Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Çatlak sesler artıyor

Ercan KUMCU

Hükümet geçen yılın ikinci yarısında çok önemli işler başardı. Başarının sonucu da IMF ile yapılan stand-by anlaşması oldu. Yapılanların ötesinde, stand-by anlaşmasıyla da uygulamaya yönelik olarak birtakım sözler verildi.

Bugünlerde verilen sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Hükümet zorlanıyor, zorlandıkça, kararlar erteleniyor. Hükümette yorgunluk belirtileri gözleniyor.

Karar alınamayan konular kamuoyu gündemine geldikçe, sorumlu bakanlar kızgınlıklarını ve içine düştükleri zor durumu gizleyemiyorlar. Bakanların bu tutumu istikrar programının uygulanmasına yönelik olarak kaygıları artırıyor.

MATBU NİYET MEKTUBU

Bir toplantıda Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı'na enflasyonun daha hızlı düşmesi için ne gibi ek tedbirler düşünüldüğü soruluyor. IMF'ye verilen iki ‘‘niyet mektubu’’nda da hükümetin ek tedbirler almaktan kaçmayacağı vurgulanmıştı.

Bakanın cevabı ilginç: ‘‘Niyet mektupları Amerika'da hukuk bürolarında hazırlanan standart dokümanlardır.’’ Yani, bakan, ‘‘siz o mektuplarda yazılanlara bakmayın, verilen sözler usulen verilmiştir, ek tedbir falan almayacağız’’ demek istiyor. O mektupları imzalayan bakan, neyi imzaladığının farkında değilmiş gibi davranıyor.

Verilen sözler çerçevesinde, buğday taban fiyatının geçen yıla göre artırılmaması, ya da komik bir oranda artırılması gerekiyor. Ziraat Odaları yüzde 70'e yakın zam istiyor. Zorlanan Tarım Bakanı konunun IMF ile yeniden müzakere edilmesi gerektiğini söylüyor. Yani, hükümet dört ay önce verdiği sözlerden dönmek istiyormuş gibi bir izlenim yaratıyor. Dört ay önce verilen sözlerin ne anlama geldiği daha yeni fark edilmeye başlanıyor.

Kamu bankalarının yeniden yapılandırılması konusunda gerekli düzenlemeleri yapmakta zorlanan hükümet, söz verilenleri uygulamaya koymayı da geciktirmektedir. Vakıflar Bankası'nın özerkleştirilmesi ve özelleştirilmesi konusunda verilen sözler yerine getirilmemektedir. Bu nedenle, Dünya Bankası ile uzlaşılan ‘‘finansal sektör reform’’ paketi bir türlü hayata geçemiyor. Tarım Satış Kooperatifleri'ni yeniden yapılandıracak olan yasa çıkmadığı için de ‘‘ekonomik reform paketi’’ beklemede.

KIZILAN GERÇEKLER

Bu konuda gerçekleri ifade eden Dünya Bankası'nın Ankara'da muhkim Direktörü'ne, Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı kendilerini eleştiriyor diye kızıyor. Bakan, Vakıflar Bankası'nın yüzde 20'sinin halka açılacağını söyleyerek ‘‘alkışlayacaklarına eleştiriyorlar’’ diye kızıyor. Biliniyor ki, yapılan göstermelik.

Hazine, nükleer santralın finansmanı için garanti vermeyince Enerji Bakanı bozuldu. ‘‘Şu istikrar programı nedeniyle garanti verilmiyormuş’’ diyerek programdan haberi yokmuş gibi bir tavır sergiledi.

Tıkandıkça, kararlar alınamadıkça, sinirler bozuluyor. Uygulamada istikrar programının ne anlama geldiğini hükümet üyeleri yeni yeni anlamaya başlıyorlar.

Umarız, anladıktan sonra da, gereğini yaparlar.

X