Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Kurlar yavaş gidiyor diye ekonomi çökmez

Ercan KUMCU

Türkiye'nin uygulamaya koyduğu ekonomik istikrar programının en az riskli tarafı ödemeler dengesidir. Sırf eleştiri olsun diye programı eleştirenler, kurların enflasyona göre yavaş gideceğinden hareket ederek ithalatın patlayacağını, ihracatın ise büyük bir darbe yiyeceğini savunuyorlar. Bu değerlendirme yanlıştır.

Türkiye'de ithalat talebi reel ekonomik büyümeye son derece duyarlıdır. Buna karşılık, Türk Lirası'nın reel olarak değerlenmesi, yani ithal mallarının ucuzlaması toplam ithalat talebini çok fazla etkilemiyor.

DIŞ TİCARET

Reel kurlar en fazla tüketim malları ithalatını etkiler. Türkiye'nin toplam ithalatında tüketim mallarının payı ise yüzde 15 civarındadır.

İhracatta reel kurlar ithalata göre çok daha önemlidir. Yurtiçinde üretilen malların Türk Lirası'nın reel değer kazanmasıyla, yani Türk mallarının dolar olarak daha pahalı olmasıyla ihracat etkilenebilir. Fakat, ihracat üzerinde fiyat kadar etkili olan başka unsurlar da vardır. Bu unsurlardan en önemlileri iç ve dış taleptir.

Fiyattan bağımsız olarak dış talebin artması ihracata olumlu etki yapacaktır. İhracatta en büyük müşterimiz durumundaki Avrupa Topluluğu'nda büyümenin bu yıl hızlanarak Amerikan ekonomisindeki büyümeyi geçeceği tahmin edilmektedir. Yalnızca dış talep büyümesi fiyattan gelecek olumsuz etkileri bertaraf edebilecektir.

İhracatta bir diğer önemli unsur iç taleptir. İç talep arttıkça ihraç edilebilecek malların iç pazarda satılması daha çekici olmaktadır. İç talep geriledikçe üreticiler ihracata zorlanmaktadırlar. Her ne kadar hükümet ekonominin 2000 yılında yüzde 5.5 büyüyeceğini hesaplasa da, bu çok iyimser bir bekleyiştir. Başarıyla uygulanan bir istikrar programında büyümenin çok fazla olması beklenmemelidir.

Bütün bu nedenlerle, kur ayarlamaları enflasyonun altında kaldı diye ödemeler dengesinin altüst olacağını beklemek yanlıştır. Türk Lirası 2000 yılında reel olarak yüzde 10, hatta yüzde 20 bile değerlense, dış ticarette büyük bir olumsuzluk yaşanmaz.

SABIR GEREKLİ

Büyük bir olasılıkla, Türk Lirası yıl sonunda ciddi boyutlarda reel olarak değerlenecektir. Sorun, enflasyonu planlanan biçimde yüzde 20'ye düşüremedik diye istikrar programının ciddiyetle uygulanmasından vazgeçilmesi olasılığıdır. Ciddiyetle uygulanacak bir istikrar programı ilk yıl enflasyonu yüzde 20'lere düşürmese de, ikinci ya da üçüncü yılda daha somut sonuçlar üretecektir.

Programın ilk yılındaki sonuçlara bakarak istikrar uygulamalarını gevşetmek ya da uygulamalardan vazgeçmek intihar anlamına gelecektir. Böyle bir durumda, yalnızca ödemeler dengesi değil, ekonominin tümü işin içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklenir.

Ekonominin çökmesi kurların yavaş gitmesinden değil, istikrar programından vazgeçmekle olur.

X