Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Hedefe kilitlenince başarı geliyor

Ercan KUMCU

ÇARŞAMBA gecesi şartlar giderek olumsuzlaştı. Takımımız başta ‘‘pres’’ yapıyordu. Topa yapılan girişimler isabet almayınca sert oynuyoruz izlenimi verdik.

İkinci yarının ortalarına gelmeden beş oyuncumuz ‘‘sarı kart’’ görmüştü bile. İkinci bir sarı kart on kişi kalmamız anlamına gelecekti. Taktik değiştirdik.

Bu kez, rakip üzerimize daha fazla gelmeye başladı. Rakibe göre daha çabuk yorulma sinyalleri veriyorduk. Bir sarı kartlı oyuncumuzu değiştirdik. On kişi kalma olasılığımızı düşürdük. Oyun berabere idi, ama galip gelme olasılığımız da yüksekti. Tam o sırada ihanete uğradık.

İHANET

Hagi oyundan atıldı. Zor şartlarda sinirlerine en fazla hákim olması gereken, takımın en tecrübeli oyuncusu, rakibine anlamsız hareketler yaptı. Bizler onun takımdaki diğer oyunculara örnek olmasını beklerken, o takıma ve arkadaşlarına ihanet etti.

Bir önceki maçta oyundan atıldığı için Emre'ye kızmıştık. O gençti, tecrübesizdi. O denli elektrikli bir maçta rakip takımdan oyuncu atıldıktan sonra bizden de atılacağı belliydi. Takımda yere tüküren oyuncu olsaydı, atılacaktı. Piyango Emre'ye çıkmıştı. Emre'ye söylenecek bir şey yoktu. Ama, Hagi'nin yaptığı affedilemez.

Yorulan takımımız on kişi kalmıştı. İki oyuncu daha değiştirdik. En iyi savunma hücumdur anlayışıyla yeniden taktik değiştiriyor gibiyken bir oyuncumuz sakatlandı. Şartlar giderek aleyhimize gelişiyordu. Doksan dakikayı berabere bitirmeyi başardık.

Uzatmalarda on kişi ve bütün oyuncu değiştirme hakkımızı kullanmışken bir oyuncumuz daha sakatlık geçirdi. Yirmi yıl evvelin anlayışıyla, herkes kalemizin önünde etten bir duvar oluşturacağımızı düşünüyordu. Tam tersini yaptık. Takım yine ‘‘pres’’ yapmaya başladı. Yeniden hücum oynamaya başladık. Goller kaçırdık.

Takım hedefe kilitlenmişti. Şartlar ne kadar aleyhimize olursa olsun, takım kazanmak için çalışıyordu. Uzatmada da gol olmadı. Sonuç penaltı atışlarına kaldı.

Moral üstünlüğü bizdeydi. Hırslı olan bizdik. Yorgunduk, ama hedefe ne kadar yaklaştığımızın da bilincindeydik. Nefes alamıyorduk. Kollarımız ve bacaklarımız ağrıyordu. Ama, hedefi de artık görüyorduk.

BAŞARI BİZİM

Rakibimizde bizdeki heyecanın, hırsın ve kararlılığın onda biri yoktu. O nedenle biz bütün penaltıları atarken, onlar iki penaltıyı kaçırdılar.

Hedefe varmıştık. Hedefe varmayı o kadar istemiştik ki, sarı kartlar, kırmızı kartlar, sakatlıklar, yorgunluk ve ihanet bahane olamazdı. Olmadı da.

Aynı heyecan ve kararlılıkla, başarılarımızı yalnızca sporda değil, enflasyonla mücadelede de gösterebiliriz. Yeter ki, hedefe kilitlenelim. Gözlerimiz başka bir şey görmesin.

Bizler, seksen bir yıl önce 19 Mayıs'ta da hedefe böylesine kilitlenmiştik. Başarımız da, bayramımız da kutlu olsun.

X