Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Temizel'in hali Apo'dan beter

Enis BERBEROĞLU

Bu ülkede vergi toplamaya kalkan asla cezasız kalmaz. İnanmayan eski Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in halini ibret alsın... Temizel'in geleceği Abdullah Öcalan'dan bile umutsuz. Çünkü Öcalan hiç değilse itiraf ettiği suçları yüzünden cezasını çekecek... Oysa zaten siyaseten kırmızı kartlı Temizel kuyruklu yalanlarla telef olacak.

‘‘Hangi yalanlar?’’ diye merak ettiyseniz sayalım...

* * *

Son vergi yasasını delebilmek için ortaya atılan yalanların ilkiyle başlayalım.

- Maliye vatandaşa gidip ‘‘Beyefendi, hanımefendi bu evi, otomobili hangi parayla aldınız, nereden buldunuz?’’ diye soracak.

Hayır, yalan... Maliye sadece söz konusu otomobili, evi satın alan paranın vergisi ödenmiş mi, ona bakacak... Yoksa, kimin, nereden, ne kadar para kazandığından vergi memuruna ne?

Gelelim ikinci yalana...

- Maliye işyeri basıp ‘‘Nereden buldun?’’ diye soruyor, ceza yağdırıyormuş...

Yine yalan... Çünkü anlattığımız gibi Maliye sadece vergisinin peşinde olduğu için önce vatandaşın beyanname vermesini beklemesi gerekecek. Yani işadamı, esnaf ve diğer Gelir Vergisi mükellefleri 1999 yılında kazanacak, harcayacak, tıpkı eskiden olduğu gibi 2000 yılı mart ayında beyanname verecek... Eğer ödeyeceği vergi harcamalarını karşılayacak kazancı izahtan uzaksa işte o zaman başı Maliye ile derde girecek...

O yüzden bu yıl emlak ve otomotiv piyasasındaki durgunluğu vergi yasasına bağlamak sadece yalan değil, cehalet ve kötü niyet eseridir.

* * *

Bakın bu köşede sayısız kez yazdık... Kayıt dışı ve kara para aynı anlama gelmez...

Devletin kayıt dışı ekonomiyle derdi vergi alacağından ibarettir. Kara para ise suç ekonomisindeki kazançtır... Uyuşturucu parası, silah kaçakçılığı geliri gibi... Bu işlere polis ve geçen yıl oluşturulan kara para ile mücadele kurumu bakar...

Ama ekonomi kayda geçmeden kara paranın takibi çok zor, hatta imkánsızdır. Vergi ödememekte direnenlerin yalan ve yanlışları yüzünden yasa delinir, kayıt düzeninden vazgeçilirse kara para lobisi yine kazanmış olacaktır...

Abdullah Öcalan'ın asılmasını bile tartışacak kadar hamiyetli Türk milleti... Vicdanında Zekeriya Temizel'e yer yok mu? Öcalan'ın kaderini tartışıp Temizel'i umursamıyorsak, çetelere, mafyaya, gelir uçurumuna müstehakız demektir.

O anın zabıtları

İDAM kararı çıktığı günden bu yana, o anı tartışıyoruz. 74 yıl önce Şeyh Sait asılırken, ‘‘o an’’ gazeteler tarafından tarihe dipnot olarak düşülmüştü. Bakın ‘‘o an’’ neye benziyor:

‘‘Gömleği giydirdiler, sessiz yürüdü. Sesini çıkarmadan asıldı. Son nefesini verince etraf alkışlarla çınladı. Kadınlar gönülden kopan sesle ‘Kahrol' diye haykırdılar... Seyre gelen halk ilmiği bir şeyhin boynuna geçirmek için birbirleriyle cenkleşiyor, müsabaka ediyordu. Aslan bir nefer Şeyh Ali'nin boynuna ilmiği bizzat geçirdi ve ipini çekti. ‘Şehit düşen kardeşlerimin kanını ödedim' dedi. Bundan sonra matbuat (basın), tayyareciler, muharebeciler, şoförler namına bu gruba mensup biri tarafından bir şeyh ipe çekildi. İpi çeken ‘varol' nidaları ve kadınların ‘yaşa' sesleriyle alkışlandı... (30 Haziran 1925 tarihli Vatan Gazetesi'nden aktaran Toplumsal Tarih Dergisi, Temmuz 1999 sayısı)



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI