Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Işıkları kim söndürdü?

Enis BERBEROĞLU

Yazının devamının başlıktaki erotik havaya hiç uygun düşmeyeceğini peşinen itiraf edelim... Çünkü bizim öykümüzün sonunda ışıkları yakan orta boylu, topluca, çıplak başlı ve yaşca olgun bir adam...

Yani Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel...

Evet tahmin ettiğiniz gibi elektrikteki büyük muammaya kafayı takmış vaziyetteyiz. Çünkü bu ülkede emirin demiri kestiğini çok gördük ama...

Yetmeyen elektriğin talimatla yettiğine ilk kez tanık olduk.

* * *

Enerji Bakanı'nın ‘‘yok’’ dediği elektrik bir anda Cumhurbaşkanı marifetiyle nasıl var oldu...

İşin mantığını ancak Dünya Gazetesi'nin manşet haberini okuyunca anladık. Önce yerel efsaneleri bir yana bırakalım...

Elektrikte kurulu güç 26.3 bin MW... Tüketim ise 18.5 bin MW...

Yani káğıt üzerinde hiçbir sorun yokmuş gibi gözüküyor, ama hikáye.

Çünkü kurulu güç fiili üretim anlamına gelmiyor. Termik santrallar çok eski, doğalgaz santrallarını işletecek gaz bulunamıyor.

Gazımızın tek kaynağı Rusya...

Moskova ayısı da Çeçenlere kızdığında, Bakü-Ceyhan yüzünden alındığında, hatta havalar soğuyunca bile vanayı kısıyor.

(Tüm doğalgaz alımını tek kaynağa bağlayan Türk büyüğünü bu vesileyle rahmetle anıyoruz. Vizyonu sağolsun!)

* * *

Doğalgaz santralları üçte bir kapasiteyle çalışırken termik santrallarda bir arıza çıktığında üretim tüketimi karşılayamaz hale geliyor...

Kesintiye gitmemek için tek yol hidroelektik santrallarda (HES) fazla mesaiden geçiyor... Ama bu kaynaklardan elektrik üretimi için mevsim müsait değil... Kar ve buz baraj göllerine su akımını önlüyor. Aşırı yüklenme barajlardaki su seviyesini elektrik üretimi için zorunlu sınırın altına çekiyor... Sular biraz daha azalsa tabandaki kum ve çakıl tirbünlere akacak tamiri çok güç arızalara yol açacak.

Meselenin özeti işte böyle... Ortada sihir ve keramet yok, iki taraf var.

Ya birileri Mavi Akım anlaşmasını ve nükleer santralı haklı kılmak için elektrik varken bizlere ‘‘yok’’ diyor, boşuna karanlıkta oturtuyor...

Veya bir diğeri popülizm adına barajların dibini kurutuyor... Önümüzdeki günlerde bizleri zifiri karanlık bekliyor...

* * *

Işıkları kim söndürdü, kim yaktı...

Kime neden ve nasıl inanalım?

Bu sorular anlamlı da... Asıl mesele ne yazık ki başka...

Türkiye karanlığa gömülmemek için her yıl 5,5 milyar dolarlık yatırım yapmak zorunda...

Ama nasıl ve hangi kaynakla?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI