EPDK ve TAPDK’nın bazı yetkilerini hükümete alalım

Hürriyet Haber
22.02.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı Ali Babacan, enerji ile tütün ve alkol üst kurullarının bazı yetkilerinin merkezi hükümete devredilmesi gerektiğinin yararlı olacağını savunurken, “Çünkü pek çok konu siyasi irade gerektiriyor” dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) kalkması değil de yetkilerinin bir kısmının merkezi hükümete devredilmesini faydalı gördüğünü açıkladı.

İki yıllık gözlem bu yönde

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle biraraya geldiği toplantıda, 2001 krizinin faturasını açıklayan ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ali Babacan, bir soru üzerine şunları anlattı: “Çünkü pek çok konu siyasi irade gerektiren bir konu. Bağımsız olması gereken alanlarda yine onlar bağımsız devam eder. Ama öyle konular var ki problem çıktığında yük, Enerji Bakanımızın üzerinde. Enerji Bakanımız da ‘Ben ne yapayım EPDK almış bu kararı’ diyemiyor, ama haksız eleştirilere maruz kalabiliyor. Gerçekten hükümetin siyasi sorumluluk alanına giren bir işse, yetkisinin de yine siyasi iradede olması lazım. Somut bir şey söylemiyorum, sadece buna bakmak gerektiğini ifade etmeye çalışıyorum. Son 2 yıllık gözlemlerim bu iki kurumumuzda bir miktar yetkinin hükümete devredilmesi faydalı.”

Kriz olmasa iç borç olmazmış

Toplantıda 2001 krizinin 10’uncu yıldönümü olduğuna dikkat çeken Babacan, krize ilişkin devlete, vatandaşa, özel sektöre maliyetleri gibi çeşitli hesaplamaların yapılabileceğini anlattı. Babacan, yaptıkları hesaplamaya göre, 2001 krizi nedeniyle yapılan ödemeler için piyasadan borçlanmak durumunda kalındığını belirterek, şu saptamayı aktardı: “Bunları ödemeseydik, bugün Hazine’nin borcu ne kadar daha az olacaktı? diye baktığımızda 381 milyar 877 milyon lira gibi bir rakam buluyoruz. Aralık sonu itibariyle iç borç 352 milyar 841 milyon lira. Bu kriz olmasa, aslında iç borcumuz olmayacakmış.”

251.5 milyar TL’lik fatura

Devlet açısından maliyetin ne olduğu konusunda bir çalışma yaptıklarını ve bunun hafta sonunda tamamlandığını açıklayan Babacan, 2001 krizinde özel tertip hazine kağıtları ihraç edildiğini ve senetlerle ilgili ödemenin 2010 yılı sonunda tamamlandığını hatırlattı. Babacan bu süreçte gerçekleştirilen ödemelere ilişkin, şunları söyledi: “2001 krizi nedeniyle ihraç edilen senetlerin toplam ödemelerinin bugüne enflasyonla getirilmiş hali, 251 milyar 563 milyon lira. Bu faturayı ödeyebilmek için piyasalara borçlanmak zorunda kalındı. Yapılan hesaplamaya göre, bu maliyeti ödemek zorunda kalınmasa, hazinenin borcu 381 milyar 877 milyon lira daha aşağı olacaktı.”

Babacan, krizin maliyetinin dünya ölçeğinde de büyük ve herkesin çok şaşıracağı bir rakam olduğunu anlattı.

Sanayi yavaşladı kapasite kullanımı yüzde 73’e geriledi

İMALAT İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı şubat ayında Ocak ayına göre 1,6 puan azalarak yüzde 73’e geriledi. Oran 12 aydan sonra ilk kez bir önceki aya göre düşüş kaydetmekle birlikte geçen yalın aynı ayına göre 5.2 puan artış gösterdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, trende bakıldığında sanayi üretiminin, küresel krizin arkasından girdiği yükseliş döneminin devam ettiğini belirtirken, bir önceki aya göre yaşanan 1.6 puanlık düşüşün mevsimsel etkilenden kaynaklandığını söyledi. Reel kesim güven endeksinin 100 puan eşiğinin üzerinde olduğuna dikkat çeken Ergün, şöyle konuştu: “İç talepteki canlanmaya ilave olarak dış pazarların da normalleşmesiyle birlikte, 2011’de de hedeflerimizin bir miktar üstüne çıkabileceğimizi düşünüyorum. Zira 2011’de, daha şimdiden iş dünyamız için Sanayi Strateji Belgesi’nin uygulanmaya başlanması, Ticaret ve Borçlar Kanunlarının mecliste yasalaşması gibi önemli gelişmeler yaşandı.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı