Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan: AB, artık beklentimizi karşılamalı

    Ankara
    25.04.2004 - 13:39 | Son Güncelleme: 25.04.2004 - 13:39

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta yapılan referandumdan sonra Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin beklentilerini karşılaması gerektiğini söyledi.

    BAŞBAKAN ERDOĞAN: YENİ BİR REFERANDUMA GİDİLEBİLECEĞİNE İNANMIYORUM

    Başbakan Erdoğan, Kıbrıs'ta yeni bir referanduma gidilebileceğine inanmadığını söyledi. Erdoğan, Atina'da yayımlanan Elefterotipiya gazetesine, ''Referandum sonuçları, Kıbrıs'ta sorunun çözülmesi yönündeki çabalar ve Türk-Yunan ilişkileri'' konulu demeç verdi.
    ''Annan planının Kıbrıs'ta soruna çözüm getirilmesi için son şans anlamı taşıyıp-taşımadığı ve BM'nin bundan sonraki girişiminin ne olacağına'' ilişkin soru üzerine Erdoğan, ''Türkiye, Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde çözülebileceğine daima inandı. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu plan, gerek Rum gerekse Türk tarafını tam olarak tatmin etmiyor, ancak Genel Sekreter'in de ifade ettiği gibi, 'kaçınılmaz uzlaşma' anlamı taşıdığı gibi, iki tarafın isteklerinin dengelenmesi için çaba içeren unsurlardan oluşuyor'' diye konuştu.
    Erdoğan, ''Uluslararası toplumun da ekseriyetle buna inandığını'' vurguladı ve ''Uzun zaman için yeni bir girişimde bulunulacağına inanmak zor. Genel Sekreter, referandumlardan 'hayır' çıkması halinde planın 'geçersiz' sayılacağını söylemişti. Bu koşullar altında yeni bir referanduma gidilebileceğine inanmıyorum'' dedi.
    Erdoğan, ''Kıbrıs Rum Kesimi'nin 1 Mayıs'ta AB'ye girmesive bunun adada çözüm çabalarını ne yönde etkileyebileceğine'' ilişkin olarak, ''Rum Kesimi'nin, tatmin edici bir anlaşmaya varılmadan, 'Kıbrıs' adı altında tek taraflı olarak AB'ye girmesinin, Kıbrıs'ta kabul edilebilir bir çözüm bulunması çabalarına yardımcı olmayacağını, uluslararası toplum ve özellikle AB'ye her fırsatta vurguladık'' diye konuştu. Erdoğan, ''Öte yandan unutmayalım ki, Rum kesiminin tek taraflı adaylığı 1959 ile 1960 anlaşmalarını çiğnemektedir. Bu anlaşmalara Yunanistan da imzasını koymuştur'' dedi.
    Kıbrıs sorununun çözülememiş olması ve bunun Türkiye'nin AB sürecine etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Kıbrıs sorunuyla Türkiye'nin AB sürecinin temelde birbiriyle bağlantısız konular olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Öte yandan, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm bizim arzumuzdur. Bunun içindir ki, Türkiye sene başında müzakerelerin yeniden başlaması için girişimde bulundu'' dedi.
    TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ
    Erdoğan, Yunanistan'ın Türkiye'nin AB sürecine ilişkin tutumuna ilişkin soru üzerine de ''Türkiye'nin, aralık ayında Yunanistan'dan kesin bir evet demesini beklediğini'' söyledi. Erdoğan, ''Yunanistan ile Türkiye, AB çerçevesinde sıkı işbirliğindedirler. Yunanistan çeşitli vesilelerle Türkiye'nin AB sürecini desteklediğini resmi olarak açıklamıştır. Sayın Karamanlis de 21 Nisan'da Saraybosna'da görüşmemizde bunu bir kez daha tekrar etti'' diye konuştu. (AA) 

    Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısında Kıbrıs'ta dün yapılan referandum ve Kıbrıs konusu üzerinde durdu.

    Erdoğan, AB ile müzakerelerin doğrudan şartı olmayan bu önemli konuda Türk tarafı olarak atılan pozitif adımların Türkiye hanesine yeni artı puanlar yazdırmasını beklediklerini vurgulayarak, AB'nin sahip olduğu öz değerler açısından Türkiye'nin son dönemde ortaya koyduğu yaklaşımın, daha önceki dönemlerle farkını netleştirmenin bir şart ve yükümlülük haline geldiğini söyledi.

     

    Bu beklentilerin AB zemininde hak ettiği karşılığı bulacağına inançlarının tam olduğunu dile getiren Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinde emeği geçen Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Dışişleri bürokratları, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve KKTC Dışişleri yetkililerine teşekkür etti.

      

    DENKTAŞ'A DOLAYLI ELEŞTİRİ

     

    New York sürecinin başlamasında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın da katkısı olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

      

    ''Fakat bir gerçeği söylemeden de edemeyeceğim. Lütfen bu yanlış anlaşılmasın, hiçbir zaman kişisel bazı sıkıntıların kaynağı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olmamıştır. Bunu böyle gösterme gayreti içinde olanlar olmuştur. Biz hiçbir zaman karalama kampanyası içine girmedik. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve temsil ettiği Türkiye, çok büyük bir devlettir de onun için. Böyle bir şeye de zaten giremezdik. Böyle bir şeye de gerek yoktu. Fakat zaman zaman görüyorum ki, bazı böyle haddi tecavüz eden ifadeler kullanılıyor. Bunlar çok çirkin, bunlar yakışıksız.

     

    DİPLOMASİNİN SON 50 YILDAKİ EN BÜYÜK BAŞARISI

     

    Zaman, Türkiye Cumhuriyeti'nin 58. ve 59. hükümetlerinin bu konularda ne kadar isabetli, ne kadar olumlu adımlar attığını gösterecektir.

     

    Tarihe artık bir kayıt olarak da düşülmüştür.

     

    Öyle zannediyorum ki çok partili dönemi kapsayan son 50 yılda özellikle Türkiye'nin diplomaside yaşadığı en başarılı olay olarak bunu gösterecektir.

     

    SÜREÇ DEVAM EDİYOR

     

    Peki bu süreç bitti mi? Netice alındı mı? Hayır. Bu süreç devam ediyor.

     

    Biz şu ana kadar nasıl Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olduysak, bundan sonra dayanında olacağız. Yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.''

       

    MHP VE ÜLKÜCÜLERE DOLAYLI ELEŞTİRİ

     

    Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda gösterdikleri yaklaşımı benimsemeyen, böyle demokratik bir süreçte centilmenlik dışı davranışlar sergileyen çevrelerin referandum sonucundan gerekli dersi almış olmalarını ümit ettiğini kaydetti.

      

    Erdoğan, MHP ve ülkücüleri ima ederek, toplumsal iradeye ipotek koymanın, ''ya sev, ya terk et'' mantığı ile ülkesinde yaşayan insanları değerlendirmenin, hiçbir zaman insani bir yaklaşım olmadığını vurguladı.

     

    Erdoğan, ''Hiç kimseyi vatanından, sevmek veya terk etmek ikilemiyle karşı karşıya bırakamazsınız'' dedi.

      

    ''HAMASİ SÖYLEMLERİN ARKASINA GİZLENME KURNAZLIĞI''

     

    Erdoğan, demokrasiye tahammül edemeyen ve halk iradesini içine sindiremeyenlerin, maksatlarını, hamasi söylemlerin arkasına gizleme kurnazlığını bırakmaları gerektiğini ifade etti.

     

    Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının sandığa yansıttığı iradenin, özellikle yıllar yılı, çözümsüzlüğü çözüm bilen zihniyetler tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

       

    "MİLLET İRADESİ, TEMEL DEMOKRATİK DEĞERDİR"

       

    ''Hiçbir millet, ülkesini de milletini de ucuza kaptırmanın alçaklığını yaşamaz. Bu böyle biline'' diyen Erdoğan, kimsenin bu noktada kendisini milletin üstünde kabul etmemesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:

      

    ''Bir taraftan, 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyeceğiz, ondan sonra da 'hayır bu böyle değil, şöyledir' diyeceksiniz, olmaz. Biz o iradeyi dikkate alıyoruz, milletin iradesini demokrasinin tartışılması mümkün olmayan temel değeri olarak görüyoruz.

     

    "RUMLAR BİR FIRSATI KAÇIRDI"

     

    İşte bu anlayışımızdır ki Türkiye'yi ve KKTC'yi, uluslararası camia nezdinde, pozitif taraf haline getirmiştir. Ben referandum ile birlikte açılan yeni sayfanın olumlu sonuçlar getireceğine inanıyorum. Bir şeyin altını da çizmem gerekiyor. Ada'da yeni ortaya çıkan bu durum sebebiyle inanıyorum ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bir fırsatı kaçırmıştır.

     

    "TECRİT POLİTİKASI SON BULACAK"

     

    Ben yine inanıyorum ki, artık Ada'da yeni bir durum ortaya çıkmıştır. Uluslararası camia, artık bunu gerektiği şekliyle değerlendirecek ve bugüne kadar uluslararası bütün aktivitelerde, bütün insani, insan hakları açısından, hukukun üstünlüğü açısından tecrit ve dışlama politikasının uygulandığı KKTC'ye karşı bu politikalar son bulacaktır.

     

    Türkiye'nin başbakanı olarak her durumda ve her şart altında Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olacağımızı ve davalarını, davamız bileceğimizi bir kere daha ifade ediyorum.

     

    "BİRLİĞİNİZİ BOZMAYIN"

     

    Buradan, seslenerek bir şeyi daha rica ediyorum: Birliğinizi, beraberliğinizi bozmayınız. O birlik, size güç katacaktır. Bu bir referandumdu, oldu ve bitti.

    Demokratik hakkınızı ve iradenizi en güzel şekliyle ortaya koydunuz ama bundan sonra birbirimizi KKTC'de bugüne kadar nasıl olduysa, aynı sevgi içerisinde,aynı saygı içerisinde karşılayacak, sevecek ve hep birlikte KKTC için diyeceğiz. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz anlayışıyla, yaklaşımımızı sürdüreceğiz.''

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı