Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Üç yıllık tahviller

Ercan KUMCU

Geçenlerde, Hazine tarafından piyasaya sürülen endeksli borçlanma enstrümanlarının faydadan ziyade olumsuzluklara neden olduğunu yazmıştım. Her şeyden önce iki ya da üç yıl vadeli ve getirisi oraya buraya endekslenmiş borçlanma enstrümanlarına piyasada talep yok. Olmadığı için de ikincil piyasası gelişmiyor. Bu enstrümanların likiditesi yok.

Bugün ihalesi yapılacak üç yıl vadeli ve üç ayda bir faiz ödemeli tahvillerin getirisi üç ay vadeli iskonto ile satılan bonoların ortalama getirisine endeksli. Hazine kısa vadeli borçlanma enstrümanlarının arzını düşük tutarak getirilerini daha makul düzeylerde tutmaya çalışıyor. Bu yolla da kısa vadeli faizlere endeksli uzun vadeli borçlanma enstrümanlarının maliyetini azaltma peşinde. Görülüyor ki, yine faiz fobisine kapıldık.

SORULAR

Akıllara takılan birkaç soruyu sormakta yarar var:

1. Enflasyonu düşürebilmek için iç talebi sınırlı tutmak gerekirken Hazine'nin üç ayda bir faiz ödemeleri yoluyla piyasaya likidite vermesi uygun mudur?

2. Üç aylık vadeli borçlanmayı sınırlayarak getirisini yarı suni bir biçimde düşürmekle uzun vadeli borçlanma enstrümanlarına olan talep kısılmıyor mu?

3. Hazine iç borçlanma enstrümanlarının en büyük alıcısı olan bankaların yükümlülüklerinin ortalama vadesi üç aydan azken, bankaları üç yıl vadeli varlık tutmalarına zorlamak bankaların sağlıklı çalışma ilkesiyle çatışmıyor mu?

4. Geçmişte çıkarılan endeksli enstümanların tutmadığı bilindiği halde, yeni çıkarılmaya başlayan bu enstrümanlarla Hazine kendi bindiği dalı kesmiyor mu?

Bu sorular daha da artırılabilir. Yer darlığından burada keselim. Piyasaların bu enstrümanlar için yaratacağı talep bütün bu soruların cevaplarını zaman içinde verecektir.

Geçmişten ders almamakta ısrar ediyoruz. Temel iktisadi şartlar değişmediği sürece ‘‘finans mühendisliğine’’ dayanan hokkabazlıklar hiçbir biçimde soruna çözüm getirmiyorlar. Yapısal reformları yapmak için bir çaba içindeyiz. Fakat, konuşulan hiçbir yapısal reform henüz hayata geçirilemedi. Geçirilseler de, bunların hiçbiri temel iktisadi şartları kısa sürede değiştirebilecek önlemler değillerdir.

CEVAPLAR

Temel iktisadi şartları kısa sürede değiştirecek önlemler bu yıl içinde harcamaları kısıp bütçe açığını 8 katrilyon liranın altına çekmektir. Gelecek yılın bütçe açığını 10 katrilyon liranın altında tutabilmek için bugünden önlemler alınmalıdır. Bunlar yapılmadığı sürece görüntüde hoş gelen uygulamalarla faizler kısa bir süre için düşse dahi orta dönemde artmaya mahkûmdur.

Siyasetçilerin çok sevdiği bir strateji vardır. Bürokratlara dönüp, ‘‘Siz parasal ve mali tedbirleri alın, bizler harcamaya yönelik tedbirleri alacağız’’ derler. Bürokratlar ellerindeki imkánlarla parasal ve mali önlemleri alırlar, harcamaya yönelik tedbirler bir türlü hayata geçirilemez. Sonuçta, faizler eskisinden de daha yüksek bir düzeyde oluşur.

Yine böyle bir senaryonun sahneye konulduğu gibi bir izlenim içindeyiz.



X