Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan KUmcu: Suları tersine akıtmak mümkün olmuyor

Ercan KUMCU

BORÇ yiğidin kamçısıdır özdeyişini kamu sektörü fazla abarttı. Devlet müflis hale geldi. Nihayet, IMF ile anlaşarak kamu sektörünün içinden çıkılmaz finansal durumunu düzeltmeye karar verdik.

Devletin finansal durumunun düzeltilmesi yolunda henüz fazla bir şey görmedik. Asıl iş şimdi başlıyor. İşe başlarken de nerede olduğumuzu bilmekte yarar var.

Merkez Bankası'nın 1999 Yıllık Raporu'nda yayımlanan ekonominin genel dengesi tablosu bizlere önemli bilgiler veriyor. Bu tabloya göre, kamu kesiminin harcananabilir geliri 1997 yılından bu yana reel olarak hızlı bir şekilde düşüyor.

KAMU GELİRLERİ

Kamu kesiminin harcanabilir gelirini 1997 yılında 100 kabul edersek, gelirler 1998 yılında 72, 1999 yılında 31 olmuş. Her ne kadar her yıl vergi hasılatında rekorlar kırdığımızı savunsak da, 1999 yılına geldiğimizde, reel olarak, kamu sektörü 1997 yılında elde ettiği harcanabilir gelirinin üçte birini dahi elde edemiyor.

Devlet Planlama Teşkilatı 1999 yılı rakamlarını, ekonomik küçülmenin yüzde 2 olacağı varsayımına göre hesaplamış. Gerçekte ise, ekonomik küçülme 1999 yılında yüzde 6.4 oldu. Gerçekleşen küçülme ile aynı rakamlar türetildiğinde, resim daha da kötü çıkacaktır.

Gelirler düştüğünde doğal olarak tüketimin de düşmesi beklenir. Bizde kamu sektöründe beklenenin tam tersi gerçekleşiyor. Kamu kesimi tüketimini 1997 yılında 100 kabul edersek, tüketim harcamaları 1998 yılında 104, 1999 yılında 115 oluyor.

Gelirleri düşse de devlet hovardalık yapmaya devam ediyor. İmalat sanayi üretiminde çalışanların saat başına reel ücretleri 1999 yılı eylül ayında, bir önceki yılın eylül ayına göre reel olarak yüzde 14.6 artmış. İşçi ücretlerindeki reel artış özel sektörde yüzde 8.8 olurken, kamu sektöründe yüzde 32.9 olmuş.

‘‘Bu değirmenin suyu nereden geliyor?’’ diye insanın aklına bir soru geliyor. Devlet, çarkı döndürmek için gerekli suyu borçlanmada bulmuş. Suları tersine akıtmaya çalışmış. 1994 yılı fiyatlarıyla kamu sektörünün tasarruf açığı (gelir ve tüketim arasındaki fark) 112 trilyon lira iken, 1999 yılında 373 trilyon lira olmuş. Borçlanarak refah sağlanmaya çalışılmış.

SU DÜZGÜN AKACAK

Şimdi suyu düzgün akıtmaya çalışıyoruz. Bir taraftan kamu sektörünün gelirlerini artırırken, diğer taraftan tüketimini dizginlemeye çalışacağız. Kamu sektörünün gelirlerini artırmak, daha fazla vergi, özelleştirme ve piyasa şartları ile uyumlu olarak devletin ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatlarının ayarlanması anlamına geliyor.

Daha az kamu tüketimi, harcamaların kısılması, reel ücretlerin düşmesi (özellikle kamu sektöründe), her türlü sübvansiyonun ve tarımdaki taban fiyatlarının reel olarak azaltılması demek.

Bunları yapabildiğimiz ölçüde suyu düzgün akıtıp yukarıdaki resmi değiştirebileceğiz. Suyu tersine akıtmak, olsa olsa kısa dönemde mümkün olabiliyor.

X