Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Ahlaksız servet

Enis BERBEROĞLU

Milliyetçi Anasol hükümeti, yakın tarihi istikrar paketi enkazlarıyla dolu Türkiye'de pek kolay olmayan bir ilke imza attı.

İlk kez bir istikrar paketi gelir artırıcı değil, tam aksine gelir azaltıcı önlemlerle açıldı.

Ne demek istediğimizi fazla kafa karıştırmadan anlatalım.

Eskiden hükümetin eli cebimizdeydi. Şimdi de öyle, ama bu kez bir eliyle aldığını öteki eliyle dağıtacak. Halktan alacak, zengine verecek.

Sosyal güvenlik yasa tasarısıyla alacak, enflasyon vergisiyle toplayacak, Mali Milat'tan, faiz vergisinden vazgeçerek, yeni krediler açarak şirketlere, büyük tasarrufçuya verecek.

Anlayacağınız genç kuşağın tabiriyle, ‘‘Bir nevi Robin Hood olayı’’... Yalnız biraz tersinden, çünkü fakirden alınan zengine gidiyor.

* * *

Turgut Özal'ın ‘‘Ben zengini severim’’ lafına takılan çok oldu.

Oysa merhum mütefekkirin tespiti Amerikan malıydı...

Son yılını yaşadığımız 1990'lar ABD'de zenginlerin sayı ve servetçe arttığı bir dönem oldu... Örneğin 1980'lerin başında ABD vatandaşlarının menkul kıymet portföyü 1 milyar dolar düzeyindeydi. 1998 yılında aynı rakam 10 kat büyüyerek 11 milyar dolara çıktı.

Yaklaşık çeyrek milyar nüfuslu ülkede serveti bir milyon doları aşan vatandaş sayısı 1980-90 döneminde dört yüz bin kişi artarak 3.2 milyona ulaştı. 1990'dan bu yana dolar milyonerlerine tam 1 milyon kişi eklendi.

Forbes'un önümüzdeki günlerde yayımlanacak ‘‘Zenginler Listesinde’’ bu yıl tam 250 dolar milyarderinin yer alması bekleniyor. Oysa aynı rakam daha geçen yıl sadece 60 kişiydi.

* * *

Demek ki Yeni Dünya Düzeni'nin gözde sınıfı zenginler... Hem ABD'de, hem Türkiye'de para giderek daha az elde toplanıyor.

Ancak servetlerin kaynağı farklı.

ABD'nin yeni zenginleri bilgiden para kazanıyor. Bilgisayar yazılımı, internet hizmeti gibi yatırımlar sahiplerini bir anda sıfırdan milyar dolarlık servetlere taşıyor.

Oysa bizimkiler paradan para kazanıyor. Hem de başkasının parasından servet yapıyor. Banka kuruyor, mevduatı sermaye sayıyor, sıkışınca hükümete ağlayıp, vergi yasasını deliyor, ucuz kredi, şirket kurtarma yasası peşinde koşuyor... Gariptir ama bu işlemlerin adına bu ülkede ‘‘girişimcilik’’ deniliyor. (Yabancı lügatlarda haydutluk diye geçer.)

Anlaşılan sermayenin kökeni servetin ahlaki seviyesini belirliyor.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI