Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan ABD'de

    A.A
    09 Aralık 2009 - 01:34Son Güncelleme : 09 Aralık 2009 - 01:34

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Sadece bizim iktidarımız döneminde şahit olduğumuz provokasyonlar bile, hukuk dışı örgütlenmelerin değişimin önünde nasıl bir engel teşkil ettiğini çok net olarak ortaya koymuştur” dedi.

    Erdoğan, “Türkiye;deki hukuk dışı örgütlenmeye ilişkin konu, şu anda yargı aşamasındadır. Benim bu konunun ayrıntılarına girmem zaten doğru olmaz.

    Ancak, ortaya çıkan iddianameler, iddialar, kirli ilişkiler, kirli senaryolar,
    çirkin planlar, Türkiye;nin geçmişte ne büyük bir tehdit altında olduğunu ortaya koymaya yetecek kadar malzemeyi gün yüzüne çıkarmıştır” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'nun (GMF) Park Hyatt Oteli'nde düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, içerde değişim ve dönüşümü gerçekleştirirken, uluslararası planda da aktif bir dış politika yürüttüğünü ifade etti.

    Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Biz, ulusal istikrarın yeterli olmadığına, bölgesel ve küresel istikrarın da geleceğin garantiye alınması için şart olduğuna inandık ve komşularımızdan, bölgemizden başlayarak küresel barış için çaba harcadık, harcıyoruz.
    13;üncü Yüzyıl;da yaşamış ünlü Türk düşünürü Mevlana Celaleddin Rumi, 'Bir ayağın burada, sabit duracak, diğer ayağınla pergel misali bütün evreni dolaşacaksın' diyor.
    Açıkçası, Türkiye;nin bulunduğu coğrafyadan, sahip olduğu kültürden ve medeniyet birikiminden gücümüzü alıyor; Barış için, sadece ve sadece barış için ulaşabildiğimiz her noktaya ulaşmaya ve iletişimi, işbirliğini artırmaya çabalıyoruz.
    Türkiye;nin dış politikadaki aktif tavrı ve son yıllarda artan etkinliği, ne yazık ki biraz da kasıtlı olarak farklı şekilde anlatılmaya, ifade edilmeye çalışılıyor. Dış politika anlayışımızda asla bir eksen kaymasının söz konusu olmadığını burada bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Kimse bu konuda gerek içeride, gerek dışarıda farklı gayretler içine girmesin. Yaşanan bir eksen kayması değil, tam tersine, Türkiye;nin dış politikasının normalleşmesi, tabii mecrasına yerleşmesidir.
    Artık tek boyutlu, tek eksenli, katı, statik ve statükocu bir dış politika anlayışı yerine, küresel ve bölgesel şartların da bir gereği olarak çok boyutlu, esnek, çok eksenli, ufuk ve vizyon sahibi bir dış politika anlayışını hakim kılmanın gayreti içindeyiz.
    Türkiye bölgesindeki hiçbir ülke için hiçbir anlamda tehdit içermiyor. Tam tersine Türkiye, bölge için bir istikrar unsuru olma görevini hakkıyla yerine getiriyor. Bununla da kalmıyor, Doğu;nun Batı;yı, Batı;nın da Doğu;ya daha iyi anlayabilmesi, kavrayabilmesi yolunda bir köprü vazifesi görüyor. Aynı şekil de Kuzeyin Güneye, Güneyin Kuzeye...”

    BÖLGEDE OYNADIĞIMIZ ROL, BİR AĞIRLIK KAPMA SEVDASINA DEĞİL

    Türkiye;nin olduğu kadar, Avrupa;nın, hatta Amerika Birleşik Devletleri;nin huzur, güvenlik ve istikrarının, bölgesel huzur, güven ve istikrardan geçtiğine inandıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bölgede oynadığımız rol, bir ağırlık kapma sevdasına değil, küresel barışa hizmet etme hedefine dönüktür” dedi.

    Küresel istikrar için yoğun çaba harcarken, Türkiye;nin huzur ve istikrarı için de devrim niteliğinde reformları kararlılıkla gerçekleştirdiklerini kaydeden Erdoğan, 7 yılda başta demokratikleşme ve insan hakları olmak üzere her alanda çok köklü reformlar yaptıklarını ifade etti.

    AK İLE KARA HUKUK YOLUYLA ORTAYA ÇIKACAKTIR

    Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
    “Altını çizerek ifade ediyorum, eğer, çetelerle, mafyayla, hukuk dışı örgütlenmelerle mücadeleyi erteleseydik, ya da bu mücadeleyi hiç yapmasaydık, ne ekonomide, ne iç ve dış politikada, ne de demokratikleşmede bugün ulaştığımız seviyeye asla ulaşamazdık.

    Sadece bizim iktidarımız döneminde şahit olduğumuz provokasyonlar bile, hukuk dışı örgütlenmelerin değişimin önünde nasıl bir engel teşkil ettiğini çok net olarak ortaya koymuştur.

    Eğer sorunlar zamana yayılmışsa, eğer sorunlar kör düğüm olmuşsa, bundan beslenen, bundan nemalanan, bunu istismar ederek kendisine ikbal sağlayan çevreler de oluşuyor.

    Dolayısıyla, siz her hangi bir sorunu çözmeye yeltendiğiniz anda bu çevreler, yani çeteler, mafyatik örgütlenmeler çeşitli taktiklerle ve tehditlerle karşınıza çıkıyor. Biz 7 yılda bunların tamamını yaşadık. Hala da yaşıyoruz.
    Türkiye;deki hukuk dışı örgütlenmeye ilişkin konu, şu anda yargı aşamasındadır. Benim bu konunun ayrıntılarına girmem zaten doğru olmaz. Ancak, ortaya çıkan iddianameler, iddialar, kirli ilişkiler, kirli senaryolar, çirkin planlar, Türkiye;nin geçmişte ne büyük bir tehdit altında olduğunu ortaya koymaya yetecek kadar malzemeyi gün yüzüne çıkarmıştır.

    Şunu da ifade etmek durumundayım, hukukun temel ilkesidir: Hiç kimse, aksi ispatlanıncaya kadar suçlu sayılamaz. Buna da saygı duyuyoruz ve herkesin de buna saygı duyması gerekir.
    Soruşturma kapsamında tutuklu bulunanların hiç biri tabii ki suçlu kabul edilemez. Böyle büyük ve kapsamlı bir davanın sonuçlanması elbette vakit alacaktır. Biz, Hükümet olarak, demokratik çerçeve içerisinde hukuka yardımcı oluyor ve görevini en iyi şekilde yapmasını sağlayacak zemini hazırlıyoruz. Gerisi hukukun, yargının işidir ve inanıyorum ki ak ile kara hukuk yoluyla ortaya çıkacaktır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı