Gündem Haberleri

    Erdoğan: 3 Ekim'de müzakere başlayacak

    Hürriyet Haber
    09.09.2005 - 19:04 | Son Güncelleme:

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB ile müzakere sürecinin 3 Ekim'de başlayacağını, bu süreci provoke etmek isteyenlerin olabileceğini belirterek, “Türkiye'yi dış dünyaya başka bir şekilde gösterme gayreti içinde olanlar olabilir. Biz bu süreci engellemek isteyenlere prim vermiyoruz. Dayanışma içerisinde olursak, bunların hepsini aşacak güçte bir Türkiye var” dedi.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK)  toplantısının ardından basın toplantısı yaptı. Erdoğan, toplantıda, halkın, hükümetin şu ana kadar uyguladığı politikaları çok yakından izlediği, destek ve güvenini devam ettirdiğinin değerlendirildiğini söyledi.

    Toplantıda, iç ve dış gelişmelerin de ele alındığını anlatan Erdoğan, güven ve istikrar ortamının Türkiye'ye neler kazandırdığı konusunda Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın açıklamalarda bulunduğunu belirtti.

    Erdoğan, 2005-2006 eğitim-öğretim döneminin pazartesi günü başlayacağını, Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın bu alanda sağlanacak katkılar konusunda bilgi verdiğini belirterek, vatandaşlara, eğitim-öğretim alanında sağlanan desteğin devam edeceğini, kız çocuklarının okullara gönderilmesinin sağlaması noktasında atılan adımların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi. Kız çocuklarına, maddi destek konusunda ayrıcalık tanındığını, erkek çocuklara göre ilköğretim, ortaöğretim ve lisede daha fazla maddi imkan sağlandığını anlatan Erdoğan, bu yıl da kitapların ücretsiz verileceğini, hazırlık çalışmalarının bitirildiğini, öğrencilerin pazartesi günü kitaplarını hazır bulacaklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, MKYK üyelerinin, “Türkiye'nin aydınlık geleceğini gölgelemeye çalışan, milletin köküyle ilgisi olmayan marjinal kesimlerin planlarını, aklı selim, sağduyu ve kararlılıkla boşa çıkaran milletin duyarlılıklarını dile getirdiklerini” belirtti

    Erdoğan, “(En doğudan en batıya, en kuzeyden en güneye, gittiğimiz her yerde, halkımızın sağduyusunu gördük) dediler. Buradaki bütünleşme, dayanışma bizi gerçekten ayrıca mutlu etmekte ve çalışma azmimizi şüphesiz ki arttırmaktadır.

    Bildiğiniz gibi, sosyal kesimlerin koşullarının iyileştirilmesine dönük çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor ve burada bir geri adım söz konusu değil. Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakıflarımızın, Türkiye genelinde 931 şubesi var, bunlar vasıtasıyla okullar başlarken gönderilen yardım 50 Trilyon Türk lirasıdır. Gerek enflasyon, gerek büyüme hedefimiz, gerek işsizliğin azaltılması konularını görüştük ve son parametrelerin değerlendirilmesini yaptığımızda yine hedeflere doğru emin adımlarla gidiyoruz. Her geçen gün daha iyi olacak. Özellikle reel sektördeki gelişmeler geniş bir şekilde ele alındı.”

    TERÖRÜN AMACI PROPAGANDA YAPMA

    Erdoğan, ABD'de New Orleans'da Katrina kasırgasının yaşandığını hatırlatarak, İngiltere kadar bir yerin sular altında kaldığını söyledi. ABD'deki dostları ile konuştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Hiçbir yerde, televizyonlarda, bizdeki gibi orayı izleme söz konusu değil. Siz de inanıyorum ki acaba orada ne oluyor, ne gibi yayınlar var diye araştırıyor, soruyorsunuz. Burada bir hassasiyet var. Bu psikolojiyi biz de kendi ülkemizde yaşamalıyız. Şunu unutmayın ki terör örgütünün en büyük amacı, propaganda ve propagandasını yapmaktır, yaptırmaktır. Ve bunu bedava yaptırıyor. Eğer bunu, yokluğa mahkum edersek, o zaman hep beraber ülkemiz kazanacak, milletimiz kazanacaktır. Burada sizlerle dayanışma içinde olmayız ki ülkemizin aydınlık yarınlarını hep birlikte tesis edelim.”

