« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Engellilerin “atla tedavisi”

Türkiye'de, engellilerin at binerek rehabilitasyonunu sağlamak amacıyla faaliyet gösteren bazı hipoterapi merkezlerinin ehil ellerde olmadığı ve ticari kaygıyla hareket edildiği bildirildi.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Türkiye Binicilik Federasyonu (TBF) Başkanı Armağan Özgörkey, tıp dünyasında “hipoterapi” olarak adlandırılan “engellilerin at sırtında rehabilitasyonu”nun uzun yıllardır gündemlerinde olduğunu söyledi.

Özgörkey, söz konusu yöntemin geçerliliğinin bilimsel olarak kanıtlandığını belirterek, kendisinin de bu terapi ile engellilerin sosyal hayata daha iyi adapte olduğuna tanıklık ettiğini ifade etti.

“Hipoterapi”nin federasyonlarının görevleri arasında olmadığını, ancak, faydaları çok ciddi boyutlarda kanıtlanmış olduğu için ilgi duyduklarını anlatan Özgörkey, şunları kaydetti:
“Federasyon içinde bir yönetim kurulu üyemiz, hipoterapiyi Türkiye'de doğru şekilde başlatmaktan sorumlu. Gaziantep'teki kulüplerimizin içerisinde de bir hipoterapi birimini pilot olarak başlattık. İşin terapi alanı başka bir şey. Bu tıp, psikoloji ve sosyoloji alanlarını kapsıyor. Bir de işin 'hipo', yani binicilik tarafı var. O da bizi ilgilendiriyor. Bizim yapacağımız 'hipo' tarafına destek vermek. Ancak, 'terapi' konusunda da, mümkün olduğu kadar yurt dışından getirdiğimiz uzmanlarla eğitim çalışmaları yapıp, bu konuda 'eğitici' yetiştiriyoruz.”

Özgörkey, Türkiye'de hipoterapi alanında kendi kontrolleri dışında çok sayıda aktivite gerçekleştiğini anlatarak, şöyle devam etti:
“Türkiye'de kendini hipoterapi merkezi olarak görüp de bu şekilde açılmış, ancak gerçek anlamda hipoterapi ile alakası olmayan bunu ticarete döken çok yer var. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerimizde zaman zaman görülebiliyor ve bu bizi üzüyor. Bu alan istismar ve suiistimal kapısı haline gelmiş durumda. Bu sorunu çözmek için de çalışma içerisindeyiz. Biz hipoterapi uygulamalarının doğru gerçekleştirilmesinin de takibini yapmak durumundayız. Çünkü iş sadece binicilikle bitmiyor, işin tıp alanı da var ve bu konuda doğru yerlerden destek almak gerekli.”

İlerleyen yıllarda bu alandaki uygulamanın çok daha iyi yapılmasını sağlayacaklarını belirten Özgörkey, “Bu işi yapmak isteyenlere tavsiyemiz bizden gelip en azından eğitimci talebinde bulunmaları” diye konuştu.

Binicilik sporu

Özgörkey, biniciliğin iki canlının bir arada yaptığı bir spor olduğunu belirterek, düşünülenin aksine tehlikeli bir spor olmadığını kaydetti.

Binicinin seviyesine göre ata bindirilmesi gerektiğini anlatan Özgörkey, şunları kaydetti:
“Eğer binici, binemeyeceği bir ata bindiriliyorsa, oradan bir kaza bekleyebilirsiniz. Bu da eğitimden, doğru antrenörden, doğru seçimlerden geçiyor. Maalesef bu konu da çok suiistimal ediliyor. Ben çocukluğumda hatırlıyorum, taş alanlarda ata binilirdi. Bugün halen Türkiye'de 'binicilik' başlığı altında bu kadar kötü yapılan uygulamalar var. Bunları aşmamız lazım.
TBF olarak sağlık sigortası uygulamamız var. Bu sigorta kapsamında kaza oranları ve kazadan dolayı yaralanma rakamlarına bakıldığında, neredeyse yok denecek kadar az. Yani kendini doğru sigortalatmış, doğru yerde at binen, doğru antrenörle çalışanlarda kaza oranı çok düşük. Şunu da unutmayalım, bir canlı ile yapılan sporun güzelliği kadar, böyle küçük riskleri de var. Ben 40 yıldır at biniyorum, en büyük sakatlıkları başka sporlarda yaşadım.”

Bunları da Beğenebilirsiniz