Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Yeni bir enerji politikasına ihtiyaç var

Ercan KUMCU

Türkiye'deki enerji sorununun ancak bir yönü vatandaşlar tarafından biliniyor. Vatandaşlar, enerji üretiminin yetmediğini ve zaman zaman elektriklerinin kesildiğini biliyorlar. Talimatla kesintiler son bulunca, vatandaşların bu konuda da kafası karıştı.

Enerji sorununun bir de vatandaşların bilmediği yönleri var. Türkiye enerjiyi ortalama olarak çok pahalıya üretiyor. Üretilen elektriğin tek alıcısı devlet. Devlet, pahalı aldığı ya da ürettiği elektriği daha ucuza satıyor. Devlet, ileride çok ciddi boyutlarda finansman açıkları verme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

SORUN KARMAŞIK

Ekonomik istikrar için topyekûn mücadele etmek gerekiyor. Tarım ve sosyal güvenlikteki sorunları çözerken enerjideki sorunlara tek gözle bakmak olmuyor. Dünya Bankası da bu nedenle enerjideki sorunları masaya yatırmak istiyor. Sorunların kısa vadede çözümü çok zor. Yine de, çözüm için çalışmalara başlamak, gecikmemek gerekiyor.

Arkadaşımız Çiğdem Toker konunun çeşitli boyutlarını Hürriyet'te yazdı. Bu fiyatlarla devletin ne kadar zarara uğrayacağını, neden Dünya Bankası'nın bazı enerji ihalelerinin iptal edilmesini istediğini ve neden Enerji Bakanlığı'nın Dünya Bankası önerilerine karşı çıktığını bu yazılardan öğrendik.

Enerji sorunu ve çözümleri birkaç yazıda anlatılabilecek kadar basit değil. Sorunun birçok boyutu var. Boyutlardan en önemlilerinden biri de Türkiye ekonomisinin uluslararası rekabetçi konumunun korunması ve geliştirilmesidir.

Enerji sorununun arkasında, geçmişteki yanlış uygulamalar var. Devletin enerji sektörüne yaptığı yatırımların tümü borçlanmayla yapıldı. Borçların anapara ve faiz ödemelerini sağlayabilmek için gerekli ciro ancak elektriği daha pahalıya satmakla mümkün oluyor. Dünya elektriği kilovatsaati 3-4 cent'ten tüketirken bizler aynı elektriğe 7 cent'in üzerinde para ödüyoruz.

Elektriğin üretim noktası ile tüketim noktaları arasındaki kaçak yüzde 20'nin üzerindedir. Yani, üretilen her 100 birim elektriğin ancak 80'i tüketiciye ulaşabiliyor. Gerisi nakil sırasında havada kayboluyor.

Elektrik üretiminin özel sektör tarafından üstlenilmesini özendirmek için devlet, dünya fiyatından daha pahalı olarak üretilen elektriği satın alacağını garanti etti. Bu garantiler yoluyla devlet pahalıya alacağı elektriği daha ucuza satmak durumunda kalacak. İleride devlet tarafından üstlenilecek bu zararlar kamu finansmanını zorlayacaklar.

FİYAT, TEK ÇÖZÜM DEĞİL

O halde, çözüm ne? Çözüm de çok kolay değil. Sorun, tüm boyutlarıyla kapsamlı bir biçimde masaya yatırılmak durumundadır. Başvurulması gereken en son önlem, elektrik satış fiyatlarının reel olarak artırılmasıdır. Zaten pahalı olan elektriğin daha da pahalılaştırılması Türkiye ekonomisinin rekabetçi konumunu olumsuz etkileyeceği gibi başka sorunları da beraberinde getirecektir.

Fiyattan önce diğer önlemler zaman kaybetmeden devreye sokulmalıdır. Enerji Bakanlığı, sorunların çözümüne ‘‘top geçer adam geçmez’’ mantığıyla değil, daha esnek ve akılcı yaklaşmalıdır. Başka bir yazıda bu konuyu yine ele alacağım.

X