Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Şimdi ne olacak?

Ercan KUMCU

KİMSENİN ihtimal vermediği bir dönemde küçümsenmeyecek bir kriz çıkardık. Sonuçları farklı olabilse de çıkış nedeni 1994 kriziyle aynıydı: Yönetim hataları yapıldı.

Mali piyasalardaki gelişmelere doğru teşhisleri koyamadık. Koyulan teşhisler bir hafta önce için doğruydu. Her gün sorunun çehresi değişti. Olan biteni IMF'ye de iyi anlatamadık. Her şeyden önemlisi, istikrarlı dönemler için geçerli olabilecek para politikası kurallarına kriz çıkarken dahi bağnazca sadık kaldık.

İçinde yaşadığımız krizin iyi bir yönü de oldu. Yapısal reformları savsaklamaya kalkan, uygulanan istikrar programının ülkemiz için çok sıkı olduğunu düşünmeye yeltenen siyasetçilerin yaşananlardan iyi bir ders almış olmaları lazım.

2001 YILI

IMF ile yapılan stand-by düzenlemesi çerçevesinde ‘‘dönüşü olmayan bir yola girildi’’ dediğimizde, ne demek istediğimiz, umarız, artık çok daha iyi anlaşılmıştır. Programın uygulanması aşamasında yapılan her hatanın maliyeti bir önceki hatanın maliyetinden daha büyük olmaktadır.

Örneğin, bu yılın başından beri artan cari işlemler açığını küçümsediğimiz için 2001 yılı bütçesinin normalden daha sıkı hazırlanması zorunlu olmuştu. Üç haftadır içinde yaşadığımız kriz, 2001 yılı bütçesinin çok daha sıkı uygulanmasını zorunlu kılmıştır.

Şimdiye kadar, faiz harcamalarında gerçekleştirilen tasarrufla gurur duyuyorduk. Yüzde 30'lara inen faizleri, uygulanan istikrar programına olan güvenin bir göstergesi olarak düşünüyorduk. Şimdi faizler yüzde 100. Aynı mantıkla, istikrar programına olan güvenin ciddi bir biçimde erozyona uğradığını düşünebiliriz.

Programın itibarı olsun ya da olmasın, faizlerin artması dolayısıyla 2001 yılında bütçe hedeflerinin tutturulması için faiz dışı harcamaların planlananın ötesinde kısılması ve/veya yeni vergilerin gündeme gelmesi zorunludur.

İç talebin bıçak gibi kesilmesi ve bankacılık sektörünün son üç haftadır uğradığı zararlar, 2001 yılında vergi matrahını da ciddi bir biçimde küçültmüştür. Hedeflenen vergi gelirlerine ulaşabilmek, planlananın da ötesinde bir çabayı gerektirmektedir.

NE YAPACAĞIZ?

Kısacası, 2001 yılı zaten zor bir yıl olacaktı. IMF kurallarına sadık kalma pahasına çıkmasına seyirci kaldığımız bu krizle 2001 yılını çok daha zor bir yıl yaptık. Üç yıllık istikrar programının vadesini biraz uzatmak zorunda kaldık.

Bu aşamada, gelecek yılı daha da zor bir hale getirmemek ve programın vadesini daha da uzatıp gülünç duruma düşmemek için bazı önlemler almak zorundayız.

Artık, söz verdiğimiz her şeyi zamanında ve sulandırmadan yapmak zorundayız. Piyasalarda hálá önü alınamayan dedikodular durdurulmalıdır. Mali sistemin kaybolan itibarı yeniden sağlanmalıdır. Son üç haftanın zararları ve yaraları çok çabuk kapatılmalıdır. Hatalarımızın parasal maliyetini düşüremeyebiliriz ama, içinde yaşadığımız psikolojik ortamdan çok çabuk çıkmamız gerekiyor.

Bunları yapmazsak ne olur? Cevap oldukça basit. Gelecek yıl, istikrar programından söz etmemiz mümkün olmayacaktır.

X