Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enflasyon muhasebesine geçilebilir mi?

<B>ENFLASYONLA</B> yaşamak zorlaştıkça iş álemi haklı olarak <B>enflasyon muhasebesine</B> geçilmesini istiyor. Çünkü, şirketler yıl içinde elde ettikleri kazançları üzerinden vergi verirken, kazançlarının, enflasyonla eriyen sermayelerini yerine koyan kısımları da vergiye tabi oluyor. Sonuç olarak, <B>şirket kazançları üzerinden alınan vergiler sermayenin de vergilendirilmesi anlamına geliyor.</B>

Ayrıntıda karmaşık bir sistem olduğu halde, enflasyon muhasebesinin, kazançların enflasyondan arındırılmış hale getirilmesine yaradığı söylenebilir. Bu şekilde, şirketler nominal kárları üzerinden değil, enflasyon yoluyla eriyen sermayelerini yerine koyduktan sonra çıkan reel kazançları üzerinden vergi verecekler.

GERÇEKÇİ DEĞİL

Enflasyon muhasebesine geçildiğinde, kár eden şirketler doğal olarak kazançlı çıkacaklar. Çünkü, kazançlarının bir bölümü vergiden muaf hale gelecek. Buna karşılık, devletin vergi gelirleri düşecek.

Enflasyon muhasebesine geçildiğinde, daha az vergi veren üretim kesiminin üretiminin artacağı ve kárlarının artmasından dolayı ödeyecekleri toplam vergilerin enflasyon muhasebesinin uygulanmadığı duruma göre düşmeyeceği savı ise gerçekçi değildir. Çünkü, kazançların bir yüzdesi olarak alınan vergiler kazanç üreten faaliyetin düzeyini değiştirmez. Bir başka deyişle, enflasyon muhasebesine geçmek üretim düzeyini etkilemez.

Sorun da burada yatmaktadır. Muhasebe sistemi değiştiğinde üretim düzeyi değişmeyeceğinden devletin vergi gelirleri mutlak olarak azalacaktır. Enflasyonla mücadele edildiği bir dönemde ise zaten vergi toplamakta zorlanan devletin herhangi bir gelir kaybına tahammülü yoktur.

Bu nedenle, siyasiler, iş áleminin enflasyon muhasebesi konusundaki taleplerine sıcak bakıyor gibi görünseler de, 18. stand-by'ın uygulamada olacağı süre içinde Türkiye'nin enflasyon muhasebesine geçme olanağı yoktur. Zaten çarpık olan vergi sistemi bu dönemde çarpık olmaya devam edecektir. Tek umudumuz vergi yapısının daha da çarpıtılmaması olmalıdır.

FIRSAT KAÇTI

Türkiye, enflasyon muhasebesine geçme şansına 1980'lerin başında sahipti. O dönemde de, enflasyon seviyesi, enflasyon muhasebesi uygulamasını teknik olarak gerektirecek düzeydeydi. Özellikle, Katma Değer Vergisi'ne geçildiği dönemde enflasyon muhasebesine geçiş daha kolaydı. O dönemde geçilebilseydi, belli ölçülerde, değişen vergi gelirlerinin yapısıyla kamu finansmanındaki bozulmanın da önüne geçilebilirdi.

Gelinen noktada böyle bir olanak yoktur. Söylendiği gibi, Türkiye'nin enflasyon muhasebesine 2003 yılında geçebilmesi de çok olası değildir. Ne zaman bu sisteme geçeceğimiz elbette enflasyondaki gidişata bağlıdır. Fakat, şaka gibi olsa da, şunu söylemek gerçekçi olacaktır:

‘‘Türkiye, enflasyon muhasebesine geçmeye ihtiyaç duymayacağı zaman enflasyon muhasebesine geçebilir.’’
X