"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Erdoğan 2 Gökçek 2

PAZAR akşamı İstanbul’a dönen Kasımpaşaspor taraftarı bir okurumuz “Size Ankara’yı anlatmak istiyorum” diyor.

Pazar günü yapılan ve 2-2 sonuçlanan Ankaraspor-Kasımpaşaspor karşılaşmasını izlemiş. Kasımpaşaspor, 2-1 galip iken 88. dakikada yediği gol sonucu berabere İstanbul’a dönmüş. Ve bize “Ben siyaseten böyle bir futbol olayı yaşamadım” diyor. ‘Gökçek’in taraftarları’ izlenimlerini anlatmaya başlarken, önce biz soruyoruz:
- Büyükşehir’in Ankaraspor’unun kapatılmasıyla Melih Gökçek’in Ankaragücü’nün yönetimini aile olarak geçirdiğini, Kasımpaşaspor’un da, İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin desteğinde olduğu söyleniyor.
Derken, hemen araya giriyor:
- Hayır, hayır efendim... Yanlış biliniyorsunuz. Kasımpaşa’nın İstanbul Büyükşehir’le hiç alakası yoktur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin takımı Büyükşehir Belediye’dir. Kasımpaşa ise Tayyip Bey’i destekleyen bir takımdır. Gönül bağı vardır... Kadir Topbaş’in, Kasımpaşa’ya görünürde desteği vardır ama Kasımpaşa, Tayyip Bey’le özdeşmiş durumdadır. Zaten Kasımpaşa’daki stadyumun adı da, Tayyip Bey resmen açmasa da üzerinde ‘Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’ yazar.
- Yani!.. Siz, Tayyip Bey ve Melih Bey karşılaşması mu oldu diyorsunuz, pazar günü?
- Aynen... Ama benim söyleyeceğim başka bir şey.
- Nedir?
- 19 Mayıs Stadyumuna gittiğimizde, gördüğümüz manzara ilginçti... ’Gecekondu’ isimli bir taraftar kitlesi dikkatimizi çekti. Melih Gökçek’in grubundan imişler. Bunları bize Gökçek’e tepkili olan Ankaragücü taraftarları anlattı; ‘Biz onlarla bir değiliz ama Gökçek’in beslemeye/bakıma aldıkları muhtaç kişiler. Bu grubu örneğin, BJK’nın ‘Çarşı’ grubu ile karıştırmayın...Aralarında büyük farktır, Çarşı grubu gerektiğinde düşünür; Ankaradakiler ise bilinçsizdir, yönlendirmeler sonucu bağırtılır.
Gökçek’in veya çocuklarının, yarattığı taraftar kitlesinin adına bakın ‘Gecekondu’... Başkentin kalitesinin nereye geldiğini düşünün. ‘Gecekondu’ grubu, tamamen Ankara Büyükşehir’in ‘bakımı’ ve ‘koruması’ altındaymış... İstanbul’daki maçları bir düşündüm, bir de Ankara’dakileri... Arada bu kadar kalite farkı olmamalı... Ankara, İstanbul’un yanına yaklaşamaz. Anlaşılan Melih Bey, seçimlerde bakıma aldıkları seçmenlerinden sonra sporda da aynı yolu izliyor... Hayırlı olsun.

ATATÜRK VE HALK

ATATÜRK, tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancında idi.
Cumhuriyetimizin 3. Yıldönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan gelen halk ile dolmuştu. Tribünlerde geçit resmini selamlayan Atatürk’ü kadın, erkek bütün halk çılgınca alkışlıyordu. Atatürk, tribünden ayrılacağı sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti, yaverini yanından uzaklaştırdı, halkın içine girdi. Ellerini halktan iki vatandaşın omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş ilerliyordu. Halk onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı. Hayli gittikten sonra:
- Artık otomobile binseniz, dediler. Uyanır gibi oldu. Yanındakine:
- Sen belki ömründe sevmemişsindir; fakat hiç sevildin mi? dedi. Bundaki zevk hiç bir şeyde yok. Hele aşkın Türk Milleti olursa. Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın.
Taşhan’ın önüne kadar böyle, halkın kucağında geldi.
Cumhuriyetin 12. yıldönümü için birçok döviz hazırlanmıştı. “Atatürk bizim en büyüğümüzdür.”, “Atatürk bu milletin en yükseğidir”, ” Türk milleti asırlardan beri bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı” gibi döviz listesini gözden geçiren Atatürk hepsini çizdi, yalnız şunu yazdı:
”Atatürk bizden biridir.”
Atatürk der ki:
”Millet sevgisi kadar büyük bir sevgi yoktur.
İstiklal Savaşı’nda benim de milletime yaptığım bazı hizmetler olmuştur sanırım. Fakat bunlardan hiç birini kendime mal etmedim. Yapılanların hepsi milletin eseridir, dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur.
Geçmişte medeniyetler kurmuş bir soyun çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız gereken şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Yarıda bırakılmış daha bir çok büyük işlerimiz vardır. Ben arkadaşlara şunu tavsiye ederim. Şahsınız için değil, kendisinden olduğunuz millet için çalışınız.”
Falih Rıfkı ATAY- ‘Babamız Atatürk, 1955’
X