Enflasyonun üstü zam, altı performans

Hanife BAŞ
09 Nisan 2004 - 21:46Son Güncelleme : 09 Nisan 2004 - 21:46

Son 33 yılın en düşük enflasyon oranını yakalayan Türkiye'de, ücret zamları da düşüşten payını alıyor. Bugüne kadar bir önceki yılın enflasyon rakamlarına göre belirlenen ücret zamları yeniden yapılandırılıyor. Düşük enflasyonlu ülkelerdeki sistem geliyor. Yılda bir kez, enflasyona değil, performansa bakarak zam yapılması söz konusu olacak.


Türkiye'de enflasyon 33 yıl sonra ilk kez geçtiğimiz şubat ayında tek haneli rakama ulaştı. DİE verilerine göre, toptan eşya fiyatlarındaki yıllık artış şubat ayında yüzde 9.14'e, mart ayında yüzde 7.97'ye indi. Enflasyondaki yavaşlama faizlerin düşmesi, döviz kurlarındaki artışın durması, ekonomik büyümenin ihracata dönük sürmesi sonuçlarını doğurdu.

Enflasyondaki düşüş, herkesin hayatını etkileyecek. Özellikle de maaşlı ve ücretli kesimi. Düşük enflasyon, ücret zamlarının yeniden yapılandırılmasını gündeme getirdi.

Araştırmalara göre, şirketler ücret artışını 2004 yılına kadar üç ya da altı aylık periyodlarda yapıyorlardı. PricewaterhouseCoopers'ın (PwC) yaptığı 2004 Ücret Yönetimi Araştırması, ücret artış uygulamaları ve artış sıklığı konusunda şirketlerin 'enflasyon ayarlaması' yaptığını ortaya koyuyor. Enflasyon ayarlaması katılan şirketlerin yüzde 78'i tarafından altı aylık yapılıyor. Enflasyonun düştüğü bugünkü durumda ise, şirketler geçmiş enflasyon rakamları yerine gelecek yılın tahmini enflasyon oranına bakarak altı aylık ya da yıllık zam yapma yolunu seçiyorlar.

TEMMUZU ETKİLEYECEK

Yıllardır sürdürülen enflasyonla mücadele kapsamında düşen enflasyonun önümüzdeki Temmuz ayında yapılması gereken ücret zamlarını etkilemesi bekleniyor.

Personel Yönetimi Derneği (Peryön) Başkan Vekili Bekir Kural, enflasyon oranının yüzde 3-4 olması durumunda önümüzdeki Temmuz ayında birçok şirketin zam yapmayacağı tahmininde bulunuyor. Kural, enflasyon oranlarının düşmesi sonucu değişen zam oranlarından çalışanların motivasyonlarının bozulmasına dikkat çekiyor:

‘‘Çalışanlar enflasyonun düşük olduğunu düşünmeyecek. Az zam aldığını düşünecek, maaşını çevresindekilerle karşılaştıracak ve huzursuz olacak. Burada yöneticilere büyük görev düşüyor. Zammın nedenleri elemanlara anlatılmalı. Şu anda enflasyon oranları artık zamların yılda bire düşürülmesinin sinyallerini veriyor.‘‘

Kural ücret zamlarındaki yeni durumu olumlu buluyor. Ücret zamlarının artık enflasyona göre değil, performansa göre yapılacağını ve bunun da verimliliği artıracağını düşünüyor.

Düşük enflasyonun bulunduğu ülkelerde ücret artışlarında farklı etkenler rol oynuyor. Hay Group Danışmanlık Yönetici Ortağı Aylin Kayaalp, Bu ortamlarda ücret zamlarının arz ve talep dengesiyle oluşan piyasa koşulları, şirketin ve çalışanların performansıyla oluşturulduğunu kaydediyor. Kayaalp, Türkiye'de bugüne kadar yapılan yüksek oranlı ücret zamlarındaki en önemli faktörün enflasyon olduğuna dikkat çekiyor: ‘‘Ocak 2004'de yaptığımız araştırma, ücret artışlarının belirlenmesinde hala en önemli faktörün enflasyon olduğunu ancak piyasa artışını dikkate alan şirketlerin oranının da yüzde 34'e ulaştığını gösteriyor. Enflasyon düşmeye devam ederse, iki yıl içinde bu oranın daha da artacağını düşünüyoruz. Artık tek haneli ücret artışlarına kendimizi alıştırmamız gerekiyor.‘‘

YENİDEN YAPILANDIRMA

30 yıldır ücret araştırmaları yapan Poyraz Danışmanlık'ın yönetim danışmanı Ali İhsan Poyraz, ücretlerde bir yeniden yapılandırma döneminin yaşandığını söylüyor:

‘‘2001-2002 yıllarında ekonomik kriz nedeniyle şirketler tasarruf önlemleri almış ve büyük oranda personelin işine son vermişlerdi. Şimdi şirketler bu toparlanma döneminde, bu değerli elemanların yerine yeni istihdamlar yaparken ücretlerini de yeniden yapılandırma yoluna gidiyorlar.‘‘I

İktisatçı Mustafa Sönmez, enflasyonun tek haneye inmesinin faturalarının da bulunduğunu belirterek, bunları şöyle sıralıyor:

‘‘İç pazarın kuruması, iflaslar, reel gelirlerin azalması, yoksulluk, yatırımların durması, yoğun işsizlik, TL'nin aşırı değerli tutularak yeni bir krize çanak tutulması. İhracat için yoğun emek sömürüsü, kamu ve mal hizmetlerinin ucuza sunulmasından doğan toplumsal maliyet.‘‘ İmalat sanayinde özel firmalarda 2000'den 2003'e reel ücretlerin yüzde 20'ye yakın geriletildiğine dikkat çeken Sönmez, ‘‘Reel ücretlerde gerileme özellikle ihracata dönük bazı sektörlerde daha fazla oldu. İşçi başına katma değer artışı oldu ama bu verim artışından ücretlilere pay verilmedi‘‘ diyor.


Toplam paket yaklaşımı


PwC İK Hizmetleri Bölüm Yöneticisi Murat Demiroğlu, düşük enflasyonlu bir ekonomide kurumların ve çalışanların ücretlere farklı açıdan bakmaları gerektiğini dile getiriyor. Yeni sistemde performansa dayalı prim, ikramiye gibi kavramların önem kazanacağını belirtiyor:

‘‘Kısa vadeli teşviklerin yanı sıra uzun vadeli teşvik planları da konuşulmaya başlanıyor. Düşük ücret artışlarıyla birlikte ücret paketinin kapsamını genişleten, nakit ücret, yan ödemelerin yanı sıra gelişim ve işin doğasını da içeren toplam ücret paketi yaklaşımı daha da öne çıkıyor. Bu noktada kurumun çalışanlarla iletişimi önem kazanıyor.‘‘ Demiroğlu, üç aylık zamların artık ortadan kalkmaya başladığını belirterek, yılda iki kez ya da bir kez zam yapılma eğilimi bulunduğunu söylüyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı