Erdemir’e pervane oldular

HİNTLİSİ, Çinlisi, Rusu ile bir sürü uluslararası para babası Erdemir’in peşinde. ÖİB’ye istek üzerine istek yağıyor: ‘Erdemir’i bize verin...’

Maliye Bakanı Unakıtan’ın yanıtı Hoca Nasreddin’lik: ‘En çok parayı veren düdüğü çalar!..’ Erdemir, kendisine iştahla bakan devletlerin han-ı yağmasına açılmış oluyor... Gelin de Fikret’i anımsamayın: Yiyin efendiler yiyin / Bu han-ı istiha sizin / Patlayınca, çatlayınca / Tıksırıncaya kadar yiyin!... İyi ama Erdemir’i han-ı yağma sofrasına koymanın mantığı ne? Zarar mı ediyor? Gelişmesi durdu mu? Devletin sırtında kambur mu? Bunun yanıtı yoktur. Erdemir Genel Müdür Yardımcısı Fadıl Demirel, Erdemir’in yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğunu söylüyor. Doğru, hammadde bakımından büyük ölçüde dışa bağlı. Erdemir yönetimi de bunu ortadan kaldırmak için almadı mı DivHan’ı?

Armutçuk’u almak isterken önüne set çekmedi mi kimi yerel güçler? Erdemir’in hammadde bakımından da ulusallaşması için önlemler alınacağına, onu yabancılara peşkeş çekmek midir ulusal politika? Erdemir’in kamu hisselerini alacak yabancı şirket, hammaddeyi Türkiye’den mi alacaktır? Sorular çoğaltılabilir. Fadıl Demirel, yeni bir Erdemir kurmak için 7 milyar dolara ihtiyaç bulunduğunu söylüyor. Bu, Erdemir’in çıplak yatırım değeridir.

NEDEN SATILIYOR

Erdemir’
in borsa değerinin 2.1 milyar dolar olduğu açıklanıyor. Bu demektir ki, 1.1 milyar doları bastıran bir yabancı çelik devi, Erdemir ile bağlantılı şirketlerinin tümünün kontrolünü eline geçirebilir. Maliye Bakanı, Erdemir’in yabancı ortak almaması halinde uluslararası pazarda öteki çelik devleriyle rekabet edemeyeceğini söylüyor. Şimdi nasıl ediyor peki? 2013 yılına yayılan yatırım programı sanal bir program mı? Erdemir gelişiyorsa, bunun 2013 yılına odaklanan berrak bir programı varsa, Avrupa’da ilk 10’a girmeyi hedeflemişse, kár ediyorsa, katma değeri yüksek ürünlere yönelmişse, Savunma Sanayi için zırhlı levha üretimi için yatırım yapabiliyorsa... Neden satıyorsunuz o zaman Erdemir’i? Bunun iki nedeni vardır: Ya hükümet sıcak paraya sıkışmıştır, ya da dış baskı vardır. Bunlar doğru değilse, o zaman satış için elde hiçbir gerekçe kalmaz. Doğruysa, bunlara, ulusal açıdan, ‘gerekçe’ denilebilir mi?..

Sina ÇILADIR-KDZ.EREĞLİ

Emir Abdülkadir Osmanlı sadıkıydı

5.2.2005 günkü köşenizde Bursa’dan Dr. Sedat Aksın’dan gelen bir mektup okudum. Okuyucunun yazısı, Cezayir Kahramanı Emir Abdülkadir hakkında tarihi gerçeklere tamamen aykırı olup, kendisine büyük haksızlık yapmaktadır. Bu yazının kaynağını bilmemekte isem de, bazı eski Fransız kaynakları, tipik Fransız şovenlik ve gayretkeşliği içinde Emir Abdülkadir’in 1830 Cezayir işgalinde Fransızlarla işbirliği yaptığıni ileri sürmüştür. Bu ancak bir sömürgeci komplo teorisi olabilir. Cezayir’in, Fransızlar tarafından işgalinden sonra (1830) bütün Cezayir kabilelerinin kumandanı olarak babası Muhittin El Hasan direnişi başlattı; Abdülkadir bu birliklerde kahramanca savaştı. Babası 1832’de kumandayı kendisine devretti ve Abdülkadir Oran da sultan ilan edildi. Fransız işgaline direniş 17 yıl boyunca sürdü. Abdülkadir, Cezayir’in büyük bir kısmına Fransızları sokmayarak kurduğu bağımsız devlette Cezayir halkını Fransız işgalinden uzak tuttu. Ancak Fas Kralı, Fransızlar tarafından kontrol altına alınınca, Abdülkadir büyük bir lojistik destekten mahrum kaldı ve 1847’de nihayet üstün Fransız kuvvetlerine teslim olmak zorunda kaldı. Teslim koşulu olarak kendisinin Osmanlı topraklarına gönderilmesini istedi; ancak Fransızlar onu 1852’ye kadar Fransa’da tutuklu olarak alıkoydular. Aynı yıl Osmanlı İmparatorluğu’na geldi ve Bursa’ya yerleştirildi. 1855 büyük Bursa depreminde anlaşılan büyük zarar gördü ve Şam’a gitti. 1883’te ölümüne kadar orada yaşadı.

