Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Küçülmek de bir marifettir

Ercan KUMCU

Geçen yılın ortalarında Rusya'nın krize girmesiyle beraber dünya mali sistemi büyük bir sarsıntı geçirdi. Bu krizden Türkiye de nasibini aldı. Bizim gibi ülkelere yatırım yapan yatırımcılar piyasadan çekildiler. Dış borçlarımızı sektirmeden ödedik. Yeni dış borç bulmada ise zorlandık.

Türkiye dış borçlanma ihtiyacını ancak yurtdışından aldığı mal ve hizmetleri azaltarak aşağıya çekebilirdi. Bunun için de ekonomik büyüme azalmalı, hatta ekonomi küçülmeliydi. Geçen yılın ikinci yarısıyla, bu yılın ilk dört ayında yaşananlar bu dinamiklerin sonucuydu.

TİCARET AÇIĞI AZALDI

Geçen yılın ikinci yarısında bir önceki yılın ikinci yarısına göre yüzde 4'e yakın küçüldük. Bu yılın ilk üç ayında da yüzde 8.4 küçüldük. Ekonomideki mal ve hizmet üretiminin azalmasıyla ithalat talebi de düştü. Yılın ilk dört ayında, geçen yılın aynı dönemine göre 3.8 milyar daha az ithalat yaptık.

Bu yılın ilk dört ayında ihracatımız da düştü. Düşüş ancak 700 milyon dolar oldu. Sonuçta, dış ticaret açığımız yılın ilk dört ayında, geçen yıla göre 3.1 milyar dolar azalıp 3.2 milyar dolar oldu.

İçinde yaşadığımız şartlarda dış ticaret açığının düşmesi Türkiye ekonomisi için kaçınılmaz bir sonuçtu. Döviz tasarrufu ciddi boyutlara vardı. Bu sayede, dış ödemeler dengemiz altüst olmadı. Ekonomi bir krize girmedi. Cari işlemler ilk dört ayda 250 milyon dolara yakın fazla verdi. Geçen yıl aynı dönemde cari işemler 1.5 milyar dolar açık vermişti. Kol kırıldı, ama yen içinde kaldı.

Verilere göre, ihracattaki düşüşün tamamı sanayi mallarından, özellikle tekstil ihracatındaki azalmadan kaynaklanıyor. Son duyumlara göre, bu alanda bir kıpırdanma başladı. Bu aşamada, ihracat için panik yapacak bir durum yok gibi görünüyor.

DÖVİZ RAHATLADI

İthalat talebindeki azalma ise üretimdeki düşüşten kaynaklanıyor. Türkiye'nin yurtdışından borçlanma olanakları açılmadıkça durum böyle devam edecek gibi görünüyor. Seçimlerin geride kalması ve yeni hükümetin kurulmasıyla siyasi belirsizlikler azaldı.

IMF ile yapılacak bir anlaşma dış mali piyasalara güven verecektir. Siyasi belirsizliklere paralel olarak ekonomik belirsizlikler de azalacaktır. Bu yolla ekonomideki reel faizleri düşürebilme fırsatı önümüze çıkacaktır. Bunun için de bizim ev ödevimizi iyi yapıp beklenen yapısal reformlar konusunda taviz vermeden çabuk ve ciddi adımlar atmamız gerekiyor.

Bu yılın sonuna kadar dış ticaret açığının 16-17 milyar dolardan fazla olması beklenmemeli. Bir başka ifadeyle, dış ticaret açığının azalması yoluyla Türkiye'nin bu yıl yapacağı döviz tasarrufu 3-4 milyar dolardan az olmayacak. Bu seviyelerdeki bir tasarruf turizm gelirlerindeki olası bir düşüşün olumsuzluklarını da kolaylıkla bertaraf edecektir.

Ekonominin dinamizmi küçülmeyi de mümkün kılabildiği sürece faydalı bir özelliktir.



X