    Başbakan Erdoğan, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Erdoğan bir gazetecinin, “Güneydoğu'ya bir seyahat yaptınız ve açıklamalarda bulundunuz ve hemen ardından belediye başkanları, bölge insanlarının demeçleri oldu. Bu gelişmeler mesajınızın ulaşmadığı yönünde bir hayal kırıklığı yarattı mı?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

    “Mesajımızın ulaşmaması diye bir şey yok. Mesajı almak istemeyenler olabilir. Bizim mesajımızı dünyanın öbür ucunda herkes duymuş. Uluslararası toplantılarda herkes bize teşekkürlerini, olumlu yaklaşımlarını ifade ediyor. Bu mesajı almak istemeyenler bir yerde de artık oyunlarının bozulduklarını görenlerdir.”

    Başbakan Erdoğan, “Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmasında bölücü terör örgütünden (silahlı milis gücü) diye bahsetti. Bunu nasıl değerlendiriyor sunuz?” sorusu üzerine, konuşma metnini istediğini ve metin geldikten sonra değerlendirme yapacağını söyledi.

    Erdoğan, son dönemdeki olaylar nedeniyle “olağanüstü hal taleplerinin” olduğu yönündeki değerlendirmelere karşılık, “Olmayan, olması düşünülemeyen her hangi bir şeyi konuşmanız yanlış. Basından bunu istiyorum. Demokratik bir ülkede siz böyle bir şeyi nasıl konuşursunuz, böyle bir şeyi nasıl gündeme getirirsiniz. Yanlışınız bu. Türkiye'de şu anda her şeyi ile dört-dörtlük yürüyen bir iktidar var ve gündeme düşürülmemesi gereken şeyleri sizlerle konuşuyoruz. Böyle bir şey söz konusu değil ve lütfen siz böyle bir şeyi konuşmayın ve gündeminize almayın” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, “Ülke huzurlu bir şekilde giderken son dönemlerde farklı olaylar yaşandığını gördük. Siz bunu nasıl değerlendiriyor sunuz?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

    “3 Ekim'de müzakere süreci başlayacak. Bu müzakere sürecini provoke etmek isteyenler olabilir. Türkiye'yi dış dünyaya başka bir şekilde gösterme gayreti içinde olanlar olabilir. Biz bu süreci engellemek isteyenlere prim vermiyoruz. Dayanışma içerisinde olursak, bunların hepsini aşacak güçte bir Türkiye var.”

    BAHÇELİ'NİN, İMZASI VAR

    Erdoğan, “3 Ekim'de müzakere süreci başlayacak, bunun hemen öncesinde 2 Ekim'de MHP (Başkent Ankara'dır) isimli miting düzenleyecek bunu nasıl değerlendiriyor sunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi:

    “Bu konuda MHP'nin düşüncelerini biliyoruz. MHP, Abdullah Öcalan'la ilgili yürütme kararının altını imzasını koymuştur. O zaman hükümetti. Sayın Bahçeli'nin o metnin altında imzası var. Bunlar açık ve net ortada. Bunu benim konuşmama gerek yok, bunlarla ilgili metni yaymama da gerek yok. Böyle bir mitingin yapılması şüphesiz ki anlamlıdır. Türkiye'de parlamento içi ve parlamento dışı siyasi partiler hepsi bir dayanışma içerisinde bu olaya partiler üstü bakalım. Şöyle veya böyle Avrupa Birliği müktesebatı altında Sayın Bahçeli'nin orada imzası var. Bunları inkar etmesi mümkün değil. Elimizde belgesi var bunların. Anayasa değişikliği konusunda gayretleri oldu. Ama hükümetten düştükten sonra AB'ye karşı gördüğünüz gibi bir olumsuz tavrın içine girdiler. Samimi olmak gerekir.”

    Erdoğan, bir başka soru üzerine, MKYK toplantısında terörle mücadele yasa tasarısının gündeme gelmediğini söyledi.

    Gelinen ortamda siyasi partilerle bir toplantı yapılıp yapılmayacağı yönünde soruyu yanıtlayan Erdoğan, ABD seyahatinden sonra böyle bir konuyu gündeme getirebileceklerini, bunun değerlendirmesini daha sonra yapacaklarını bildirdi.

    Erdoğan, TBMM'nin 1 Ekim'den önce açılmasının kendileri açısından söz konusu olmadığını da ifade etti.

    Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, “Bugün Cuma namazını kıldığınız camide olaylara tanık oldunuz, bunun bilgisi size geldi mi?” sorusuna, “Geldi ve bilerek gittim” yanıtını verdi. Erdoğan, aynı gazetecinin, “Bir mesaj mı?” yönündeki sorusu üzerine, “Ne mesajı vereceğim. (Böyle bir şey olacak) diye ben ibadethaneme niye gitmeyeyim. Olayı yerinde gördüm. Abartılacak bir şey olmadığını da yerinde gördüm. Güvenlik güçlerim kendilerine verilen talimatı aynen yerine getirdiler. Vatandaşımızın tavrını da orada gördüm. Mesele budur. Demek ki vatandaş bilinçli hareket ettiği zaman, vatandaş provokatif eylemlere prim vermediği zaman olay hemen anında çözülebiliyor” diye konuştu.

    Erdoğan, CHP'nin son olaylar nedeniyle İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun istifasını istemesi ve TBMM açıldığında Aksu hakkında gensoru vermek istemesi ile ilgili olarak da, “Bunlar eski alışkanlıklarıdır” dedi

    AYRIMCILIK YAPANLARIN ÇABALARI BEYHUDE

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”milletimizin kimi kültürel farklılıklarını kaşıyarak, mukaddes dinimizi ve camiilerimizi istismar ederek ve Türkiye'nin bölgeleri arasında ayrım propagandası yaparak topraklarımızda fitne tohumları ekmeye çalışanların yollarının çıkmaz sokak ve çabalarının beyhude olduğunu bir kez daha ifade ediyorum” dedi.

    Milletin sağduyusu ve büyük devlet olmanın tecrübesiyle sıkıntıların aşılacağını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:“Bütün vatandaşlarımızın şunu açıkça bilmesini istiyorum: Türkiye anayasal düzeniyle her zaman ifade ettiğim gibi tek devlet, tek bayrak, tek millet” prensibine dayanan üniter yapısıyla, milletimizi dünya milletleri içinde seçkin bir yere oturtan mayasıyla güven ve istikrarı bozmaya teşebbüs eden ve birlik ve beraberliğimizi zedeleyeceğini zanneden, Türkiye'nin büyümesini ve zenginleşmesini engelleyebileceği hayaline kapılan her türlü mihrakın oyununu, milletimizin engin sağduyusu başta hükümetimizi olmak üzere tüm kurumlarımızın görev bilinci ve büyük devlet olmanın tecrübesiyle boşa çıkaracak güç ve yetenektedir. Bunda herhangi bir sıkıntı söz konusu değildir.

    Altını çizerek ifade etmek istediğim ve dün de söylediğim bir gerçek var: Bütün bu gelişmeler karşısında özellikle siyasilerin bu olaylara partiler üstü bir yaklaşımı sergilemesi gerekir. Partiler üstü bir yaklaşım sergilememek suretiyle 'kalkıp ben acaba ben buradan ne kaparım” yanlışı içerisine girenler ülkemize bir şey kazandırmazlar, sadece kaybettirirler ve kendileri de kaybederler. Çünkü bugüne kadar bu yolu deneyenler hiçbir zaman kazanmamışlardır. Eğer çok iyi bildikleri bir şey varsa, o zaman katkılarını ortaya koyarlar. Sadece duruma bakıp bunun üzerinden kendilerine adeta vazife çıkartma yolunu seçenler, veyahut da geçmiş alışkanlıklara bağlı olarak bu güzergahı izleyenler kusura bakmasınlar, kaybedecek olanların saflarında olacaklardır.

    Milletimizin kimi kültürel farklılıklarını kaşıyarak, mukaddes dinimizi ve camiilerimizi istismar ederek ve Türkiye'nin bölgeleri arasında ayrım propagandası yaparak topraklarımızda fitne tohumları ekmeye çalışanların yollarının da çıkmaz sokak ve çabalarının beyhude olduğunu da bir kez daha ifade ediyorum.

    Herkes şunu bilmelidir ki, Türkiye'nin laik demokratik sosyal hukuk düzenine bu noktada, olumsuz yaklaşma gayreti içinde olanlar, aslında milletimizin et ve tırnak gibi kaynaşmış yapısının ve kahraman güvenlik güçlerimizin karşısında erimeye mahkumdurlar. Bu konuda kararlı bir hükümet işbaşındadır. Zira yakalamış olduğumuz bu parametreleri asla kaybetme niyetinde değiliz. Gerek içerde gerek dışarda yakalanan itibarımıza, kimse gölge düşürme gayreti içinde olmasın. Çünkü aldığımız bir mesafe var, geldiğimiz bir nokta var. Nereden nereye geldik, bunun değerlendirmesini akli selim ile yaparsak, yapılacak olan olumsuz yaklaşımların, ülkedeki gerek piyasa düzenimize gerek ülkemizin dış itibarına gölge düşüreceği görülecektir.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı