Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Mali sektörde şeffaflık şart

Ercan KUMCU

BANKACILIK Üst Kurulu'nun oluşumundan sonra nihayet kurum da faaliyete geçti. Kurumun en önemli işlevlerden biri, bankacılık sektörünü daha şeffaf hale getirmektir.

Bugüne kadar bu sektördeki pislikler saklandı. Pislikler saklandıkça arttı. Arttıkça, sektördeki pislikler saklanamayacak hale geldi. Sonuçta, kamu bankalarını özelleştirelim derken devletin sekiz tane daha bankası oldu. Bundan sonra ne olacağı da meçhul.

SPK'DAN DA SAKLANDI

Pislikleri saklamaya o kadar alıştık ki, hisseleri Borsa'da işlem gören bankalar hakkında dahi yatırımcılara tam ve doğru bilgiler vermekten kaçınıldı. Bu çeşit bilgilerin yatırımcılara verilmesini sağlayan Sermaye Piyasası Kurulu dahi halka açık bankalar hakkında doğru bilgilendirilmedi.

Eski Bankalar Kanunu'nda 64. madde kapsamındaki bankaların hangileri olduğu saklandı. Bazı halka açık bankaların sahipliği devlete geçince bankanın isminden başka fazla bir şey bilmeyen yatırımcıların hisse senetlerinin değerinin sıfır hatta eksi olduğu savunulmaya başlandı.

Artık yeni bir dönem başlıyor. Yenilik yalnızca gözetim ve denetimin yeni bir kurum tarafından yapılacağı ile kalmamalı. Bankacılık Üst Kurumu uygulayacağı politikalarda da, bankalar üzerindeki yaptırımlarında da şeffaf olmalı. Mevduat sahibi ve yatırımcılar nasıl bir banka ile iş yaptıklarını iyi bilmeliler.

Örneğin, hangi bankaların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na normalin üzerinde prim ödemek zorunda olduğunu tasarruf sahibi de bilmeli. Bilmeli ki, mevduatlarını hangi bankada ve hangi faizden değerlendireceği konusundaki kararını daha sağlıklı verebilsin. Bu çeşit bilgiler saklanarak o bankaların ve sektörün sağlıklı hale gelmesi mümkün değildir.

PİYASA DİSİPLİNİ

En büyük disiplin kurumu hiç kuşkusuz piyasadır. Piyasanın göreceği disiplin işlevini hiçbir kurum üstlenemez. Piyasa mekanizması yine devre dışı bırakılırsa, yöneticileri ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar Bankacılık Üst Kurumu'ndan beklenenler sağlanamaz.

Şimdiye kadar bankalar hakkındaki derme-çatma bilançolar dışında her türlü bilgi devlet sırrı gibi saklandı. Saklanması kanunla zorunlu hale dahi getirildi. Bir banka hakkında kötü bir gerçek kamuoyu tarafından bilinirse, sektörde kriz çıkmasından korkuldu.

Sonuçlar ortada. Gerçekler saklanınca söylentiler egemen oldular. Önce küçük sorunlar saklandı. Büyüdüler, saklanmaları neredeyse mecburi oldu. Sorunlar saklanamayacak boyutlara gelince, sektör de yara aldı, yatırımcılar da.

Artık bankacılık sektörüne itibar kazandırmak zorundayız. İtibar ancak şeffaf olmakla kazandırılabilir. Geçmişin alışkanlıklarını bırakıp bankacılık sektörüne yeni bir bakış açısıyla bakmak zorundayız.

Aynı bakış açısı bankalar dışındaki diğer mali kurumlar için de gereklidir. Kalıcı istikrar, ekonominin tüm kurumlarıyla şeffaf hale geldiğinde sağlanacaktır. Globalleşen dünyada, mali sektörde şeffaflığı biz sağlayamazsak, uluslararası kuruluşlar bizi çok zorlayacaklardır.

X