Suriye’deki Cezayirli sürgünlerin yardımıyla, Lübnan’da 1860 Dürzi İsyanı’nda (ki başlıca nedeni Dürzi-Maruni çatışması idi) Fransız Konsolosunu ve 1500 kadar Hıristiyan Arap’ı kurtardı. Bunun üzerine Fransa hükümeti kendisine Legion d’Honneur nişanı verdi. Ayrıca Fransa kendisine bir emekli maaşı da bağladı. (bk. Islam Ans. Cilt 1, M.E.B., Ana Brittanica, cilt 1). Okuyucunun ileri sürdüğü gibi Emir Abdülkadir hiçbir zaman ve hiçbir şekilde Fransızlarla işbirliği yapmadı; aksine onlarla durmadan savaştı.

Fransızlar, Emir’i Ortadoğu’da Osmanlılar’dan ayrı bir devlet kurmaya teşvik ettilerse de, kendisi bunlara kapılmadı ve Osmanlılara sadık kaldı.

Emir Abdülkadir, Cezayir halkının en büyük kahramanı olup 1950’lerdeki Cezayir Kurtuluş Hareketi’nde mücahitlere büyük bir esin ve heyecan kaynağı olmuştur.

Bu nedenle Bursa’da Emir Abdülkadir’in oturduğu sokağa onun isminin verilmesini pek yerinde buluyorum.

Zühtü YÜCELİK- Urla-İZMİR

(Not: Emir Abdülkadir’in Bursa’daki bir sokağa adının verilmesi konusunda ilk girişimler Ecevit hükümetinin Kültür Bakanı İstemihan Talay döneminde atıldı. Bursa’dan Cezayir’e ihracat yapan 30-40 dolayında işadamı bulunduğundan dostluk ilişkilerinin gelişmesi Cezayir Cumhurbaşkanı’nın Türkiye ziyareti sırasında da da gündeme geldi ve yaşadığı sokağa ismi törenle verildi.)

Balmumcu Kavşağı’nın bedeli

BALMUMCU kavşak inşaatının yarattığı sıkıntıya, yaşayacağımız rahatlığı hayal ederek katlandık. İnşaat bitti, kavşak trafiğe açıldı. Ama otoyoldan çıkan ya da Büyükdere Caddesi’nden gelen araçlar Beşiktaş’a gidemiyor. Yıldız Posta Caddesi’nden gelen Zincirlikuyu’ya ya da Ulus’a dönemiyor, Boğaziçi Köprüsü’ne de giremiyor. Oysa kavşak bu sorunların giderilmesi için yapılmıştı. Bir hafta sonra yapılan hatalar fark ediliyor ve hemen beton bloklarla olması gereken kavşak fonksiyonlarının yarısı iptal ediliyor. Yapım için harcanmış trilyonlar, kısmi fonksiyon iptali için harcananlar... Eskisinden daha kötü duruma getirilmiş bir kavşağın, devam eden ve telafisi yokmuş gibi görünen zararları... Mühendislik bu, ‘ben yaptım oldu’yla olmuyor.

H.Süha ALPER İnşaat Yüksek Mühendisi

Muzcuların sitemi

ANAMUR ve Alanya’daki muz üreticileri diyor ki: Altında KDV sıfırlandı; darısı tarım ürünlerinin başına. 31.7.2004’te Resmi Gazete’de yayınlanan kanun değişikliği ile külçe altın, külçe gümüş, kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia) döviz, para, damga pulu, değerli káğıtlar, hisse senedi, tahvil ile metal, plastik, lastik, kauçuk, káğıt, cam hurda ve atıkları (hurda metalden elde edilen külçeler dahil) teslimine KDV muafiyeti getirildi. Tüketimi özendiren ve teşvik edilen bu uygulamanın asıl desteklenmesi gereken tarımsal üretime yapılması dileğiyle. www.muz.gen.tr

GÜNÜN SÖZÜ

‘Ben olsam İstanbul’a kocaman bir Deli İbrahim heykeli dikerim. O da bir Osmanlı büyüğüdür.’

(Engin Ardıç)

MESAJ PANOSU

EMİNÖNÜ, Üsküdar
ve Kadıköy vapur iskelelerinin karşısında bulunan büfelerde 75 kuruşa sosisli, 50 kuruşa hamburger satılıyor. Bu büfelerden birini işletmeye kalksanız milyarları gözden çıkarmanız gerek. Milyarlık büfelerde üç kuruşa satılan bu ürünleri denetleyen bir kurum var mı? Remzi DİNÇ

BEŞİKTAŞ-Üsküdar motorlarının sayısı artırılmalı. Motorlar, tıka basa dolmadan kalkmıyor. Bütün motorlar azami yolcu sayısının üstünde yolcu alıyorlar ve hiçbir motorda yolcu sayısına eşit can yeleği yok. Kamil ŞEKER

ÇANKAYA Birlik Mahallesi’ndeki evime 15 gün önce hırsız girdi. Ben de bundan sonrası için önlemlerimi aldım. Demir kapı yaptırdım, alarm taktırdım vs. Son günlerde bütün her yerde artan hırsızlık olaylarına karşı acaba yetkililer nasıl önlem alıyor. 1 Nisan’da yürürlüğe girecek yasayla hırsızların hakları genişletilecek mi, önlenecek mi bunu anlamak çok zor.

Fikret KOÇER ANKARA

İZMİR
Dikili trafiğine bağlı trafik polislerinin, su almak için şehirlerarası çalışan otobüsleri durdurması pek hoş olmasa gerek. Duyururum.

Mehmet KUNTAY İZMİR
Yazarın Tüm Yazıları