"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Erdal Sağlam: Siyasetçi bürokrasiye sahip çıkmalı


Erdal SAĞLAM

BAŞBAKAN Bülent Ecevit, son sıralarda sık sık, bürokrasinin imza atmaktan kaçındığını söylüyor. Bu nedenle, bir de yasa çıkarılıyor.

Ancak bürokrasinin asıl sorunu, 'siyasetçi tarafından yalnız bırakılma' sorunu.

Politikacılar, sıkıştıkları zaman, topu birbirlerine atmaya bayılırlar. Üçlü bir koalisyon olunca, zaman zaman yapıyorlar ama, çoğunlukla topu birbirlerine de atamıyorlar. O zaman da top bürokratların kucağında kalıyor.

Hatırlayın... Geçen yıl başında uygulamaya konan ekonomik program, acı önlemler içerdiği için siyasiler tarafından sahiplenilmedi. Birara programdan iyi sonuçlar alınmaya başlanınca, bazı bakanlar ve liderler bu programa sahip çıkma girişimlerinde bulundular. Ama daha sonra işler bozulduğunda, ortada politikacı kalmadı. Zaten ekonomiden sorumlu bakanın da, sadece adı vardı...

Sonuç olarak politikacılar iki bürokratı 'günah keçisi' yaptılar. Bundan önce de yıllarca görev yapmış, namusundan kimsenin şüphesi olamayacağı, Yener Dinçmen gibi bürokratlara bile, ayrılınca soruşturma açmaktan kaçınmadılar.

Daha sonra Devlet Bakanlığı'na Kemal Derviş geldi. Derviş'in teknisyen yönü ağırlıklıydı. Derviş, uluslar arası kimliğini ve saygınlığını kullanıp IMF'den yüklü parayı koparınca iyiydi ama bu paranın gerektirdiği önlemleri almaya gelince politikacılar yine yan çizmeye başladılar. İmzayı atıp tersine demeçler verdiler.

Son örnek olay, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akışık'ın başına gelen olaydı. Akışık, Emlakbank çalışanlarını, ileriye dönük sorularını yanıtlamak için topladı ama sonunda dayak yedi. Akışık, olayı abartmak istemedi ama morali çok bozuldu. Akışık ve onunla birlikte, birlerce dolarlık maaşları bırakıp Ankara'ya, 'kamu bankalarının yeniden yapılandırılması' gibi radikal değişimi yapmaya gelen bankacılar oldu. Şimdi Akışık ve ekibinin morali çok bozuk. Çünkü siyasiler tarafından sahiplenilmediklerini açıkca görüyorlar.

Bunun da ötesinde, kamu bankalarının rehabilitasyonu için siyasilerin verdiği mandate'in geri alınıp alınmadığını tartışıyorlar. Halbuki kamu bankalarına ilişkin alınan karar, siyasi bir karar. Bu kararın da içinde bulunduğu birçok radikal önleme liderler imza attı. Ama şimdi ortalıkta yoklar. Bunun yerine, Başbakanın ve yardımcılarının hep birlikte çıkıp, 'Bu insanlar, aldığımız siyasi bir kararı uygulamaya çalışıyorlar. Yapılan çirkindir' demeleri lazımdı. Ama demediler.

Gazi Erçel'in dövize dönme dosyasının yanısıra Başbakanlık Teftiş Kurulu, kriz döneminde bazı bankalara ayrıcalık sağlanıp sağlanmadığını saptamak için de soruşturma açtı. O soruşturma da bitti ama kimseden ses yok. Başbakanın ya da yardımcılarının, talimat verip Teftiş Kurulu'na yaptırdıkları bu soruşturma sonucunda, Merkez Bankası'ndan yapılan satışlarda hiçbir ayrıcalık, usulsüzlük olmadığının tesbit edildiğini açıklamaları, gerekmiyor muydu?Soruşturmayı onlar açtırmadı mı? Bir şey çıksa, çıkıp onlar açıklamayacaklar mıydı?

Bu bürokratlar devletin bürokratı. Devleti yöneten Hükümetten talimat alarak iş yapıyorlar. Talimatlarını yerine getirdikleri siyasetçiler ise ortada yok.

Onun yerine, ekonomiyi düzeltmek için gerekenleri önerdiklerinde, hem Bakan Derviş hem de bürokratlar kötü oluveriyorlar. Bu politikacılar, ülke menfaati yerine kendi politik geleceklerini hazırlamaya çalışan, bu nedenle popülist harcamalara imkan verecek cinfikir kaynakları bulan, kendi işleri olmadığı halde düzenleme yapmaya kalkıp eline yüzüne bulaştıran bürokratları seviyorlar.

Böyle Hükümet olunur mu?

X