"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Erdal Sağlam: Kredilere garanti sözü

Erdal SAĞLAM

6 Aralık'ta ekonomiyle ilgili çok önemli açıklamalar yapıldı. Adı üstünde, uygulanan program ‘‘güçlendirilmiş program’’ halini aldı. Dolayısıyla, güçlendirilmesi için radikal önlemler açıklandı.

Çarşamba günü onca şey açıklandı ama açıklama yapıldığından bu yana sadece, ‘‘kredilere garanti’’ işi tartışılıyor. Mali sektörde hemen herkes birbirine bu garantinin nasıl uygulanacağını, sorarken, kimisi bu garanti için yeni bir yasa gerektiğini, kimisi bu uygulamanın sadece fon kapsamındaki bankalar için geçerli olduğunu, kimisi yeni bir yasa ile düzenleme yapıldığı takdirde bunun uluslar arası piyasadaki etkisinin olumlu değil tam tersine olumsuz olacağını söylüyor.

Biz de dün sabah, oluşan bu kargaşayı yetkililere sorduk.

Öğrendiğimiz şu ki; bu garanti için yeni bir yasal düzenlemeye gidilmeyecek. Bu garantinin ‘‘Hükümetin bir sözü’’ ya da ‘‘Tüm dünyaya yapılmış bir politika açıklaması’’ olarak algılanması gerektiğini söylüyorlar. Bankacılık sektörüne karşı bir güvensizlik oluştuğunu, yabancı bankaların Türk bankalarına borç vermeye yanaşmadığını hatırlatan yetkililer, bu nedenle böyle bir açıklamaya gerek duyulduğunu, bunun ötesinde bir yasal düzenleme gerekmediğini söylüyorlar.

KAPATMIYOR, ALIYORUZ

Aslında kısaca söylemek istedikleri şu: ‘‘Biz, zora düşen bankaları kapatmıyoruz, Fon kapsamına alıyoruz. Verdiğiniz krediler zaten normalde bankalardan geri dönüyor. Kredi verdiğiniz banka zora düştüğü takdirde ise bu bankayı Fona alacağımız için, bu kez devlet garantisine girmiş oluyor ve otomatik olarak yükümlülükleri karşılanıyor. Bu nedenle kaygı duymayın, kredi verin. Biz Hazine ve Merkez bankası ile gerek duyduğunda Fona kaynak vermeye devam edeceğiz’’

‘‘Biz banka kapatmıyoruz fona alıyoruz’’ diye açık açık söyleyemedikleri için böyle oluyor...

Bu güvencenin, devletin yabancı bankalara verdiği söz olarak algılanmasını istiyorlar.

Ancak güvence, bu şekliyle anlatılamadığı için kafalar karıştı. Bu nedenle,mali kesim oyuncuları, özellikle de yabancı bankacılar sürekli olarak, ‘‘Bu güvencenin nasıl verileceğini’’ soruyorlar.

Bu güvencenin açıklığa kavuşturulması gerekiyordu ama dün bu yapılamadı. Bu arada dün öğleden sonra çıkan başka bir söylenti de 'IMF bunu istiyor. Genel bir güvence olarak açıklamaya kondu, şimdi IMF bir düzenleme yaptırarak bunu ek niyet mektubuna koydurmak istiyor' idi. Dün ek niyet mektubuyla ilgili detay çalışmalar yapılıyordu. Bu toplantıların ardından, bir açıklama yapılacak mı bilmiyoruz ama şimdilik bu kredi güvencesinin hikayesi böyle.

NET İÇVARLIK

Bu arada mevduata güvence konusu da, kredi garantisi kadar olmasa da, tartışma konusu oldu. Üst Kurulla yaptığımız görüşmelerden aldığımız izlenim şu: ‘‘Şu anda 100 milyar liraya kadar olan mevduat devlet güvencesinde. Bu yeterli bir miktar. Yılbaşında bu miktar 50 milyar liraya iniyor. Eğer gerek görürsek, bir değerlendirme yaparak mevcut 100 milyar liralık güvencenin bir süre daha devam etmesi için karar alabiriz. Bu Kurulun yetkisinde, heran yapılabilecek bir düzenleme.’’

Güvence meselesinde son durum bu. Bizce gerekli açıklamalar detayıyla yapılıp, bu konunun artık gündemden çıkarılması, dolayısıyla radikal önlemlerin etkisini azaltması önlenmeli.

Bu arada Net içvarlıklar hedefinin aşılması da tartışma konusu oluyor. Kriz sırasında sabitlenen hedef, geçtiğimiz Pazartesi günü Demirbank'ın açığa düşmesi nedeniyle, kağıt alındığı için Merkez Bankası tarafından aşıldı.

Pazartesi aşılan bu limit son günlerde aşama aşama geri çekiliyor.

Bu arada IMF'le netiçvarlık hedefi de yeniden tartışma konusu. Bu konuda önümüzdeki günlerde yeni bir açıklama ve limit saptanabilir.

Bu hedefin aşılması, yine bazı bankacılar tarafından yoğun olarak eleştiriliyor,. Özellikle de Merkez Bankası, bu hedefi aştığını açıklamadığı için topa tutuluyor.

Merkez Bankası ise ‘‘yangın söndürme’’ operasyonu içinde bu işlemin yapıldığını, bunun IMF'e sorularak yapıldığını, zaten analitik bilanço okuyabilenlerin bunu açıkca görebildiğini söylüyorlar. Biraz de 'insafsızlık' derecesine vardığını düşündükleri için, bu eleştirilerden üzüntü duyuyorlar.

X