Enkaz bıraktı, helikopterle kaçtı

Doğan ULUÇ/BUENOS AİRES
22.12.2001 - 01:54 | Son Güncelleme: 22.12.2001 - 01:54

Yağmalama olayları sırasında 22 kişinin öldüğü Arjantin'de ekonomik enkaz bırakıp istifa etmek zorunda kalan Devlet Başkanı Fernando de la Rua, Başkanlık Sarayı'ndan helikopterle çıkabildi. Başkanın istifası üzerine protestolar sevinç gösterisine dönüştü.

Arjantin'de Devlet Başkanı Fernando de la Rua'nın istifası, şiddetin durmasına yardımcı olmadığı gibi, ülkedeki kaosu daha da derinleştirdi. Ülkede dört yıldır süren ekonomik krizi bir türlü dizginleyemeyen de la Rua, istifasının hemen ardından Başkanlık Sarayı'ndan helikopterle kaçarcasına ayrıldı. De la Rua, giderayak, polise geniş yetkiler veren sıkıyönetim kararını da yürürlükten kaldırdı. Protestocular, de la Rua'nın istifa ettiğini öğrenince, sevinç gösterileri yaptı.

De la Rua, ‘‘Aldığım istifa kararının, barışın geri dönmesine yardımcı olacağına ve halkın yasalara uymasını sağlayacağına inanıyorum’’ dedi. De la Rua'nın istifasının ardından, geçici olarak yönetim Senato lideri ve Peroncu Parti'nin Başkanı Ramon Puerta'ya geçti. Senato lideri 48 saatliğine bu görevi üstlenecek ve Kongre'nin acilen yeni bir başkan seçmesi gerekecek. Göstergeler, de la Rua'nın tam bir enkaz bırakıp kaçtığını ortaya koyuyor. 118 milyar dolar olan dış borç, 132 milyar dolara çıktı. Ülke çapında işsizlerin oranı, yüzde 20'yi aştı. 1998 yılından beri devam eden durgunluk, giderek daha da kötüleşti. Çatışmalarda 22 kişinin ölmesine ve 2 bini aşkın göstericinin tutuklanmasına karşın, olaylar durulmadı. Ülkede sıkıyönetim ilan edilmesinin, şiddeti daha da körüklediği ifade ediliyor. Göstericiler, dün Maliye Bakanlığı ile iki banka binasını ateşe verdi. Atlı polis, olaya müdahale ederken, gözyaşartıcı bomba ve tazyikli su kullandı. Polis, zaman zaman protestocuların üzerine ateş açmaktan da çekinmiyor.

ABD darbeden korkuyor

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Arjantin yorumu, ‘ABD bu ülkede darbe bekliyor’ yorumlarına yol açtı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, ‘‘Arjantin kurumlarının gücüne güvenimiz tam. Bütün Arjantinlileri, ülkeyi sürdürülebilir bir büyüme ve refaha yeniden yönlendirmek için çözüm bulmaya teşvik ediyoruz. Arjantin'in batı yarım küresinin en önemli demokrasilerinden biri olduğuna yönelik inancımızı yeniden dile getiriyoruz’’ denildi. Bu açıklama, ABD'nin, geçmiş zamanda yoğun bir askeri darbe geleneği bulunan Arjantin'de, benzeri yeni bir müdahaleden kaygı duyduğu şeklinde yorumlandı.

5 soruda kriz

Arjantin, bir zamanlar ekonomik açıdan çok güçlü değil miydi?

- Kesinlikle güçlüydü. 1930'lu yıllarda, Arjantin dünyanın önde gelen et ihracatcısıydı ve kişi başına düşen yıllık geliri, Fransa'nınkine eşitti. Ancak 1940 yılındaki kriz ve ardından gelen askeri yönetim, ülkeye ilk darbeyi vurdu. 1980'li yılların sonunda, enflasyon yüzde 200'e dayanmıştı.

Ülke o krizden nasıl kurtuldu?

- 1989 yılında işbaşına gelen başkan Carlos Menem, ticareti liberalleştirdi, hızla özelleştirmeye gitti ve endüstriyel büyümeyi sağlamak için bürokrasiyi azalttı. Ama Menem'in programı kamu açığı nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.

Herşey nasıl altüst oldu?

- Peso, dolara eşitlendi. Bu, ülkenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi zayıflamış bir kur sistemi ortaya çıkardı. Hiperenflasyon ortamında devreye sokulan bu sistem, durum normale döndüğünde kárdan çok zarar getirdi.

Şimdi ne oluyor?

- Hükümet dış borçları ödeme konusunda, aşırı derecede sıkışıp, emeklilik fonlarını bu borcu karşılamak için kullanmak isteyince, ekonomistler iki seçeneğin ortaya çıktığını söylediler. Birinci seçenek devalüasyondu.

Alternatif nedir?

- İkinci seçenek ise dolarizasyon yani, pezonun tamamen tedavülden kaldırılıp, yerine ABD dolarının geçirilmesiydi. Dolarizasyonun Arjantin ekonomisine faydası, yabancı yatırımcıların güveninin tazelenmesi ve pezonun olmadığı ortamda devalüasyon baskısının da ortadan kalkması olacaktı. Ayrıca bu durum, yeni Arjantin'e yeni yabancı yatırım umudunu yükseltecekti.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı