Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan kumcu: Bir Türkiye, bir Arjantin

Ercan KUMCU

BU sıralarda IMF'nin başını en fazla Türkiye ile Arjantin ağrıtıyor. İki ülkenin de hem çok benzer, hem de çok farklı sorunları var. Son günlerde farklı sorunlar nedeniyle bu iki ülke IMF'nin kapısını çalıyor. IMF ise kendi itibarını kurtarma peşinde.

Dün yapılan IMF İcra Kurulu toplantısında Türkiye ekonomisi kurtarıldı! Gelecek ay yapılacak toplantıda Arjantin ekonomisinin kurtarılması gündeme gelecek.

Arjantin, 1991 yılında yürürlüğe koyduğu ‘‘para kurulu’’ modelini sürdürmekte zorlanıyor. Paralarının değerini dolara karşı sabitlediler. Yaklaşık on yıldır sabit kur sistemi içindeler. Enflasyonları düşük, ama sermaye hareketlerindeki oynaklık ‘‘sabit kur’’ sisteminin devamlılığını tehdit etmeye başladı.

KATI KURALLAR

Türkiye'nin uygulamaya koyduğu ‘‘kur rejimi’’ daha esnek. Arjantin deneyiminden faydalanılarak belli bir süre sonra yürürlükteki kur politikasından çıkılacağı, Türkiye'de daha işin başında açıklanmış durumda. Fakat, Arjantin'de olduğu gibi, Türkiye'de de ‘‘para politikası kuralları’’ hiçbir istisna tanınmadan uygulanmaya çalışılıyor.

Sermaye hareketlerinin çok oynak olduğu günümüzde böylesine katı kuralların sürdürülebilirliği giderek zorlaşıyor. Üstelik, sermaye hareketleri oynak olmasa da, iki ülkenin mali sistemi hatırı sayılır bir biçimde dolarize olmuş bir durumda. Yani, ülkedeki mali yatırımların yaklaşık yarısı yabancı paralar cinsinden. Ülke içinde yaşayanlar bir paradan diğerine geçip sıkıntı yaratabiliyorlar.

Katı para politikası kurallarını yabancı yatırımcılar sınamasa, yerli yatırımcılar sınayabiliyorlar. Arjantin ekonomisinde, şu sıralar, yerliler de, yabancılar da ‘‘para kurulu’’ modelini bir kez daha sınamaktalar.

Bundan bir çıkış stratejisi de oluşturulmadığından, Arjantin ekonomisi köşeye sıkışmış durumda. Devalüasyon yapsalar, batacaklar. Devalüasyon yapmadıkları için de batıyorlar. IMF ise, sorunların üzerine ‘‘para dökerek’’ işin içinden çıkılabileceğini düşünüyor. Sorunun kökeni fazla sorgulanmıyor. Dolayısıyla, çözüm de geçici oluyor.

Arjantin çok ciddi bir ‘‘dış borç’’ krizi içine girmiş durumda. Devletin çok yakında kısa vadeli dış borçlarını ödeyemeyeceği düşünülüyor. Yabancı yatırımcıların güvenini kazanmak için bir dizi önlemler alınıyor. Arjantin ekonomisini kurtarma operasyonu için yabancı yatırımcılara da görev veriliyor. Onlara da IMF tarafından Ek Rezerv Kolaylığı sağlandı. Ama, bize verilene göre çok düşük tutuldu: 2.7 milyar dolar.

İLK VE SON MU?

Deneyimler, günümüz ekonomik şartları içinde, para politikasının katı kurallara bağlanmasının çok ciddi riskler içerdiğini gösteriyor. Fakat, ülkelerin para politikasını sorumsuzca kullanıp enflasyon yaratmaları, anti-enflasyonist politikalara itibar kazandırmak için, para politikasının katı kurallara bağlanmasını da zorunlu kılabiliyor.

Arjantin de, Türkiye de işte bu ikilemin içinde debelenip duruyor. Arjantin'in IMF'den ‘‘acil yardım’’ talep etmesi ilk değil, büyük bir olasılıkla da son olmayacak.

Bizdeki durum şimdilik Arjantin kadar kötü değil. Umarız, bizim bu konudaki talebimiz ilk ve son olur.

X