"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Erdal Sağlam: Piyasalar 15 Ekim'e kilitlendi

Erdal SAĞLAM

PİYASALARDA oluşan tedirginlik bir türlü giderilemiyor. Cottarelli'nin iyimser mesajları, Türk Telekom özelleştirilmesinin hızlandırılması için verilen kararlılık mesajları, İhale Komisyonu Başkanlığı'na Uğur Bayar'ın getirilmesi, piyasalarda yeniden kazanılmaya çalışılan güven için yeterli olamadı.

Bankacılara, ‘‘piyasaların sinirliliğinin, hálá neden giderilemediğini’’ sorduğumuzda değişik yanıtlar aldık. Ancak hemen herkesin üzerinde durduğu, siyasi ve ekonomik programa ilişkin sorunlar var.

Bunlardan biri; iç ve dış piyasalarda dile getirilen, ‘‘FP'nin kapatılıp, yeni seçim gerektirecek kadar çok sayıdaki milletvekiline siyaset yasağı getirileceği’’ne ilişkin söylenti. Ankara'da ise bu yönde bir beklenti hemen hemen hiç yok. Parti için kapatılma kararı alınsa bile, milletvekilliği düşürülecek kişi sayısının çok az olacağı söyleniyor. Bu dönemde politik istikrarsızlığı hemen kimse istemiyor.

Bu endişelerin Londra'da yapılan toplantıda da dile getirildiğini kaydeden bir bankacı, yanı sıra, Moody's'ın gelişinin ertelenmesinin tedirginlikte önemli rol oynadığını söyledi.

Hazine yetkilileri, yemin billah edip, Moody's'in gelişinin ertelenmesinin tek sebebinin Türkiye uzmanının başka kuruluşa geçişi olduğunu kaydediyorlar.

Piyasalardaki tedirginlikte en önemli rol oynayan somut unsurlar ise, 2001 yılı bütçesine ve Telekom özelleştirilmesine ilişkin endişeler.

Piyasalar, hükümetin 2001 yılı bütçesini Meclis'e vereceği 15 Ekim tarihine kilitlenmiş durumda.

Bütçe konusunda hükümetten gelen mesajlar, kafaların karışmasına yol açıyor. Daha dün Maliye Bakanı Sümer Oral, ‘‘üç yıllık programın her yılının hedeflerine uygun bütçe yapılacağını’’ açıkladı.

Oral'ın bu demeci çok olumlu ama hemen ardından söylediği, ‘‘Deprem vergisi gelecek yıl olmayacak ama deprem harcaması da olmayacak’’ sözleri, bankacıların kafasını karıştırdı.

Bankacılar, kurumlar ve gelir vergisi üzerindeki ek verginin artık alınmayacağının anlaşıldığını ancak ‘‘deprem vergisi’’nden neyin kastedildiğini bir türlü anlayamadıklarını söylüyorlar.

‘‘Eğer özel işlem vergisi, iletişim vergisi gibi geçen yıl getirilen ek vergiler, deprem vergisi olarak nitelendiriliyorsa ve bunlar alınmayacaksa, o zaman 2001 yılı bütçesi, nasıl programa uyacak’’ diye soruyorlar.

OTO VERGİSİ

Herkes artık iyi biliyor ki; 2001 yılı bütçesinin programa uygun olabilmesi için, gelecek yılın bütçesinde yine faiz dışı fazlanın milli gelire oranının yüzde 5 civarında oluşması gerekiyor. Bu oran, hem enflasyonun düşürülmesi hem de büyüyen cari işlemler açığının finansmanı için şart hale gelen bir oran.

Eğer bu oranın gerçekleştirilmesi hedeflenecekse, o zaman geçen yıl konulan ek vergilerin korunması, hatta bunun üzerine yeni vergilerin gelmesi kaçınılmaz.

İşte bu nedenle piyasalar, 15 Ekim'de Meclis'e sunulacak bütçeyi görmek istiyorlar. Aslında bankacılardan aldığımız izlenime göre, bu bütçeyi görmeleri de yetmeyecek. Bu bütçe ile birlikte, yazılı rakamların gerçekleşebilmesi için gereken ek önlemlerin Meclis'e sunulup sunulmayacağına bakacaklar.

Türk Telekom'da daha olumlu gidiş görüyorlar ama yine de somut adımları görmek istiyorlar.

Kısacası; önümüzdeki dönem, yükün büyüğü Maliye Bakanlığı'na düşüyor.

Bu arada, Maliye Bakanı'nın ‘‘Sevk ettik’’ dediği, otomobil vergilerini artıran kararname de unutulmuş gözüküyor. Mini pakette yer alan harç artırımının yılbaşına bırakıldığını biliyoruz. Mini değil artık ‘‘miniminnacık’’ hale gelen paketin içinde yer alan kararname bile, henüz çıkartılmış değil.

Bu kararname, hangi eller devreye girdiyse bilinmez, bir yerlerde takıldı kaldı. Neden acaba?...

X