Gündem Haberleri

    Erdal İnönü'den kira savunması

    Hürriyet Haber
    05.11.2001 - 14:28 | Son Güncelleme:

    Erdal İnönü, Anadoluhisarı'ndaki yalı etrafında kurdukları vakfın tüm gelirinin Bebek Tanova Sitesi'nde bulunan dairenin kirasından ibaret olduğunu belirterek, ''Kira gelirinin hiç kimsenin cebinde kaybolmasına olanak yoktur, tümü vakıf için kullanılmaktadır'' dedi.

    Prof. Dr. İnönü, söz konusu yalı ve vakfa ilişkin iddialarla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, 1970'li yılların başında ODTÜ'den ayrılıp, Boğaziçi Üniversitesi'ne geçmeye karar verdiğinde, Anadoluhisarı'nda karşısına çıkan ''ikinci sınıf tarihi eser'' niteliğindeki eski yalıyı, Ankara'daki evi ile İstanbul'daki 2 kooperatif dairesinin satışından elde ettiği parayla satın aldığını belirtti.

    ''Nasıl olsa eşimden önce öleceğimi tahmin ettiğim için, yalıyı tapuda eşimin mülkü olarak kaydettirmiştim'' diyen Prof. Dr. İnönü, satın aldıktan 20 yıl sonra bu eski binanın, eşinin çabalarıyla çeşitli amaçlar için kullanılabilecek ''sanatsal bir yapı'' haline geldiğini ifade etti.

    Vefatlarından sonra ''tahrip olmadan işe yaramaya devam etmesi'' için yalı etrafında bir vakıf kurmaya karar verdiklerini kaydeden Prof. Dr. İnönü, şöyle devam etti:

    ''Kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaçları, 'Komodor Remzi Bey Yalısı' diye bilinen tarihi yapının varlığını sürdürmesini sağlamak, ailenin öünden sonra bir bölümünü Sevinç ve Erdal İnönü Müzesi haline getirmek, yalıda bilimsel toplantılar düzenlemek, genel olarak araştırma yaşamını olanaklar ölçüsünde desteklemektir.

    Umutla tanımlanmış bu amaçlara karşın vakfın şimdiki tüm geliri, Bebek'te Tanova Sitesi'nde bulunan bir dairenin kirasından ibarettir. Vakfın hesapları ve bilançosu her yıl sonunda Vakıflar Müdürlüğü'ne gösterilmektedir. Şimdiye kadar yalının bakımıyla üç toplantı giderlerini karşılamış olan kira gelirinin hiç kimsenin cebinde kaybolmasına olanak yoktur, tümü vakıf için kullanılmaktadır.''

    İCRA TAKİBİ

    Vakıf senedinin eşi ile kendisine intifa hakkı tanıdığı için yalıda oturduklarını belirten Prof. Dr. İnönü, ''icra takibi''ne ilişkin şunları kaydetti:

    ''Siyaset yıllarımdan önce, deniz taşımacılığı ile uğraşacak bir aile şirketine, eşimle beraber küçük ortaklar olarak katılmıştık. Küçük kayınbiraderimin yönettiği bu şirket, dünyadaki olumsuz gelişmelerden etkilenerek, kredi borçlarını zamanında ödeyemedi. Kardeşine kefil olmayı kabul ettiği için eşim de borçlu durumda kaldı. Bunun üzerine haciz maksadıyla evimize gelen bir icra memuru, söz konusu eşyaların eşime değil, bir vakfa ait olduğunu öğrenince işlem yapmadı.

    Basında bu olayın birkaç kez anlatılarak, 'malını mülkünü icradan kaçırmaya çalışan bir insan' gibi gösterilmek istendiğimi fark ediyorum. Oysa anlattığım gelişmelere bakılırsa böyle bir şey yapmadığım, yalnız iyi niyetli davranışlarımın ortaya çıkardığı beklenmedik sonuçlara katlanmak zorunda kaldığım görülecektir. Bunu daşirket borçlu durumdan kurtuluncaya kadar kimseye şikayet etmeden, kimseden yardım istemeden yapacağım.''

    ''Kişisel sorunları hakkındaki bu açıklamayla kamuoyunu işgal ettiği için'' özür dileyen Prof. Dr. İnönü, ''Bir ülkenin önde gelen gazeteleri basit gerçekleri bu kadar saptırarak, kamuoyunda sürekli yanlış izlenimler yaratmaya çalışıyorlarsa, o ülkede 'çürümüş bir şeyler var' demektir. O zaman da o ülkenin insanları, durumu düzeltmek için her çareye başvurarak, gereğini yaparlar. Hatta 70 yaşını geçmiş insanlara parti kurdurup, hiçbir şeyden çekinmeden arkalarından giderler'' dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı