Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Siyaset mecburi istikamet güdümünde

Enis BERBEROĞLU

SADECE tek parçadan hareketle bütüne yürümek ancak şiire yakışır...

Bir bakış veya eteğin örtemediği diz kapağından ilhamla kurulan gelecek hayalleri -iyi ifade edilmek koşuluyla- paylaşılmasa bile anlaşılır...

Ne var ki ikili ilişkilerde yaratıcı bulunan, şık duran <ı>tümevarım tekniği toplumsal düzlemdeki eşanlı denklemlerin çözümünde çaresiz kalır.

Anayasa Mahkemesi'nin kararı yeterince açık olmasına rağmen kafaların bu kadar karışması da yorum için kullanılan <ı>ölçek ve yöntemden kaynaklanıyor gibi geliyor bize...

* * *

Yüksek Mahkeme kararını <ı>Necmettin Erbakan'ın hapisten kurtulması haberi olarak yorumlayanlar aslında kendi içlerinde ikiye ayrılıyor:<ı> 1) Hoca'yı kurtarmaya yeminliler 2) Hoca'yı yok etmeye yeminliler...

Oysa bu tümevarım tekniği ve öznesi <ı>Necmettin Erbakan bir kenara bırakılırsa, Türkiye için tarihi bir fırsat penceresinin açıldığı anlaşılacak... Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar sayesinde özürlü Türk demokrasinin en büyük ayıbının temizlenmesi şansı yakalanıyor.

<ı>Sadece basın yoluyla işlenen suçlara getirilen affın iptali, daha geniş kapsamlı ve özgürlükçü düzenlemeye zemin hazırlıyor.

İşin gerisi Meclis'e kalıyor. Siyaset erbabı dilerse sadece kıymetli Hoca'larını kurtarmakla yetinir... Veya daha iyisi, fikir ve ifade özgürlüğüne konulan yasağı kaldırır, dolayısıyla aralarında <ı>Necmettin Erbakan'ın da bulunduğu 312 kurbanları kurtulur.

* * *

Aslında meselenin bu noktaya varmasına pek şaşırdık denilemez...

Çünkü detaylara takılmazsanız Türk siyasetinde son bir yılda oluşan iki ana eksen ortadadır: <ı>1) Siyaset ve hukukun Avrupa Birliği umuduyla Kopenhag Kriterleri referansıyla reformu 2) Ekonomiyi IMF-Dünya Bankası destekli (güdümlü?) programla toparlama çabaları...

Bu iki eksende kat edilen yol küçümsenemeyecek mesafeyi buldu. Dolayısıyla geri dönüşün faturası çok ağır hale geldi.

Liderlerin siyaset ve ekonomi sahnesinde müziği duymadan dans eden balerinler gibi isteksizce de olsa gerekli/zorunlu kararları almaya devam etmeleri tesadüf değildir...

Mecburi istikametin yarattığı rüzgárın dayatmasıdır.

Hiç kuşkunuz olmasın, Anayasa Mahkemesi kararı da önünde sonunda bu amaçlara hizmet edecek biçimde kullanılacaktır...

Fikir ve ifade özgürlüğünün yolunun temizlenmesi artık sadece zaman meselesidir, tersine kimsenin gücü yetmez.

KARŞI GÖRÜŞ-KATKI

‘‘Sevdiğimiz ortak arkadaşımızla acıyı paylaştık. Ama zeytinyağı gibi okul yönetimleri, sorunu etki alanlarının dışına taşıyarak ‘Ben çaresizim çözüm üretemiyorum' mesajı veriyorlar. Bence ‘akım' deyip telaffuz etmekten korktuğumuz şeylerin üzerine gidilip, biraz açmak lazım. Çok masum duygularla başlayan bu ‘akım' acaba uyuşturucu alışkanlığına alternatif mi oluyor? Bizim gençliğimizde de ‘örgütler' vardı. Ama çözümün polisiye tedbir almak olmadığı kesin.’’

(Neylan Uyar)

‘‘Her ne kadar petrol fiyatlarındaki artışlar bilinçli olarak engellenip enflasyon aşağıya geçici olarak aşağıya çekilmek istense de, 312. madde değişikliği ile birileri kurtarılmaya çalışılıp bir yerlere demokratik olduğumuz yutturulmaya çalışılsa da, her zaman birileri halkı kandırıp sonra da halkın avukatı olmak için ombudsmanlığa getirilmek istense de, Fenerbahçe sahada 6 yabancı ve safkan Nijeryalı ya da Boşnak Türklerle sahaya çıksa da, bizim asıl gündemimiz ekonomik sıkıntıdır. Öğretim üyesi olarak 350 milyon lirayla çalışmaktır...’’

(Yrd. Doç.Dr. Kenan Yıldız)

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI