Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erbakan yaşasa burada olmazdım

    Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA
    06 Eylül 2013 - 01:01Son Güncelleme : 05 Eylül 2013 - 22:17

    28 Şubat davasının 4. gününde söz alan dönemin MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral İlhan Kılıç, “O dönemki amirim Başbakan’dı. Ben de her gün kendisiyle birlikteydim. Asker ile hiçbir sorunu yoktu. Benim şanssızlığım benim amirimin rahmetli olması. Hayatta olsaydı bu durumda olmayacaktım” dedi.

    REFAHYOL Hükümeti’ni 28 Şubat 1997 sürecinde devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 36’sı tutuklu 103 sanığın Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın 4. gününde 36 sanık tahliye talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı Köksal Tayyar, tahliye talepleri için her sanığa beş dakika söz hakkı verdi.

    AMİRİM BAŞBAKAN’DI

    Dönemin MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral İlhan Kılıç Bakanlar Kurulu kararıyla görevine atandığını belirterek, “O dönemki amirim Başbakan’dı. Bu işlerle hiçbir ilgim yok. Bizim dönemimizde sayın Erbakan ve Çiller çok başarılı görevler yaptılar. Sayın Erbakan asker ile çok iyiydi. Ben de her gün kendisiyle birlikteydim. Asker ile hiçbir sorunu yoktu. Benim şanssızlığım benim amirimin rahmetli olması. Hayatta olsaydı bu durumda olmayacaktım” ifadesini kullandı.

    ERBAKAN’I HATIRLATTI

    Dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan da, “BÇG ve 28 Şubat iddianamesi adıyla açılan bu dava, Ergenekon, Balyoz ve türevi davalardan farkı olmayan siyasi bir davadır. Buna ruhsat veren kesintisiz güç kaynağı da hep aynı merkezdir” dedi. BÇG’nin irticaya karşı mücadele etmek için kurulduğunu belirten Doğan, buna karşın bu dava ile “Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetkili organlarınca kabul edilmiş tehdit değerlendirmelerine göre yayımlanmış resmi dökumanlar, başbakanlık, bakanlık genelgeleri çerçevesinde anayasanın laiklik ülkesini korumak için yapılan işlemler ile irtica ile mücadelenin yargılanma konusuna getirildiğini” kaydetti. İrtica ile mücadele konusunda Başbakanlığın 61 tane genelge yayımladığını anımsatan Doğan, “Erbakan tarafından bu dönemde 406 sayılı Milli Güvenlik Kurulu kararlarından sonra 13 Mart 1997’de bir toplantı yapıldı, bu toplantı maalesef belgelerde yok. Tansu Çiller’den sonra söz alan Erbakan, ‘Sayın Çiller benim sözlerime tercüman oldu, softalık ve irtica bir hastalıktır’ demiştir. Bunlar daha sonra basın organlarında da çıktı” diye konuştu.

    AKP’LİLER DE KATILDI

    Çetin Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın 28 Mart 1997’de bu konuda geniş kapsamlı bir genelge yayımladığını, bunun ardından konunun ele alınması için Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın 2. Başkan Çevik Bir ve kendisini çağırarak, çalışma yapılması talimatı verdiğini kaydetti. Doğan, “AKP hükümetleri 2004 ve 2006 yıllarında, irtica ile mücadele kapsamında genelgeler yayınlamıştır. AKP hükümeti, görevdeyken de bununla ilgili toplantılar yapılmıştır. Bu toplantılar 2009 yılına kadar da sürmüştür. BÇG Eylem Planı gerçek değil, sadece taslak. O zamanın MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç burada. Bakıyorsunuz bu belgenin içinde 33 tane konu ve faaliyet planı var. Bunun 26’sında MGK Genel Sekreterliği’ne emir verildiği görülüyor. Haddine mi Genelkurmay’ın MGK Genel Sekreterine emir vermek” değerlendirmesini yaptı. Söz, duruşmalara katılacağım

    DURUŞMANIN öğleden sonraki bölümünde söz alan davanın tek sivil tutuklusu eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, BÇG’yi mahkemede öğrendiğini belirtip, sanıklara dönerek “bir kişi benimle birlikte iş yaptığını söyleyebilir mi?” diye sordu. Gürüz, “Yargılandığım Ergenekon davası sürerken 15 kez yurt dışına gidip geldim. Fişleme belgeleri diye bir şey söz konusu değil. Bana isnat edilen eylemler, YÖK Yürütme Kurulu’nun aldığı kararlardır. Ben BÇG’yi ne bilirim ne de duydum, burada öğrendim. Suçumu bilmiyorum. Bir tanesi söyleyebilir mi? Tahliye mi istiyorum. Bütün duruşmalara katılacağıma söz veriyorum” diye konuştu.



    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı