Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Bankalar neden kredi vermeye başlamadılar?

Ercan KUMCU

İşimize geldiği gibi bir senaryo yazıyoruz. Daha sonra da yazdığımız senaryonun neden tutmadığına şaşıyoruz. İstikrar programı yürürlüğe girdikten sonra yazdığımız senaryolardan biri de bundan böyle bankaların bol bol kredi vereceği idi.

Faizler düşüyordu. Devlet artık borçlanmayacaktı. Bankalar ellerindeki paraları ne yapacaklarını bilemeyeceklerinden sanayiye ve ticarete bol bol kredi vereceklerdi. Faizler düştü, ama bankaların verdikleri krediler artmadı.

Senaryo yazarken bazı ince ayrıntıları atlıyoruz. Sonuçta, yazdığımız senaryo gerçekleşmeyince karamsar olmaya başlıyoruz.

DEVLET BORÇLANIYOR

Her şeyden önce, devlet borçlanmasını durdurmadı. Devletin borçlanma ihtiyacında da yılın ilk aylarında herhangi bir düşüş olmadı. Aksine, geçen seneden gelen yükle, devlet şu sıralarda daha da büyük bir borçlanma ihtiyacı içinde.

Hazine'nin piyasaya çıkardığı bono ve tahvillerin yaklaşık yarısı bankalar tarafından repo yoluyla vatandaşa finanse ettiriliyordu. Bir başka deyişle, bankalar Hazine borçlanma senetlerini geri alım vaadiyle vatandaşa satıyordu. Bu yolla, bankalar kendi kaynaklarını kullanmadan Hazine'nin borçlanmalarına kaynak sağlıyordu.

Repo faizlerinin düşmesiyle vatandaş artık eskisi kadar repo yapmayı tercih etmiyor. Paralarını başka yatırım araçlarında değerlendirmeyi tercih ediyor. Bankalar, eskiden repo yoluyla finanse ettikleri Hazine borçlanmalarını şimdi kendi kaynaklarıyla finanse etmek durumunda kalıyorlar. Yani, bankaların kaynakları artsa dahi, yeni kaynaklar kredilere değil, repo yoluyla satamadıkları Hazine káğıtlarının finansmanına gidiyor.

Bankaların kaynakları da beklendiği gibi artmıyor. Dövizde açık pozisyon tutmanın cazibesi fazla kalmadı. O nedenle, bankaların ellerindeki dövizleri bozdurup kredi vermeleri şu anda çok cazip değil. Kaldı ki, bankaların kredi vereceği müşterilerinin durumu da belirsizlik taşıyor.

EKONOMİ KÜÇÜLÜYOR

Ekonomi, reel bazda 1998 yılının ortalarından beri küçülüyor. Bankaların batık kredileri o tarihten bu yana artış eğiliminde. Her ne kadar rakamlar bu durumu çok fazla yansıtmasalar da, geçen bir buçuk yıl içinde bankalarımızın kredilerden ağzı oldukça fazla yandı. Şimdi, yoğurdu üfleyerek yiyorlar.

Bir diğer kaynak da, bankaların yurtdışından yaptıkları borçlanmalardır. Yurtdışı borçlanma piyasalarına Hazine haklı olarak çok hızlı girdi. Hazine'nin aktif olduğu bu piyasalarda bankalarımızın borçlanmaları en azından kısa dönemde çok kolay değil. Bu nedenle, kısa dönemde bankalarımızın yurtdışından yeni kaynaklar elde etmesi de çok olası görünmüyor.

ANKA'nın yaptığı hesaplamalara göre, bankalar geçen yıl ocak ayında topladıkları mevduatın yüzde 53.4'ünü krediye dönüştürmüşler. Bu yılın ocak ayında aynı oran yüzde 40.4 olmuş. Yılın ilk yarısında bu resmin değişmesi için bir neden yok.

X