Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Reel ücret düşmeden enflasyon düşmez

Ercan KUMCU

YAZMASI da, önermesi de zor bir başlık. Fakat doğru. Uygulanmakta olan istikrar programı başarılı olacaksa, ekonomide reel ücretler kısa dönem için düşmek zorundadır. Reel ücretler düşmeyecekse, istihdamdan belli ölçülerde feragat edilecek demektir.

Hükümetleri, bir istikrar programının uygulanması sırasında en fazla sıkıntıya sokan konu da budur. Konunun anlatılması da, uygulaması da zordur. Hükümetler sendikaları ikna etmekte zorlanırlar. İknada başarılı olanlar liderlik görevlerini başarıyla uygulayanlardır. Diğerleri istikrar programını zaten başarılı bir şekilde uygulayamazlar.

Ekonomide bedava hiçbir şey yoktur. ‘‘Ekonomik büyüme olursa reel ücretlerin düşmesine izin vermeden istihdam artışı sağlayabiliriz’’ gibi bir strateji orta dönemde çalışmaz. Büyüme bu kez başka sorunlar yaratır. Söz konusu strateji ancak ‘‘baba parası yiyerek’’ olur. Ülkelerin öyle bir baba bulmaları da mümkün değildir.

YANLIŞ BAŞLANGIÇ

Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre imalat sanayi üretiminde yılın ikinci üç ayında, geçen yılın aynı dönemine göre saat başına reel ücretler yüzde 1 düşmüş. Aynı bazda, reel ücretler kamuda yüzde 12.4 artarken özel sektörde yüzde 3.5 azalmış.

Bu rakamlar istikrar programı uygulamasındaki sorunun esasını teşkil ediyor. Kamu kendi yaptığı üretimde bonkörlük yaparak çalışanlarına reel ücret artışı veriyor. Şimdi, dönüp sendikalardan özel sektörde çalışan işçiler için ‘‘Geçmiş enflasyona göre değil, ilerideki enflasyon hedefine göre ücret artışı isteyin’’ diyecek. Diyebilecek mi? Çok zor. Derse, sendikalar kabul edecek mi? O da zor görünüyor.

Ücret dengesizliklerinin had safhada olduğu bir ülkede gönüllü ücret kısıtlaması (voluntary wage restraint) uygulamasının başarılı olma olasılığı çok zayıf. Ücretler konusunun istikrar programının yumuşak karnı olmasının nedeni de bu.

Çabuk kırılamayan enflasyonist beklentiler ve ekonomideki ücret eşitsizlikleri, enflasyonun arzulanan hızda düşmesinin önünde en büyük engeller olarak görünüyor.

Yanlış anlaşılmasın. Düşük reel ücret politikası ne hükümetlerin arzularıdır, ne de uluslararası kuruluşların ülke hükümetlerine dayatmalarıdır. Ekonominin en önemli kurallarından biridir. O kadar.

İCRAAT BAŞKA

Hükümet için büyüme ile enflasyon arasında bir seçim yapma mecburiyeti giderek netleşmektedir. Yapılan konuşmalardan, hükümet tercihini büyüme yönünde kullanmak istermiş gibi bir izlenim ediniliyor. Geçmişte olduğu gibi, politikacılarda ‘‘biz büyüyelim de, enflasyon nasıl olsa çözümlenir’’ düşüncesi hákim oluyor gibi görünüyor.

Gerçekten düşünce bu olsa da, girilen yolda dönüş imkánı yoktur. Artık, politikacılar da tribünlere başka konuşup, konuştuklarının tersi icraat yapmak zorundalardır. O nedenle, konuşmalara bakıp ekonomik istikrardan vazgeçildiği kanısına kapılmamak gerekiyor.

Zorlansak da, enflasyonu indirmek için, reel ücretlerin düşmesi de dahil, doğru şeyleri yapıp olumsuz sonuçlarına katlanacağız.

X