Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Petrol Ofisi ihalesinde açıklanmayan sır ne?

Enis BERBEROĞLU

Her akşam TV ekranını kirleten yığınla zırva dinliyor, manşet marifetiyle propaganda okuyorsunuz.

Ama bu resmi gündemi ne kadar dikkatle takip etseniz de, çoğu gelişme sizin için sürpriz oluyor, fırsatları ıskalıyorsunuz, öyle değil mi?

Acaba neden diye düşündünüz mü... Çünkü ‘‘konuşan’’ hatta ‘‘geveze’’ bile sayılan Türkiye'de gündem katmanlara ayrılmış durumda...

Ne siyaset, ne temiz toplum soruşturmaları derin sır katmanına nüfuz edebiliyor. Tıpkı Petrol Ofisi ihalesinde olduğu gibi.

***

Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova önceki dayanamadı, yıllanmış esrar perdesini araladı:

- Petrol Ofisi ihalesinde yazılanlar olanların yüzde biri bile değildi. Genel başkanımız bunları açıklamadı, açıklayamazdı. Bundan sonra da açıklayacağını sanmıyorum.

Yalova, ismini açıklamadığı bir parti genel başkanı ile işadamının Petrol Ofisi ihalesine fesat karıştırdığını ima ediyor.

Gelin ihbarın kodunu çözmeye çalışalım... İhaleye bulaşan ‘‘genel başkan’’ muhalefetten olsa sözü dinlenmez. Demek ki ya iktidar ortağı veya en azından iktidara çok yakın bir isim.

‘‘İktidar ortağı’’ desek, bugünkü başbakan ile bugün parlamentoda temsil edilmeyen bir partinin eski başkanı töhmet altına girecek...

İyisi mi lafı çevirelim...

Peki ama Yolava'nın ‘‘bilen ama açıklamayan sayın genel başkan’’ diye andığı Mesut Yılmaz, o tarihte başbakan değil miydi?

Neden ihaleyi iptal etmedi, aksine kahramanca savundu.

***

Başbakan Mesut Yılmaz'ın Petrol Ofisi ihalesindeki savunması 19 Temmuz 1998 günkü Hürriyet'te Hürriyet Ankara Temsilcisi Sedat Ergin imzasıyla yayınlandı.

Özetle ‘‘Doğru yaptım’’ diyen Mesut Yılmaz, Petrol Ofisi'nin en yüksek teklifi verene değil, üçüncü sıradaki konsorsiyuma ihalesini üç gerekçeyle izah etti: ‘‘Önemli bir faktör grubun petrol sektöründe tecrübe sahibi olup olmadığıydı. İkincisi Petrol Ofisi gibi akaryakıt piyasasının yarısına hükmeden bir firmanın ufak bir grubun eline geçmesindense mümkün olduğunca halka açık bir yapı içinde olması tercihiydi. Üçüncüsü bu grubun daha verimli ve daha çağdaş bir işletmecilik zihniyetine ulaşması konusunda sunduğu iş planını dikkate aldık. Fiyat unsuru üzerinde durmadık...’’

Mesut Yılmaz, Petrol Ofisi ihalesinde ikinci sırada yer alan Doğuş Grubu ile üçüncü sıradaki konsorsiyum (Bayındır, Park Holding, İş Bankası ve Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası-PÜİS) arasında şu kıyaslamayı yaptı:

‘‘Bu unsurlar açısından baktığımızda üçüncü grubun ikinci gruba kıyasla şöyle bir üstünlüğü vardı. İş Bankası yeni özelleştirilmişti. Ortaklarıyla birlikte 100 bin kişilik ortaklık yapısına sahip. O grubun içinde yer alan PÜİS'in 2 bin 800 ortağı bu girişime hissedar olmak için taahhütte bulunmuşlardı. Ve nihayet İş Bankası'nın bu grubun içinde yer alması mali bakımdan da bize güven telkin etti. Bütün bu nedenlerden dolayı birinciliği bu gruba verdik ve kararımızı oy birliği ile aldık.’’

***

Lafı dolaştırmadan soralım... Yukarıdaki süslü cümleler mi doğru?

Siyasi namusuna güvendiğimiz Yüksel Yalova'nın anlattıkları mı?

Hangisi...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI