Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Bankalara kızmayalım durumlarını anlayalım

Ercan KUMCU

HERKES bankalara kızıyor. Kredi alanlar kızıyor, çünkü bankalar verdikleri kredilerin ya faizlerini artırıyorlar ya da geri çağırıyorlar. Mevduat sahipleri kızıyor, çünkü mevduatlarını çekerken binbir zorlukla karşılaşıyorlar.

Bankalar neden insanların ya da şirketlerin işlerini bu kadar zorlaştırıyorlar? Çünkü, son zamanlarda bankacılıkta gemisini kurtaran kaptan. Bankacılık sektörü zordaysa, tüm ekonomi zor durumda demektir. Bu gerçek Türkiye'de bir türlü anlaşılamadı.

HAZİNE BONOLARI

Bankaların bilançolarının yaklaşık üçte biri Hazine'ye verdikleri borçlardır. Hazine'nin yaklaşık 40 milyar dolar iç borcu var. Bu meblağın yaklaşık 28 milyar dolarlık kısmı mali kurumlar arasında, ikinci piyasada aktif olarak alınıp satılırlar.

İkinci piyasada alım-satımı yapılan Hazine bonoları mali kurumların ellerinde yaklaşık 218 gündür tutulmaktadır. Geçen cuma günkü fiyatlarla, mali kurumlarımız Hazine'ye verdikleri bu kredilerden yaklaşık yüzde 2.8 getiri elde etmişlerdir. Yani, yedi buçuk ayda yüzde 2.8 faizle paralarını işletmişlerdir.

Mali kurumlar borçlandıkları paraları plase eden kurumlardır. Borçlanma maliyeti son yedi buçuk ayda yaklaşık yüzde 32 olmuştur. Mali kurumlar yüzde 32 maliyetle topladıkları paraları yüzde 2.8 ile değerlendirmişlerdir. Zarar etmişlerdir.

Mali kurumlar Hazine'ye verdikleri borcu daha 210 gün taşıyacaklardır. Böyle giderse, zararları daha da büyüyecektir. O nedenle, Hazine bonolarının da, mali kurumların borçlanma maliyetlerinin de düşmesinden mali kurumların büyük yararı vardır. Faizler mali kurumlar istediği için yüksek değildir.

Bir işletmede olan zarar finanse edilmesi gereken bir olgudur. Edilen zarar kadar bir yerlerden para bulmak, borçlanmak gerekir. Bankaların borçlanabilmek için çeşitli seçenekleri vardır. Bu seçeneklerin en önemlileri yeni mevduat toplamak, Merkez Bankası'ndan ya da yurtdışından borçlanmaktır.

Yurtdışından borçlanabilmek şu sıralarda zordur. Merkez Bankası yeni borç vermek istememektedir. Bankalar için tek kaynak mevduat kalmaktadır. Yeni mevduat toplayabilmek için bankalar mevduat faizlerini artırmak zorunda kalmaktadırlar. Aksi halde, yükümlülüklerini de yerine getiremez duruma düşeceklerdir.

ÖNCE İTİBAR

Hal böyleyken, bankaları suçlamak ya da ekonomideki olumsuzluklardan bankaları sorumlu tutmak olayı çarpıtmak anlamına gelir. Teşhisi doğru koyup doğru çözümler peşinde koşmamız gerekiyor. Doğru çözüm, bankaların itibarını daha da zedeleyici davranışlardan kaçınıp içinde yaşanan ortamın düzeltilmesinden geçmektedir.

Durum düzelmezse, Hazine iç borçlanmada zorluklar yaşayabilir. İçeriden borçlanamayan, dışarıdan hiç borçlanamaz. Dünkü borçlanma ihalesinde ortaya çıkan durumun gelecek yıl da tekrarlanması hiç kimsenin yararına değildir.

Bankaları sevmesek de, bankalar olmadan ekonominin çarkını döndüremeyeceğimizi aklımızdan çıkarmayalım.

X