EPDK Başkanı Köktaş: Yabancı sermaye risk almıyor

Hürriyet Haber
10 Ocak 2011 - 14:17Son Güncelleme : 10 Ocak 2011 - 14:24

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Hasan Köktaş, uluslararası yatırımcının Türkiye'deki hukuk sisteminin riskini almak istemediğini belirtirken, “bundan dolayı ilk aşamada ihalelere pek rağbet göstermiyor, sonradan birleşme ve devralmayla sektörün içine giriyor” dedi.

Köktaş, EPDK'da düzenlediği basın toplantısının ardından, gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı.

1 Şubat'tan itibaren akaryakıtta ve LPG piyasasında tüketiciyle üründe fiyat avantajı sağlamayan tüm mal ve promosyonların kaldırılacağının hatırlatılarak bunun benzin fiyatlarına bir düşüş olarak yansıyıp yansımayacağının sorulması üzerine Köktaş, promosyonları yasaklamadaki temel amaçlarının sektörü kendi ürün maliyetleri dışındaki maliyetlerinden arındırmak olduğunu ifade etti.

Sektörün bundan sonra rekabetini başka ürünler vererek değil, kendi ürünü üzerinden yapabileceğini belirten Köktaş, yani tamamen akaryakıt üzerinden yapılacak olan bir promosyon ya da rekabet istediklerini, diğer unsurların bir maliyet unsuru olarak sektörün üzerine olmasını arzu etmediklerini söyledi. Köktaş, bu uygulamanın sonuçlarının, nasıl yansıyacağını da, takip edip göreceklerini ifade etti.Akaryakıtta litre fiyatlarının 4 lira dayanması dikkate alındığında tavan fiyat konusuyla ilgili bir gündem maddelerinin olup olmadığının sorulması üzerine Köktaş, akaryakıt sektöründe 2009 yılında tavan fiyat uygulandığını hatırlattı.
O dönemde 60 günlük süre bittikten sonra, sektörü yakından izlemeye devam edeceklerini ifade ettiklerini belirten Köktaş, sektörü o günden bugüne yakınen izlediklerini ve bu izlemenin sonucunda zaman zaman sektörle biraraya gelerek gerekli uyarıları yaptıklarını kaydetti.

İzlemenin kendilerinin asli fonksiyonlarından biri olduğuna, bu izlenimlerden elde edilen bilgilerin ilgili dairelerce değerlendirildiğine dikkati çeken, Köktaş, “bu izleme faaliyeti kesintiye uğramayacak” dedi.Birleşme- devralmalara ilişkin bir soru üzerine de Köktaş, sektörde birleşme ve devralmaların bir kaç şekilde gerçekleştiğini ifade etti.

Bunların yurt içerisinde özel sektörün satın alma veya satma yoluyla, özelleştirmeler, belli oranda ortaklıklar yoluyla veya uluslararası piyasalardaki yatırımcıların Türkiye'de faaliyet gösteren yatırımları belli bir kısmını satın almaları yoluyla olabileceğine işaret eden Köktaş, “önümüzdeki dönemde bunların bir çoğunu görmüş olacağız” diye konuştu. Yatırım rakamlarına ilişkin olarak da 2023 yılında enerji sektörünün 125 milyar dolar civarında bir para ihtiyacı olduğunu belirten Köktaş, elektrik üretim, iletim, dağıtım, nükleer dahil yatırımların tümü dikkate alındığında 2030 yılındaki bu rakamın yaklaşık 250 milyar dolara denk geldiğini bildirdi.

“SEKTÖRE KONTROLSÜZ GİRİŞ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Serbest tüketici limitlerine dönük bir soruya da karşılık Köktaş, serbest tüketicinin ulusal tarifeden enerji alma zorunluluğunun ortadan kalktığını,
elektrik enerjisini ikili anlaşmalar çerçevesinde alabildiğini anlattı. Böylelikle serbest tüketicinin ulusal tarifeden daha indirimli enerji alabildiğine işaret eden Köktaş, “Dolayısıyla oradaki yüzde 63'lük oran daha da arttığında bir rekabet unsuru da oluşmuş olacak.“ dedi.
Enerji sektörüyle ilgilenmeyen şirketin kalmadığını bunun sektörde kontrolsüz girişe neden olup olmadığının sorulması üz
erine Köktaş, şöyle konuştu:
“Herkes enerji sektörüne girmek istiyor, enerji sektörü moda tabiriyle 'in' diyebiliriz, ama bu kesinlikle kontrolsüz bir giriş değil. Kriterler var, o kriterleri yerine getirmek gerekiyor. Son derece kontrollü bir süreçten geçiyorlar. Şu anda askıdan inmiş olan, kurulumuz gündeminde olan finansal yeterliliklerin biraz daha zorlaştırılmasına yönelik mevzuatımızda değişiklik var. Teminat mektubu alma zorunluluğu getirdik. Yani çok ciddi bir kontrol mekanizması söz konusu.”
Enerji sektöründe yatırımcının, düzenleyici kurumun ve finansal sektörün çok iyi senkronize olması gerektiğini vurgulayan Köktaş, düzenleyici kurumun öngörülebilirliği yüksek bir piyasaya, riskleri minimize etmeye yönelik, piyasaya dönük tanımlama yapması gerektiğini, finansal sektörün de doğru finansman koşulları oluşturması gerektiğini kaydetti.

Yatırımcının da uluslararası normlara göre hazırlanmış proje sunmasının önemine işaret eden Köktaş, uluslararası normlara göre hazırlanmış, fizibilitesi doğru yapılmış proje eksikliğinin en büyük risk olduğunu, böyle bir proje hazırlanmadığı takdirde, yerli ve yabancı bankalardan kaynak temin edilemediğini kaydetti. EPDK Başkanı Köktaş, bankaların proje açısından en çok finans ettiği sektörün de enerji sektörü olduğunu sözlerine ekledi.

“YABANCI SERMAYE HUKUK SİSTEMİNİN GETİRDİĞİ RİSKİ ALMIYOR”

Enerji yatırımlarında yabancı sermayenin ilk yatırım sırasında çekingen davrandığını, daha çok birleşme devralmalarla sektöre girdiğinin görüldüğünün belirtilmesi üzerine Köktaş, şu değerlendirmede bulundu:

“Doğrudan yabancı sermaye niçin ilk aşamada gelmiyor. Bu sorunun cevabı esas itibariyle Türkiye'de belli bir dönemden beri çok tartışılan konunun cevabıyla birebir örtüşüyor. Uluslararası yatırımcı, Türkiye'deki hukuk sisteminin riskini almak istemiyor. Yürütmeyi durdurma veya başka yollarla hukuk sisteminin içerisinde takıldı, kaldı. İzmir limanı, İstanbul'da İETT arazisi, TÜPRAŞ'tan, ERDEMİR'e kadar diğer birçok uygulama, ilk aşamada yürütmeyi durdurma ile karşılaşmıştır. Bu bir risktir. Bu riski, yabancı sermaye satın almak istemiyor. Hukuk sisteminin getirdiği bir riski almıyor, bundan dolayı ilk aşamada ihalelere pek rağbet göstermiyor. Sonradan birleşme ve devralmayla bu sektörün içine giriyor. Çünkü bu sektör çok cazip bir sektördür. Sonradan çok hızlı bir şekilde geleceğini ben düşünüyorum.”

BOTAŞ'IN PAZARDAKİ PAYI

BOTAŞ'ın pazar payına ilişkin bir soru üzerine de Köktaş, Botaş'ın 4646 sayılı yasadaki ilgili hüküm gereği, yüzde 86'lara kadar pazardaki payının düştüğünü hatırlatırken, bu payı daha da düşürmeye yönelik BOTAŞ'ın karar aldığını, kontrat devri yöntemiyle ihaleye çıkılmasına yönelik bir ihale hazırlığı yaptığını, kısa bir süre içerisinde ihale sürecinin başlayacağını ifade etti.

Bir başka soru üzerine de Köktaş, rüzgar lisanslama süreçlerinde Genelkurmay görüşlerinin alınmasının lisanslama sürecini uzatmayacağını, sistem doğal süreçte devam ederken, görüşlerin alınmış olacağını kaydetti.

Özelleşen elektrik dağıtım şirketlerindeki hizmet kalitesine dönük bir soruya karşılık Köktaş, vatandaşa yansıyan bir takım geçiş dönemi sorunlarını tespit ettiklerini ve bu sorunların çözümüne ilişkin bir set oluşturduklarını kaydetti. Devir teslim yapılan şirketlerle de bu konuda toplantılar yaptıklarını anlatan Köktaş, sorunlar çıkmaması için nasıl önlem alınması gerektiği konusunda görüşlerini belirttiklerini ve gerekli ikazları yaptıklarını ifade etti.

Ankara'da, Konya Meram'da, Sedaş bölgesinde sokak lambalarıyla ilgili özel bir inceleme yaptıklarına da işaret eden Köktaş, bunların önemli bir kısmının yenilendiğini, ancak zaman zaman kış şartlarından dolayı beklenmedik acil durumlar olabileceğini söyledi.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı