Erdoğan: Bana icazeti Pensilvanya değil halkım verdi (2)

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Bana icazeti Pensilvanya değil halkım verdi (2)
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 31, 2018 22:32

Erdoğan: Bana icazeti Pensilvanya değil halkım verdi (2)

Haberin Devamı

CUMHURBAŞKANI ERDOGAN, İFTAR PROGRAMINDA KONUŞTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya'da kent protokolü, muhtarlar, kanaat önderleri ile esnaf, sanatkarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen iftar programına katıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in de katıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Güçlü Türkiye Hedefi'ne destek istedi. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı da anan Erdoğan, Türkiye'nin AK Parti hükümetleriyle 3 buçuk kat büyüdüğünü belirterek, şöyle dedi:
"Biz hep 'İstişare eden pişman olmaz' düsturuyla hareket eden, meşvereti farklı görüşleri dinlemeyi ilke edinen bir siyasi hareket olduk. Ülkemiz ve milletimiz için attığımız hemen tüm adımları, toplumumuzun çeşitli kesimleriyle görüştükten, onların talep ve beklentilerini dinledikten sonra pratiğe geçirdik. Bizim dönemimizde Türkiye, ekonomide 3 buçuk kat büyüdü, kişi başına düşen milli gelirimiz 3 bin 500 dolardan, yaklaşık 11 bin dolara yükseldi. IMF kapılarında bir kaç milyar dolar için yalvaran ülkeden, insani yardımlarda dünya birincisi bir Türkiye'ye kavuştuk. Hatırlayın 23 buçuk milyar dolar IMF'ye borcumuz vardı. Bunu ödedik. En son 2013 sıfırladık. Bizim şimdi IMF'ye borcumuz yok. Tam aksine onlar bizden borç istedi, biz de arkadaşlara 'Verin' dedik. Ne istiyorlardı, 5 milyar avro. Baktılarki 'Bu çılgın Türkler bize borç verecek' vazgeçtiler.
'AFRİN'DE 4 BİN 500 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HALE GETİRDİK'
Türkiye'nin savunma sanayinde kendi silahını üretmenin yanı sıra başka ülkelerin de bu silahları kullandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'yla etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin 500 olduğunu kaydetti. Afrin'de teröristlerden arındırılan 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap ve Türkmenlerin barış ve güven içinde yaşadığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"2002'nin sonunda geldiğimizde ihracatımız 36 milyar dolardı ama şimdi 161 milyar doların üzerine çıkardık. Savunma sanayinde yüzde 20'ler düzeyinde olan yerli üretim oranını yüzde 65'e çıkarttık. Kendi güvenlik güçlerimizle birlikte dünyanın farklı ülkelerinde artık bizim ürettiğimiz silahlar, arazi araçları, hücumbotlar, korvetler kullanılıyor. Hamdolsun artık biz insansız hava araçlarımızı üretiyoruz, artık biz silahlı insansız hava araçlarımızı üretiyoruz. Eskiden Amerika'nın kapısına gidiyorduk maalesef, 'Bugün git, yarın gel.' Sonunda 'Kongrede izin çıkmadı' diyorlardı. İsrail'den aldık 10 tane. Onun da bir kaç tanesi arızalandı. Ondan sonra tamiratı için akla karayı seçtirdiler bize. Şimdi biz kendi İHA'larımızı, SİHA'larımızı yapar hale gelince, elhamdülillah artık böyle bir derdimiz yok. 16 yıl önce bölücü örgütle mücadelesinde dahi birilerinin yardımına silah, mühimmat, istihbarat desteğine muhtaç bir ülke iken, bugün yurtiçinde ve yurtdışında dünyanın en başarılı operasyonlarını yürüten bir Türkiye'ye kavuştuk. İşte son DEAŞ tehdidini sınırlarımızın ötesinden kazıyıp attık. Fırat Kalkanı Harekatı'nda, bunun yanında özellikle Cerablus'ta attığımız adımlar ortada. Bütün bunlar yapılırken 3 bin DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdik. Bölücü örgüte tarihinin en büyük, en ağır darbelerini indirdik. Bölücü terör örgütü hem militan temini, hem haraç toplama, hem de bölge halkı üzerinde baskı kurma noktasında artık tükenme aşamasına geldi. Bir dönem ellerini, kollarını sallayarak gezdikleri dağlar, şuan o teröristlerin mezarı oldu. Artık Mehmetçiğimiz Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Beslerderesi'nde bunların inlerine girdi inlerine. Onlar kaçtı, Mehmed'imiz kovaladı. Bizim de şehitlerimiz oldu. Ama onların bakıyorsunuz on kat, on beş kat teröristleri etkisiz hale geldi. Zeytin Dalı Harekatı'nda, Afrin'de 4 bin 500 teröristi etkisiz hale getirdik. 2'nci Ordu Komutanlığı burada, burası koordine ediyor. Daha 5 ay öncesine kadar teröristlerin sokaklarında cirit attığı Afrin'de bugün hamdolsun huzur var, emniyet var. Ülkemizin teröristlerden arındırdığı 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap kardeşlerimiz, Türkmen kardeşlerimiz barış ve güven içinde yaşıyor."
'YENİ TÜRKİYE'NİN HAMURUNU; İRADE, ERDEM VE CESARETLE YOĞURACAĞIZ'
Türkiye'nin yeni hedeflerine kavuşacağı dönemi 'şahlanış dönemi' olarak ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye'nin hamurunu irade, erdem ve cesaretle elbirliğiyle birlikte yoğuracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Önümüzde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Bu dönem, Türkiye'nin şahlanış dönemidir. Bizi bu hedeflerimize ulaştıracak yol haritalarımız olan manifestomuz ve seçim beyannamemizi geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştık. Yeni Türkiye'nin hamurunu; irade, erdem ve cesaretle inşallah el birliği içinde hep beraber yoğuracağız. Bu üç prensip, 2053 ve 2071 Türkiye'sine yürürken yolumuza çıkan, çıkartılan engelleri aşmamızı sağlayacak en önemli hasretlerimiz olacaktır. Çünkü iradesi olmayanı, idare etmek kolaydır. İrade, kararlılıktır sevaptır, doğru bildiğin yoldan ayrılmamaktır. İrade, saldırılar karşısında yılmamak, boyun eğememektir. Erdem ise her şeyin giderek yozlaştığı bu çağda ahlak, sadakat ve merhamet çınarlarına sarılmaktır. Erdem, kısa vadeli çıkarlar için adale ve hakkaniyetten taviz vermemektir. Erdem, mazlumun elinden tutmak, garibin hal ve hatırını sorabilmektir. Cesaret de savunduğun tüm bu değerler uğruna mücadele etmeyi, gerekirse canını vermeyi göze almaktır. Bu üç değeri taşımayanların ülkemize ve milletimize verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Sizler, ahilik geleneğimizin günümüz temsilcisi olarak bu ilkelerin değerini çok iyi biliyorsunuz. Zira biz, ilhamımızı, ahilerin şu duasından alıyoruz. Ne diyor Ahilik Duası; 'İnançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat.' Biz işte yeni dönemi bu duada hayat bulan ahilik ruhuyla inşa ve ihya etmek istiyoruz. İşte bunun için vakit birlik vakti, vakit Türkiye vakti. Siz kardeşlerimizden de kutlu mücadelemize destek bekliyoruz. Benim nazarımda esnaf, sadece ticaret erbabı değildir. Aynı zamanda yeri geldiğinde dosttur, kardeştir, akrabadır. Esnaf başın dara düştüğünde, sığındığın gönül kapısıdır."
'NİCE HİZMETLERİ ÜLKEMİZE KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkarlara yönelik teşvikleri anlatarak, bunların yeni dönemde de süreceğini belirterek, "Biz bugüne kadar daima esnaf ve sanatkarlarımıza değer verdik. Onları baş tacı yaptık. Hamdolsun geçtiğimiz 16 yılda sizlerin dertlerine derman olacak pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. 1964 yılında yürürlüğe giren ve sizlerin ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen, veremeyen 507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu'nu, günün şartlarına göre biz yeniledik. Vergi mevzuatında esnaf ve sanatkarlarla ilgili çok sayıda değişiklikler yaptık. Esnaf ve sanatkarlara makine, ekipman ve demirbaş alımları, işyeri modernizasyonu ihtiyaçlarının  karşılanması amacıyla 30 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullanma imkanı getirdik. Emeklilik sonrası esnaflık yapan, esnaf ve sanatkarların ödemiş olduğu sosyal güvenlik destek primini kaldırdık. Böylece esnaf ve sanatkarların emekli maaşlarında yüzde 10 artı sağladık. 2011, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında esnaf ve sanatkarların borçlarını yeniden yapılandırdık. Bunun gibi birçok alanda sizlerin yükünü hafifletecek düzenlemeleri uygulamaya koyduk" diye konuştu.
TÜRK LİRASI ÇAĞRISI
Erdoğan, vatandaşlardan dövizlerini Türk Lirası'na çevirmeleri çağrısında da bulunarak, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Esnaf kardeşlerim şunu çok iyi bilirler; çırağa dükkan teslim edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz. Girdiği her yarışı kaybedenlerin, ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı, varlık barışından faydalanarak yurtdışında veya sistem dışında tuttukları paralarını bankalarımıza yatırmaya davet ediyorum. Aynı şekilde döviz hesabı olan vatandaşlarımızı da Türk Lirası'na geçmeye davet ediyorum. Gelin, Türkiye'nin ekonomisini ve istikrarını döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim."

Mücahit YOLCU/ MALATYA,(DHA)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!