Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Bu yıl öğrendik gelecek yıl çözeceğiz

Ercan KUMCU

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Geriye baktığımızda, ekonomide sevindirici gelişmeler olduğunu görüyoruz. En azından, 2000 yılı, 1990'lı yıllardaki kararsızlığın ve uyuşukluğun bırakıldığı bir yıl oldu.

Yıllarca biriktirilen ve ağırlaşan sorunlara sırtımızı çevirmekten vazgeçtik. Ekonominin sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kaldık. Kamu sektöründe hovardalık yaparak sürekli büyümenin mümkün olamayacağını yaşayarak öğrendik.

YAPISAL GERÇEKLER

İlk kez tarım sektörünün desteklenmesinin 'para dökerek' olamayacağının farkına vardık. Henüz kalıcı ve sürdürülebilir mekanizmalar kuramasak da, tarım sektörünün sorunlarıyla ciddi bir biçimde bu yıl yüzleştik.

Sosyal güvenlik sisteminin 'oy avcılığı' için kullanılamayacağını anladık. Kullanıldığında, faturanın ne kadar ağır olabileceğini de öğrenmiş bulunuyoruz. Sosyal güvenlik sistemi konusunda yapılacak daha çok iş var. Ama, en azından, sistemin sorunlarıyla yüzleşmiş bulunuyoruz.

Senelerdir ihmal edilen mali sektörün gerçekten ne durumda olduğunu daha yeni anladık. Şimdiye kadar 'bağcıyı dövmeyi üzüm yemeye' tercih eden zihniyet nedeniyle mali sektörü giderek zayıflattık. Şimdi, sorunlarla yüzleşmiş bulunuyoruz. Sorunların varlığını kabul etmek çözüme giden yolun yarısıdır. Bu da önemli bir gelişmedir.

Yıllarca devlet bütçesi Anayasal bir zorunluluk olması nedeniyle hazırlandı. Meclis'te kabul edilen bütçe rakamlarıyla bütçe gerçekleşmelerinin en ufak bir ilişkisi olmadı. İlk kez 2000 yılında bütçe uygulaması ciddi tutuldu. Hedefler tutturuldu. Bu yılki bütçe uygulamasının gelecek yıllarda da devam etmesi için daha alınacak çok yol var.

Kısacası, 2000 yılı Türkiye ekonomisi için 'uyanma' ve 'sorunları kabul etme' yılı oldu. Sorunları kabul etmek dahi bazı ekonomik dengeleri değiştirdi.

Daha hiçbir ekonomik sorunu kalıcı olarak çözememişken, enflasyon yüzde 60'lardan yüzde 30'lara geriledi. Borç batağında debelenen Hazine borçlanma maliyetini ortalama yüzde 100'ün üzerindeyken yüzde 30'lara düşürebildi.

Yıl sonuna doğru yaşanan 'bankacılık krizi' ne bir tesadüf idi ne de önlenmesi imkansız bir gelişmeydi. Değişen şartlarda, sorunlara 'doğru teşhis koymak' ve 'doğru çözümler bulmak' konularındaki acemiliğimiz 2000 yılındaki başarıların üzerine biraz da olsa gölge düşürdü. Hatta, iyimser beklentileri bozdu.

GELECEK YIL

Senelerdir yüksek enflasyonla yaşamış bir ülkede ekonomik istikrarı sağlamak kolay ve çabuk sonuç alınabilecek bir iş değil. Son aylarda yaşananlar, belki de, bir 'uyarı' görevi görecektir. Yapılması gerekenlerin gelecek yıl savsaklanmasını önleyecektir.

Acı da olsa, 'geriye dönülemeyecek bir yolda' olduğumuz şimdi daha iyi anlaşıldı. Bu yıl 'uyanma' ve 'sorunların farkına varma' yılıydı. Gelecek yıl da, 'sorunların kalıcı olarak çözümü' yılı olmak zorundadır. Kısacası, 2001 yılından çok şey bekliyoruz.

2001 yılının böyle bir yıl olması dileğiyle hepinize iyi yıllar dilerim.

X