Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Global piyasaların dayatmaları

Ercan KUMCU

Bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişimi ile coğrafi sınırların ekonomik anlamı giderek kayboluyor. Ulusal politikalar bağımsızca oluşturulamıyor. Siyasi ya da ekonomik globalleşmenin dışında kalanlar cezalandırılıyor. Dışarıda kalanlar önlerindeki fırsatları kaçırıyorlar.

Geçenlerde 2006 Kış Olimpiyatları'nın yapılacağı yer konusunda oylama yapıldı. Oylamanın favorisi İsviçre idi. Oylama sonucunda büyük bir farkla İtalya seçildi. İsviçreliler perişan olmuşlardı. Oylamanın yapıldığı gece daha önce planlanan bütün etkinlikler iptal edilmek zorunda kalındı. İsviçreliler neye uğradıklarını şaşırdılar.

İsviçre'nin oylamada büyük bir farkla kaybetmesinin nedeni olarak bu ülkenin hiçbir uluslararası platforma üye olmadığı gösterildi. İsviçre ne NATO'nun, ne Birleşmiş Milletler'in ne de Avrupa Topluluğu'nun üyesiydi. Siyasi bağımsızlık adına belli başlı oluşumların dışında kalmak İsviçre'ye ekonomik açıdan pahalıya mal oldu. İşin moral yanı da bir başka sorun.

ÖNCE YAPMADIK

İktisadi açıdan da durum böyle. Global piyasalar ülkelerin egemenliklerini dinlemiyorlar. Ülkedeki ekonomik yapı ve oyunun kuralları global piyasaların istedikleri yönde ise, siz de global piyasaların bir parçası olabiliyorsunuz.

Türkiye bu baskıyı son yıllarda her zamankinden fazla hissetmeye başladı. Örneğin, bankacılık sektörünün gözetim ve denetiminin bağımsız bir üst kurul tarafından yapılması fikri 1986 yılında tartışılmaya başlandı. Fikir 1988 yılında olgunlaştı. Yürürlüğe girebilecek kıvama 1989 yılında geldi. Fakat, zamanın Hazine'den sorumlu Bakanı ‘‘Bankacılık sektörü üzerinde benden daha kuvvetli bir kurum olamaz’’ anlayışıyla bu girişimi durdurdu.

Aradan on yıl geçtikten sonra Türkiye aynı konuları yine tartışmaya başladı. On yıl önce tasarlanan oluşumdan daha geri bile olsa, bankacılık kesiminin bağımsız gibi görünen bir kurum tarafından denetim ve gözetimi ilkesi benimsendi. Bunu kendi isteğimizle yapmadık. Bu, global piyasaların bize dayattığı bir oluşumdu.

IMF BİR ARAÇ

Finansal piyasaların daha sağlıklı çalışması için kurallar icat eden BIS (Bank for International Settlements) bizim Merkez Bankası'nın da üye olduğu bir kuruluş. Bu kurumun hangi konularda çalıştığını biz de yakından takip ediyoruz. Uygulanması gereken kuralları biliyoruz, ama uygulamıyoruz. Global piyasalar bizden BIS kurallarını bir gün nasılsa uygulamamızı talep edecek.

IMF ile anlaşma da global piyasaların bize dayatmalarından biri oldu. Anlaşma ile gelecek yapısal reformlar ve bu reformların içerikleri de yine global piyasaların bize dayatması olacak. Karar, elbette egemen bir ülke olarak bizim. Ama para da global piyasalarda. Bu piyasalardan arzuladığımız payı almak istiyorsak, dayatmalara boyun eymek zorundayız.

Ülkeler için siyasi ve iktisadi alanlarda globalleşmekten başka alternatif kalmadı. İsviçre için bile...



X