini yedikleri, suyunu içtikleri, havasını soludukları baba ocaklarına vefa borçlarını yerine getirmek noktasında teşvik ettiğini söyledi.

    Malatyalı işadamlarını her fırsatta Türkiye’ye örnek gösterdiğini, Malatya’ya gösterilen ahde vefanın benzerini tüm işadamlarından beklediğini ifade ettiğini dile getiren Erdoğan, sevgi evleri, Teknokent gibi projelerin yanı sıra son olarak, Malatya’ya tedavi için gelen hasta yakınlarının ikameti için inşa ettirilen Konukevi projesinin takdire şayan olduğunu söyledi.

    BU TOPRAKLARI KARDEŞLİK HAMURUYLA YOĞURDULAR

    Malatya’nın Selçuklular’dan bugüne Anadolu’nun hep önemli bir kenti, önemli bir merkezi olduğunu, Seyyit Battal Gazi’den Merhum Turgut Özal’a kadar nice devlet adamları, nice kahramanlar, nice gönül erlerinin Malatya’yı, Malatya ile birlikte Anadolu ve Trakya topraklarını adeta ilmek ilmek işleyerek bu toprakları adeta kardeşlik hamuruyla yoğurduklarını anlatan Erdoğan, Malatya’nın vizyonunun, ufkunun hiç bir zaman Malatya ile sınırlı kalmadıdğını söyledi. Erdoğan, Malatya’nın her zaman büyük düşündüğünü, büyük adımlar attığını, kendisiyle birlikte Türkiye’nin de büyümesi, gelişmesi, kalkınması için her zaman fedakarlıkta bulunduğunu belirtti.

    ÇALIKLA AYNI MASADA OTURDU

    Geceye, İstanbul Valisi Muammer Güler, Malatya Valisi Mehmet Ulvi Saruhan, Malatya milletvekilleri Ömer Faruk Öz, Öznur Çalık, Mehmet Şahin, Mücahit Fındıklı, İhsan Koca, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, MİAD Başkanı Yunus Akdaş, Malatyalı işadamları Ahmet Çalık, babası Mahmut Çalık, Mehmet Ali Özaydınlar da katıldı.

    Gecenin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Atatürk Havalimanı'ndan, “DAP“ uçağıyla Ankara'ya gitti.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı