Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan: AKP muhafazakar eksenli çağdaş parti

    Hürriyet Haber
    12 Ekim 2003 - 13:02Son Güncelleme : 12 Ekim 2003 - 13:02

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "etnik, dini ve bölgesel milliyetçilikleri siyasetteki kırmızı çizgiler" olarak gördüklerini belirterek, AKP'nin "muhafazakar demokrat çizgiye sahip çağdaş bir merkez partisi" olduğunu söyledi.

    Erdoğan, partisinin milletin aklından ve vicdanından doğduğunu belirterek, ''Bu kongre, yıllar yılı adalet ve kalkınma, aydınlık ve ışık, huzur ve barış, güven ve istikrar, hukuk ve özgürlük isteyenlerin, Türkiye'nin partisi AK Parti'nin kongresidir. Bu kongre,en büyük sevdaları Türkiye sevdası olanların gerçek doğum günüdür'' dedi.

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda toplanan partisinin 1. Olağan Kongresi'ne hitap etti.

    Delegeler ve partililerin coşkulu tezahüratları altında kürsüye çıkan Babakan Erdoğan, kongrenin bir bayram ve şölen havasında yapıldığını kaydederek, herkese hayırlı olmasını diledi.

    Partisinin kongresinin alışılagelmiş kongrelerden farklı olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu kongre, ilk kongresini yapmadan iktidarının birinci yılını tamamlamak üzere olan bir partinin kongresidir. Buna dünya siyaset tarihinde nadir olarak rastlanabilir. Bundan dolayıdır ki, bu olay Türkiye'nin bir kıvancıdır. Zira AK Parti, bu ülke insanının aklından, vicdanından doğmuştur'' diye konuştu.

    Türk milletinin, ''Türkiye'nin yarınları için rüyalar görenleri, Türkiye için büyük rüyalar görmeyi yegane amaç haline getirenleri iktidara getirerek yüksek bilincini bir kere daha ortaya koyduğunu'' ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

    ''Dolayısıyla, ilk kez düzenlenen bu kongre, ağırlıklarını üzerinden atmış, atalet ve miskinliği yenmiş ve ebedi sevdamız olan Türkiye'yi yeni ufuklara taşımış olan büyük milletimizin kongresidir. Bu kongre, hepimize kutlu olsun.

    Bu kongre, yıllar yılı adalet ve kalkınma isteyenlerin; aydınlık ve ışık isteyenlerin huzur ve barış isteyenlerin, güven ve istikrar isteyenlerin, hukuk ve özgürlük isteyenlerin, Türkiye'nin partisi AK Parti'nin kongresidir.

    Bu kongredeki dinamizm, milletimizin vakarı ve dinamizmidir. Bu kongre, en büyük sevdaları Türkiye sevdası olanların gerçek doğum günüdür.''

    AKP GERİLİM SİYASETİNİ  TASFİYE ETTİ

    Erdoğan, partisinin ''çatışma alanlarında değil, uzlaşma alanlarında siyaset üreterek gerilim siyasetini ülkeden ve demokratik yaşamdan tasfiye ettiğini'' kaydederek, ''Bu, milletin siyasete dönüşünün başlangıç noktası ve miladıdır'' dedi.

    Kongrenin, ''14 Ağustos 2001 tarihinde doğduğu ilk günden itibarensiyasi, ekonomik ve sosyal hayatta demokrasinin ve hukukun adı ve adresi olan bir partinin kongresi olması dolayısıyla büyük önem arz ettiğini'' anlatan AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Bu kongre, gerçek siyasetin markası ve güçlü Türkiye'nin adresi olan partimizin en güzel sabahlarından biridir. Bugün aynı zamanda Türkiye'nin derin kökleriyle ve şerefli geleceğiyle buluştuğu bir sevinç günüdür. Zira AK Parti sadece ama sadece milletimize yaslanan bir partidir. AK Parti'nin mayasını millet atmıştır. AK Parti'nin hamurunu millet yoğurmuştur. AK Parti'nin kumaşını millet dokumuştur. Partimizin başarıları ve bereketi milletimize aittir.

    AK Parti, milletimizin iskeletinden oluşmuş, halkın vicdanının sesidir. AK Parti, çatışma alanlarında değil uzlaşma alanlarında siyaset üreterek, gerilim siyasetini bu ülkeden, demokratik hayatımızdan tasfiye etmiştir. Bu, milletin siyasete dönüşünün de başlangıç noktası ve miladıdır.''

    ''SİYASİ RANT DAĞITIM ARACI SİYASİ ŞİRKET...''

    AK Parti'nin, fikir siyaseti ile siyasi pratikler arasındaki kronik gerilimi ortadan kaldıran bir siyaset üretmede kararlı olduğunuifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

    ''AK Parti iktidarından önce, fikir temelinde siyaset yapmak siyaseti radikalleştirmek ile eş anlamlı hale gelmişti. Buna karşılık,kitle partisi oldukları iddiasında olanlar ise merkez partisi olmayı, fikirsiz ve içeriksiz siyaset yapmakla özdeşleştirmişlerdi.

    Birinci tavır siyaseti ideolojik önyargılara mahkum ederken, ikinci tavır ise siyasi partileri rant dağıtım aracı haline getiren siyasi şirkete dönüştürmekteydi. AK Parti ise siyasetin doğasını doğruokuyarak, gerçek siyasetin manasını derinden kavrayarak, fikir siyaseti temelinde kurulmuştur. Kendini muhafazakar demokrat olarak tanımlayan partimiz, muhafazakar düşünce ile siyaset pratikleri arasında güçlü bağlantı noktaları kurarak, Türkiye'nin önüne yepyeni bir siyasi perspektif sunmuştur.''

    MUHAFAZAKAR EKSENLİ ÇAĞDAŞ PARTİ

    Bu şekilde, ''milletin değer sistemiyle aklın işleyişinin iç içe geçtiğini'' bildiren AK Parti Lideri Erdoğan, ''AK Parti'nin muhafazakar demokrat çizgisi, toplumsal merkezi kavrayan bir hat üzerinde şekillenmiştir. AK Parti, eskimiş merkez anlayışını tasfiye ederek, yepyeni bir siyasi merkezin kurulmasını sağlamış ve aynı zamanda da kendi siyasal varlığını merkezin yeni adresi olarak inşa etmiştir'' dedi.

    Partisinin, ''etnik, dini ve bölgesel milliyetçilikleri siyasetteki kırmızı çizgileri'' olarak ilan ettiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

    ''AK Parti, muhafazakarlık eksenli çağdaş bir kitle partisinin nasıl olacağını da tüm dünyanın önüne bir model olarak koymuştur.

    Partimizin misyonu, toplumsal merkezin değer ve taleplerini siyasetin merkezine taşımak ve bu suretle devlet ile toplum arasında oluşan mesafenin doğurduğu problemleri gidermektir.'' 

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''siyasi akıl adına milletin taleplerini görmezden gelme veya istismar ederek radikalleşme devrinin, AK Parti iktidarıyla son bulduğunu'' söyledi.

    Erdoğan, AK Parti 1. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kendilerinden önce siyasi merkezin dinamizm ve toplumsal taleplerden koptuğunu, hiçbir şey ifade etmeyen içi boş bir kabuğa dönüştüğünü; toplumun, merkezden umudu kesmiş bir biçimde dinamizmini sakatlayan siyaset karşısında kendi başının çaresine bakmaya itildiğini kaydetti.

    Toplumun ekonomik olarak daha üstlerde kümelenen kesimleri ile geniş halk yığınları arasında buluşma noktasının kalmadığına işaret eden Erdoğan, ''Ortak dil, heyecan ve hedefler, sanki bu ülkede sürgüne gönderilmiş gibiydi'' dedi.

    ANADOLU HAREKETİ

    Yıllardan beri bu konu üzerine çok şey söylendiğini, aksaklıkları giderecek adımlar atılması için siyasi elitler tarafından birçok projeüretildiğini anlatan Erdoğan, ''Fakat, elitlerin başaramadığını, aziz milletimiz bir Anadolu hareketi oluşturarak başardı'' diye konuştu.

    Bu sözleri alkışlarla karşılanan Erdoğan, milletin taleplerinden doğan AK Parti'nin toplumun çevresi ile merkezini buluşturduğunu, toplumsal merkez ile siyasi merkezin sökülmüş dikişlerini yeniden dikerek yepyeni, canlı ve sağlıklı bir merkez inşaa ettiklerini söyledi.

    CUMHURİYETİN VE DEMOKRATLIĞIN DEĞERLERİ

    Cumhuriyetin değerleri ile demokratlığın değerleri arasında yıllarboyunca oluşturulan suni gerilimlere son veren gerçek bir Türkiye zemininin, AK Parti sayesinde siyasal alanda yer bulduğuna işaret edenErdoğan, şöyle konuştu:

    ''Cumhuriyetimiz ile demokratlık arasında bir çelişki değil, esasında bir sinerji olduğu açıkça görüldü. AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, siyasal akıl ile milletin talepleri arasında ensağlam köprüleri kuran, en büyük harekettir. Milletin siyasetten beklediği erdem ve siyasetin millete sunması gereken vizyon, el ele vekol kola Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası ve toplumun müreffeh geleceği için atağa kalktı.

    Siyasal akıl adına milletin taleplerini görmezden gelme veya milletin taleplerini istismar ederek siyaseti radikalleştirme devri, bizimle son buldu. Bu büyük atılım ve bu büyük özgüven sayesinde Türkiye, kendini kendisi yapan değerler ile evrensel değerler arasındakutuplaşma üretmekten, sahte gerilimlerle uğraşmaktan süratle uzaklaştı. Artık Türkiye, yerli değerleri ile evrensel değerler arasındaki uyumu en verimli noktalarda yakalıyor. Milleti millet yapandeğerleri, önümüzde büyük bir okyanus gibi akan yüzyıla en doğru şekilde taşımanın da kapısını açıyoruz.''

    ''BU RÜYA GERÇEK OLDU...''

    Kısa siyasi ömrüne çok önemli başarılar sığdıran AK Parti'nin, Türkiye'yi parlak yarınlara taşıyacak siyasi hareket, bir siyasi iradenin merkezi olduğunu söyleyen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''Türkiye siyasetinde yepyeni bir sayfa açan bu millet kararı, AK Parti'nin kimliğinde, Türkiye'nin önünü açacak olan yenileşme perspektifine, değişim hedefine, istikrar ve güvene ve insanının sesine sağırlaşmayacaktır. O sese sadakatle bağlı kalacak bir siyaset anlayışına tek başına iktidar yolunu açmıştır. Bu hepimizin rüyasıydı,bu rüya gerçek oldu ve artık yarınlara doğru bir küheylan gibi koşuyor. Şunu herkes bilsin ki, bizim siyasetimiz, genlerinde önce millet anlayışının tezahürlerini taşıyan bir düşüncenin siyasetidir.''

    Temel önceliklerini ''millet'' olarak belirleyen bir siyasi partinin, marjinal vehimlere ve art niyetli kehanetlere kanarak ''tam demokrasi'' ısrarından vazgeçmesinin düşünülemeyeceğini anlatan Erdoğan, Türkiye'yi yerinde saydırmak, geriye götürmek isteyen, demokrasiyi ve hukuku, hatta Cumhuriyeti halktan esirgeyen statükocu ve otoriter çabaların beyhude çabalar olarak kalacağını bildirdi.

    ''Bizim tam demokrasimiz, sadece AB standartlarına uyum sağlamak için değil, Türkiye'yi insanlık onuruna sahip çıkan ve çocuklarının geleceğe umutla baktıkları bir ülke haline getirmeyi amaçlamaktadır'' diyen Erdoğan, bu konuda çok yol katettiklerine inandığını, ancak alınan mesafenin sonra alacakları mesafelerin yanında çok küçük kalacağını söyledi.

    ''HALA AYNI RÜYAYI GÖRÜYORUM...''

    'Bizler insanımıza bakarken, kafamızda bir 'yurttaş şablonu' olmaksızın bakıyoruz'' diyen AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip her bir vatandaşı aynı şefkat ve saygıyla kucakladıklarını, Anadolu'nun her köşesini Ankara'ya aynı mesafede gördüklerini kaydetti.

    ''Önce millet'' derken, milleti bir bütün olarak kavradıklarını veo bütünün renklerini birbirinden ayırmadıklarını bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Bayrağımızın dalgalandığı her yerdeki insanımızı, daha yüksek refaha kavuşturmak, her vatandaşımızı aynı haklarla donatmak, her çocuğumuzun önüne aynı umutlu ve ışıltılı geleceği koymak istiyoruz. Ben hala aynı rüyayı görmeye devam ediyorum. Bilimsel üretimi ideolojik saplantılardan kurtulmuş, dünya çapında bilim üreten üniversitelere kavuşmuş bir Türkiye için çalışıyoruz. Ben, Türkiye için büyük rüyalar görmeye devam ediyorum. Kendi içinde küçük tartışmalardan kurtulmuş, dünyanın çatışma bölgelerinde barış ve istikrar misyonu olarak etkili görevler üstlenmiş bir Türkiye için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.''

    Erdoğan, kadın hukukunun tam olarak korunduğu, kadının topluma heralanda kılavuzluk ettiği ve daha çok katkıda bulunduğu, çocuk ve gençlerin geleceğinin teminat altına alındığı, eğitimde ve çalışma hayatında fırsat eşitliğinin sağlandığı, alın terinin hakkının tam olarak verildiği, sanatın ve kültürün baş tacı edildiği, sanatçıların ve kültür adamlarının haklarının tam olarak korunduğu bir Türkiye rüyası gördüğünü söyledi.

    MEDENİYETLER BULUŞMASI

    'Türkiye için gördüğüm rüyaların dünyanın iyiliğine hizmet edeceğini de biliyorum'' diyen Erdoğan, ''Gördüğüm rüya, medeniyetler çatışmasının dünyayı bir alacakaranlık kuşağına çevirmeye çalışması karşısında, AB'ye girmiş bir Türkiye'nmedeniyetler buluşması'nın en sağlam köprüsünü olacağını gösteriyor'' dedi.

    AK Parti'ye ruh veren rüyanın, çatışmaların rekabete, gerilimlerinverimli diyaloglara, ideolojik önyargıların nefes açan projelere ve kutuplaşmaların demokratik uzlaşmaya dönüştüğü bir rüya olduğunu anlatan Erdoğan, bunun sadece rüya olarak kalmadığını, gerçeğe dönüşmeye başladığını, rüyaların gerçek olduğunu da gördüklerini kaydetti. Başbakan Erdoğan, kongrenin bunun en canlı ispatı olduğunu, salonun da gerçeğe dönüşen rüyaların şahidi olduğunu vurguladı. 

    BÜROKRAT MİLLİYETÇİLİK

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İşini iyi yapmayan siyasetçi rejim bekçiliği yapmaya; milletin verdiği emaneti istismar eden bürokrat milliyetçilik kisvesine bürünmeye; yolsuzluk yapan işadamı devletin temel nitelikleri üzerinden polemik üretmeye kalkışmasın'' dedi.

    Erdoğan, siyaseti sadece siyaset yapmış olmak için değil, mutlu ve müreffeh birTürkiye ateşini ve heyecanını içlerinde hissettikleri için yaptıklarını ifade etti. Erdoğan, ''Biz gece gündüz koştururken, bizimle aynı heyecanı taşımayanların Türkiye'yi durdurmaya çalıştıklarını görüyorsunuz. Ama biz, Türkiye'yi dünyanın parlayan yıldızı yapmadan bu yoldan asla geri dönmeyeceğiz. AK Parti siyasetinin en dirençli olduğu nokta budur'' dedi.

    Milletin hissiyatının Türkiye yönetiminde temsilinin partinin ''misyonu'' olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Bu değerler, bizim siyasetimize de ilham verecektir. Atatürk'ün milletimizin önüne koyduğu muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma hedefine doğru yürürken, o değerler bizim en sağlam dayanağımız olacaktır. Bizi, Türk siyasi hayatında diğer partilerden ayıran önemli bir fark, milletimizin çağlar boyunca sahip çıktığı bu değerler ile siyasi akıl arasında gerçek bir buluşmayı üretmiş olmamızdır. İşte bunun için, AK Parti ısrarla, bir koalisyon değil bir bütünlüktür diyoruz.

    Türkiye, böylesi bir büyük bütünlüğü uzun zamandır göremediğiiçin, bunu koalisyon zannedenlerin analiz araçlarının ne kadar eskimişolduğunu ve yeni durumu kavramaktan ne kadar uzağa düştüğünü her gün görüyoruz. Biz millete ait değerleri yıllar yılı suiistimal ederek, boş tekerlemelerle siyaset ürettiğini zannedenlerle asla aynı çizgide olmayacağız.

    Hiçbir zorluktan yılmayacağız. Türkiye'nin geleceği için yararlı olacağına inandığımız adımları atmaktan asla çekinmeyeceğiz. Siyasetinkirlenmesine, yolsuzlukların alıp başını gitmesine, geleceğimizin hortumlanmasına, devletle millet arasında güven bunalımlarının yaşanmasına ve Türkiye'nin adım atmasını engelleyecek asırlık kısır çekişmelere asla izin vermeyeceğiz. Birilerinin öteden beri sürdürdükleri anlayışlarına da son veriyoruz artık. Yolsuzluklarını veusulsüzlüklerini örtbas etmek için rejim bunalımı çıkarma oyunu oynayanların, bu zevksiz oyunlarının son kullanma tarihi geçmiştir.''

    ''REJİM BEKÇİLERİ''

    Türkiye'nin, anayasasında belli olan değişmez ilkelerle yoluna devam etmede kararlı olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    ''Hiç kimse, yaptıkları yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin ortaya çıkmasını engellemek için rejim üzerinde bir tartışma çıkarmaya girişmesin. İşini iyi yapmayan siyasetçi rejim bekçiliği yapmaya; milletin verdiği emaneti istismar eden bürokrat milliyetçilik kisvesine bürünmeye; yolsuzluk yapan işadamı devletin temel nitelikleri üzerinden polemik üretmeye kalkışmasın.

    Buradan bir kere daha ilan ediyorum ki, milletin kanını emen bu oyunların son kullanma tarihi geçmiştir. AK Parti olarak milletimize; siyasetin temiz kalacağına, Türkiye'nin önünün açılacağına, çocuklarımıza mutlu bir gelecek hazırlanacağına dair söz verdik. Bu söze sonuna kadar sadık kalacağımızdan kimsenin endişesi olmasın. Siyaset çatısı altında geçireceğimiz her anın Türkiye'ye adanacağına dair kendim ve sizler adına milletime bir kez daha söz veriyorum. AK Parti'nin sahibi millettir. AK Parti sayesinde, Türkiye artık o mecalsiz ve hasta Türkiye değildir. Yönetilemeyen Türkiye adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Yöneten demokrasi, Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmıştır.''

    Erdoğan, geldikleri noktada durmayacaklarını ve çok daha büyük hedeflere varacaklarını vurgulayarak, hedeflerinin tam adalet ve kalkınma olduğunu söyledi. Toplumu ayrıştırarak değil, toplumda zaten var olan bütünlüğü sahiplenerek siyasetlerini inşa ettiklerini anlatanBaşbakan Erdoğan, AK Parti'nin kimliğini, ''Türkiye'nin kimliği'' olarak tanımladı.

    AK Parti Lideri Erdoğan, Türkiye'yi kabus dolu günlerden çekip aldıklarını, siyasete işlerlik, ekonomiye ferahlama, devlete barış, milletin birçok derdine de çözüm getirdiklerini kaydetti.

    ''MAZERETİMİZ YOK''

    ''Tohumken fidana, fidanken ağaca, ağaçken ormana dönüştüklerini''belirten Erdoğan, kongreyle birlikte parti yapılaşmasına ve kurumsallaşmasına yönelik eksikliklerin tamamlandığını söyledi. Partililere, ''Bundan sonra mazeretimiz yoktur. Bu mükemmel binayı kendisinden beklenecek siyaset zenginliği ile donatmalı, süslemeliyiz'' hedefini gösteren Erdoğan, ''Dünyanın parmakla göstereceği icraatlara imza atmaya, Türkiye'nin 2000'li yıllarına damga vurmaya hazır mısınız? Gecenizi gündüzünüzü Türkiye'nin mutluluğuna feda etmeye hazır mısınız?'' sorularını yöneltti. ''Evet yanıtını alan Erdoğan, ''Allah utandırmasın'' temennisinde bulundu.

    Dünyada yaşanan pek çok dramatik olaya karşılık, insanlığın giderek bir bağlılık ile barış fikrini sahiplendiğini anlatan BaşbakanErdoğan, Türkiye'nin, tarihi boyunca olduğu gibi bugün de devleti ve milleti ile aynı barışçı noktada bulunduğunu vurguladı.

    Dostlara güven, düşmana korku veren güçlü askeri varlığın temel amacının barışı korumak, barışın örselendiği zaman yeniden tesisini sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, ''Ülkemizin güvenliği ve menfaatleri aksini zorunlu kılmadıkça, bu temel felsefeye tümüyle sadık kalacağımız bütün dünya tarafından bilinmelidir'' dedi.

    Türkiye'nin dünyada ve bölgesinde barış fikrinin en sağlam savunucusu olmaya devam edeceğini, bundan kimsenin şüphe duymaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, ''Birlikte uygarlıklar oluşturduğumuz yakın çevremizle, komşularımız ile iyi ilişkileri geliştirerek, komşuluk ve kardeşlik hukukun gereklerine tam olarak riayet etmeyi dış siyasetimizin temeli sayıyoruz. Aak bu duyarlı çizgimizin Türkiye'ni ali menfaatlerine halel gelmesi noktasında bir zafiyete dönüşmesine izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesi gerekir'' diye konuştu.

    Milleti anlama güçlüğü çekenlerin AK Parti'yi de yanlış anladığınıve niyetlerini sorguladığını iddia eden Erdoğan, ancak AK Parti'nin ''onların aradığı yerde değil; Türkiye'yi büyütme arzusundan, halkın demokrasi talebinden, temiz ve dürüst siyasetten doğduğunu söyledi.

    Erdoğan, ''Buradan bir kez daha ifade ediyorum ki, partimizin gizli bir gündemi ve amacı yoktur. Amacımız ve niyetimiz bellidir. Bu amaç, milletimizi hak ettiği özgürlüğe ve refaha kavuşturmaktır. Elbette her insan gibi mukaddeslerimiz var. Ancak siyaseti de bu değerler üzerinden yapmıyoruz. Her inanca, kültüre ve kimliğe eşit yakınlıkta duruyoruz'' dedi.

    Türkiye'nin demokratikleşmesine hizmet edecek çabalarının, ''niyet okuyucular'' tarafından engellenmeye çalışıldığını anlatan AK Parti Lideri Erdoğan, bunlara itibar etmediklerini ve etmeyeceklerini kaydetti.
     
    YOLSUZLUK SİYASETİ

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin dört köşesini şantiye alanına çevirdiklerini dile getirerek, hükümetin icraatlarını anlattı.

    ''Yolsuzluk ekonomisinin ve siyasal kirlenmenin çanına ot tıkadık'' diye Erdoğan, ülkenin alın terini emen ''sülüklerin'' halkın karşısında bir bir mahcup olmaya başladığı söyledi.

    AK Parti iktidarından önce ülkenin iyi yönetilemediğini, ''TürkiyeArjantin olur mu?'' diye sorulduğunu bildiren Erdoğan, yönetici kadronun köhne bir siyaset çizgisi üzerinde olduğunu, ülkenin elinin kolunun bağlandığını anlattı.

    Erdoğan, ülkeyi girdaptan, karanlık dehlizden ve umutsuz günlerdençıkarıp bu günlere getirdiklerini belirterek, ''Bu şerefi bize bahşeden Allah'a hamd, milletimize teşekkür ediyoruz. İddiamızın altında kalmadık, çok kısa sürede AK Parti ülkemizin kararan bahtını ağarttı. Popülizme tenezzül etmedik, günü kurtarma siyaseti izlemedik'' dedi.

    AB SÜRECİ

    Başbakan Erdoğan, iktidara geldikten sonra Türkiye'nin AB sürecini''görülmemiş şekilde'' hızlandırdıklarını belirterek, Türkiye aleyhineöne sürülen bütün bahaneleri teker teker ortadan kaldırdıklarını ve böylece ülkenin en büyük ve en ileri demokratik dönüşümünü gerçekleştirdiklerini kaydetti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı