Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: İsviçre uzlaşması yeniden sağlandı

Enis BERBEROĞLU

Genç kuşaklar pek hatırlamaz, bu ülkede çok değil 20 yıl öncesine kadar uygulanan ekonomi politikanın yumuşak karnı döviz yokluğuydu.

Dikkat buyurun döviz kuru değil, dövizin varlığı, yokluğu sorundu.

Döviz yoksa, tüpgaz yoktu, kalorifer yakıtı yoktu, ampul yoktu...

O yüzden her hükümetin korkulu rüyası döviz yokluğuydu.

Hükümetler artık her nedense döviz kazanmanın yollarını aramak yerine, yolunu şaşırıp Türkiye'ye giren dövizlerin üzerinde kullanım tekeli kurmaya çalışırdı. Cebinde 100 dolarla yakalanan döviz kaçakçısı sayılırdı.

Beyoğlu'nun en namlı kabadayıları silahla yakalanmaktan çok kasasından çıkan ithal viski ve sigaradan dolayı ceza almaktan korkardı.

* * *

Hakkını teslim etmek gerekir ki, Turgut Özal dövize yasak getirmek yerine döviz kazanmayı akıl etti, ihracata dayalı ekonomik büyüme modelini kafamıza vura vura benimsetti.

Ama yine de ekonomiye yeterince döviz akışı sağlayamadı.

İşte o zaman Özal iman ettiği yoldan saptı, kara parayla anlaştı.

İsviçre'ye aracı yolladı, Türkiye'nin ne kadar ünlü döviz ve altın kaçakçısı varsa tamamını topladı. Türkiye'ye döviz getirmeleri için pazarlık başladı.

Yıllardan 1985'ti. Kaçakçılar dedi ki:

- Önce döviz kaçakçılığı suçundan aldığımız cezaları kaldır.

Turgut Özal dedi ki:

- Olur.

Kaçakçılar dedi ki:

- Altın ve değerli taş kaçakçılığından aldığımız cezaları kaldır.

Özal yine dedi ki:

- Olur.

1985 baharında birkaç hafta içinde kaçakçılıkla ilgili yasa tamamen değişti. Döviz ve altın kaçakçılığı nedeniyle verilen hapis cezaları kaldırıldı, mahpus kaçakçılar yüz bin lira para cezası ödeyerek kurtuldu. Ama bu taviz kaçakçılara yetmedi, dediler ki:

- Bizim dövizimiz kıymetli, normal kur yetmez, daha vereceksiniz.

İhracatta vergi iadesinin istismarına hükümet bu yüzden göz yumdu.

Kaçakçı parası 1 dolara Türkiye'ye gelmesi için 20 cent de rüşvet ödendi.

* * *

Türk ekonomisinin görüntüsü liberal oldu, ama altyapısı kanunsuz kaldı.

Kanunsuz ekonominin karanlık baronları güç kazandı.

Polise, ekonomik birimlere, devlete sızıldı.

‘‘Devlet adına çalışıyoruz’’ diyenler kamuyu soydu.

Türkiye ancak Susurluk kazasıyla ayıldı. Veya öyle sandık.

‘‘Kamyondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’’ nutukları boş kubbede hoş bir seda olarak kaldı, çünkü son vergi yasası değişikliğiyle İsviçre uzlaşması yenilendi. Hükümet ve devlet kayıt dışına teslim oldu.

Susurluk bize müstahaktır.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI