Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erbakan bitmiştir

Emin ÇÖLAŞAN

Bazı milletvekilleriyle birlikte bol kepçeden atıp tutardı. Partisinin milletvekilleri ve bazı belediye başkanları, Atatürk'e bile sövmekten utanmazlardı. Kasetler ortaya çıkınca da hiç utanmadan ve yüzleri kızarmadan ‘‘Bunlar montaj’’ diye yalan söylerlerdi.

Sonuçta iş o boyuta vardı ki, partileri Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Mahkeme kararında, başta Bay Erbakan olmak üzere partinin kapatılmasına neden olanlar ve eylemleri açıklanıyordu.

Yasalarımız uyarınca bu şahısların 10 yıl süreyle milletvekili seçilmeleri mümkün değil.

Şimdi kendi adamlarından oluşan bir ‘‘hukukçular’’ grubuna fetvalar yayınlatıp ‘‘Bunlar bu seçimde yeniden aday olabilir. Yasal hiçbir sakınca yok’’ tantanası başlattılar.

Bu amaçla da, Refahyol'un, yani Hacı-Bacı ikilisinin Adalet Bakanı olan Şevket'i öne sürdüler. Şevket, Fazilet Partisi'nin Kocaeli il örgütüne başvuruda bulunup milletvekili seçilmek için aday olmak istediğini bildirdi.

Onu izleyecekler ve ‘‘yırtmayı’’ başarırsa, arkasından Bay Erbakan'ı, Hasan Hüseyin Ceylan'ı, Avrupa'da gâvurun kucağında yaşayan kaçak Şevki Yılmaz'ı, Mekke'de Suudi Arabistan'ın koruması altında olduğu söylenen İbrahim Halil Çelik'i falan yeniden aday gösterip Meclis'e sokmaya kalkışacaklar.

Akıllarınca uyanıklık yapıyorlar! Bu ekip Fazilet listesinden ‘‘bağımsız’’ aday gösterilecekmiş!..

Ya da Bay Erbakan, herhangi bir ilden bağımsız aday olacakmış!

* * *

Fakat nasihat alacaklar!.. Çünkü Siyasi Partiler Yasası'nın 95. maddesi -Türkçe bilenler için- çok açık ve net:

‘‘Temelli kapatılan siyasi partilerin, kapatılma tarihinde üyelikleri devam eden kurucuları, genel başkanları... başka bir siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve denetçisi olamazlar.

Bunlardan fiilleriyle (suçlarıyla) siyasi partinin kapatılmasına neden olanlar, 10 yıl süreyle başka bir siyasi partiye alınamazlar ve milletvekilliği için aday olamazlar.’’

Dolayısıyla, bunlardan herhangi birinin değil milletvekili seçilmesi, aday bile olması mümkün değildir.

10 yıl beklemeleri gerekir. Yaklaşık bir yılı geçti, geriye kaldı 9 yıl. O da göz açıp kapayıncaya kadar geçer ve örneğin Bay Erbakan, 90 yaşında yeniden Meclis'e girmeyi başarabilir!

* * *

Türkiye'de siyaset, büyük ölçüde kandırmaca ve yutturmaca üzerine kurulu. Her gün Allah'tan söz edenler, Müslümanlıktan dem vuranlar, yine her gün milleti kandırmanın peşinde.

Diyelim ki diğer duyularını tümüyle yitirmişler ve her sorunu yalanla çözmeye kalkışıyorlar. Başka bir deyişle, herkesi sersem zannediyorlar!

İyi de muhteremler, yasalar ortada iken siz hiç mi bunları okuma zahmetine katlanmazsınız? Sizin ‘‘hukukçularınız’’ ne biçim hukukçudur?

Diyorlar ki ‘‘Böyle bir yasaklama Anayasa'da ve Anayasa Mahkemesi kararında yok’’...

Elbette olmayacak. Kiracısıyla kavga eden ev sahibine, sevgilisini vuran adama verilecek cezalar da Anayasa'da yer almıyor! Anayasa genel hükümleri içerir.

Ayrıntılar yasalarda yazılıdır.

Kendilerine tavsiyem, bu işi uzatmasınlar. Aksi halde, Yüksek Seçim Kurulu kararından sonra bir kez daha mahcup olurlar.

* * *

Bu ne biçim siyaset hırsıdır, ne biçim siyaset anlayışıdır ki, yasa tanımaz, kural tanımaz... Ve topluma yalan söylemekten utanıp sıkılmaz.

Acaba dillerinden düşürmedikleri Kuran-ı Kerim, Müslümanlara ‘‘yalan söyle’’ mi, yoksa ‘‘yalan söyleme’’ mi demektedir?

Piyasaya ‘‘Müslümanlık’’ adına çıktıklarını iddia ediyorlar. Bu yüzden, bütün bu yalan dolanlarla dinimize hakaret ediyorlar, milyonlarca gerçek Müslümanı rencide ediyorlar... Kafalarında hayaller kuruyorlar ve zannediyorlar ki, bunları herkes yutacak, kendileri de yeniden milletvekili seçilecek!

Haydi bakalım, Bay Erbakan ve arkadaşları buyursunlar, Fazilet'ten veya bağımsız aday olduklarını mertçe açıklasınlar.

Sonrasını hep birlikte görürüz.

(Burada bir parantez açayım. Recai Beyamca da bunların baskısından, hırsından, tutarsızlığından ve saçma sapan davranışlarından bunalmış ve şaşırmış durumda. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık. Bir yanda bunları istemiyor, öte yanda ise istemediğini söyleyemiyor. Allah ona sabır versin. Amin.)

LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR

Dün bizim gazeteye LÖSEV-Ankara Lösemili Çocuklar Vakfı'ndan çocuklar geldiler. Vakıf bu yavrulara kucak açmış, onların tedavisini üstlenmiş. Çok güzel işler yapıyorlar.

Yavruların bazıları mikrop kapmaya karşı maskeli, diğerleri maskesiz. Sordum, maskesiz olanların tedavisi bitmiş ve sağlıklarına kavuşmuşlar.

Bunlar fakir aile çocukları. Lösemi, tedavisi mümkün bir hastalık. Yeter ki erken teşhis edilsin. Dahası, tedavide ilaç kadar moralin de önemi olduğunu dün öğrendim.

Bu vakıf, lösemili küçük öğrencilerine burs veriyor, onları okutuyor. Şimdi bir hastane ve çocuklarını Ankara dışından getiren aileler için barınak kurma amacında. Maddi ve manevi destek bekliyor.

Eğer ilgilenmek isterseniz:

Tel: (0 312) 447 06 60. Tel. ve faks: 447 68 33.

Adres: LÖSEV. Filistin Sok. 31/1. GOP-Ankara.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI