Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: İstikrarın neresindeyiz?

Ercan KUMCU

SON yılların en ciddi istikrar programı uygulanıyor. Kamu sektörünün finansman açıkları azaltılmaya çalışılıyor. Açıkların kalıcı bir biçimde azaltılması için de bir dizi yapısal reformların yapılması gerekiyor.

Hükümet işe hızlı başladı. Zor kararlar yılın ikinci yarısına bırakılmıştı. Sayılı günler çabuk geçiyor. Zor kararların alınacağı döneme girdik. Yalpalamaya başladık.

YAPILAMAYANLAR

Programın en temel varsayımlarından biri olan Dünya Bankası desteği, söz verilen işlerin yapılamaması nedeniyle tam olarak devreye giremiyor.

Enerji sektörü sorunlu. Kalıcı bir çözüm üretemiyoruz. Önerilen çözümleri ‘‘Vatan, Millet, Sakarya’’ edebiyatıyla ciddiye almıyoruz.

Kamu bankalarının siyasetin güdümünden çıkarılması engelleniyor.

Özelleştirmeye hızlı girildi. Şimdi duraklamada. Türk Telekom'un özelleşmesi bir türlü gerçekleşemiyor. ‘‘Vatan, Millet, Sakarya’’ edebiyatı yine ön plana konuyor.

Tarım sektörü desteklemesinin daha akılcı bir temele oturtulması projesi çok konuşuldu. Ortada fazla bir şey yok. Taban fiyatlarının makul düzeylerde tutulması dışında tarım sektöründe kalıcı bir iyileştirmeye gidilemedi. Aynı edebiyat bu konuda da yapılıyor.

Yapılanları da küçümsememek lazım. Fakat, gelinen noktanın kalıcı olacağını düşünüp aldanmayalım. İstikrar programı ile ne gerçekleştirdik diye sorulduğunda verilecek cevap çok uzun değil. İşin başındayız. Her şey geçici.

Kur artışlarını daha önceden açıklayarak düşük tutuyoruz. Dövize endeksli mali sektör yatırımcıları, düşük tutulan kur artışları nedeniyle artan likiditenin faizleri düşürmesini kabullendiler.

Enflasyon, ithal mallarının maliyet artışındaki azalmaya paralel olarak düşmeye başladı. Kamu sektörünün de zamlarını düşük tutması enflasyonun düşmesine yardımcı oldu.

Kısacası, faizler düştü, enflasyon düşüyor görüntüsü yaratıldı. Bu görüntüyle işleri uzun süre idare edemeyiz. Görüntünün kalıcılığını sağlamak için zaman kaybetmeden yapısal reformların yapılması gerekiyor.

OLMAYAN SEÇENEKLER

Yapısal reformları ertelememiz iyi bir görüntü vermiyor. Bütçedeki faiz harcamaları vergi gelirlerini geçmişti. Tıkanmıştık. IMF ile bir istikrar programı üzerinde uzlaştık. Faizleri düşürdük. Şimdi, bütçede savurganlık yapabilecek olanaklar yarattık.

Siyasetçi, bu gelişmeyi bir imkán olarak görüp istikrar programını savsaklama eğilimine giriyorsa, bir felakete doğru hızla yol alıyoruz demektir. İstikrar programı siyasetçilerin bir aldatmacası idiyse, Türkiye ekonomisi tamiri zor hasarlar alacaktır. Yaratılan enkazın altında kalacakların başında da siyasetçiler gelecektir.

Geri dönülemez bir yola girilmiştir. Bu yolda kazasız belasız dolaşmanın tek çaresi ilerlemektir. Yolda durmak ya da geriye dönmek bir alternatif olmaktan çıkmıştır. ‘‘Vatan, Millet, Sakarya’’ edebiyatı da 1960 ve 1970'lerde kaldı. Modası geçti. Yapısal reformları engelleyenler seçeneklerini iyi değerlendirmek durumundadırlar.

X