Enflasyon mu kurların istikrarı mı?

Hürriyet Haber
30 Ocak 2002 - 00:00Son Güncelleme : 30 Ocak 2002 - 00:01

DÖVİZ kurlarının istikrarı konusunda o kadar çok yazı yazdım ki, ben yazmaktan, sizler okumaktan bıktınız. Son gelişmelerin önemini göz önüne alarak bir kez daha bu konuda yazıyorum.Doların fiyatı 1 milyon 700 bin liraya kadar fırladıktan sonra aynı hızda aşağıya indi. Bu süreç içinde ekonomideki hiçbir denge değişmedi. Değişen, IMF'nin ek mali desteği ile ileriye dönük beklentilerin biraz daha düzelmesiydi.Döviz kuru çıkarken ‘‘istikrar’’ önerilerimiz Merkez Bankası'nın dövizi biter ve ekonomik krize davetiye çıkarır diye rağbet görmedi. Halbuki, Merkez Bankası'nın dövizi bitmezdi. Çünkü, döviz kurlarında istikrarı gören vatandaşlar geçen yılın şubat ayından beri yastık altına götürdükleri dövizlerin hiç olmazsa bir kısmını sisteme geri getireceklerdi. Yani, Merkez Bankası, döviz satarak sağlayacağı istikrarın ertesinde döviz rezervlerini artırabilirdi.AKTİF OLMAKŞimdi dolar kuru 1 milyon 300 bin liraya kadar düştü. Çıktığı en yüksek noktadan yüzde 30 geriledi. Merkez Bankası bu süreçte de müdahale etmekten kaçındı. Eleştirilere yanıt olarak bankaların açık pozisyona geçmemelerini tavsiye ederek dövizdeki düşüşe dur demek istedi. Bu çeşit çıkışlar da önemlidir, ama orta dönemde bir işe yaramaz. Gerekli olan Merkez Bankası'nın döviz kurlarının istikrarı konusunda inandırıcı olana kadar döviz piyasasında aktif olmasıdır.Döviz alarak Merkez Bankası kurların düşmesini engellemek istemiyor. Çünkü, Merkez Bankası'nın döviz alması, piyasaya TL çıkarması anlamına gelir. Bu politika da enflasyonisttir. Halbuki, yasada yapılan değişiklikle Merkez Bankası'nın öncelikli hedefi kurların istikrarı değil, fiyat istikrarı olarak saptanmıştır. Ama, hedefi ne olursa olsun, hiçbir merkez bankası kendi bastığı para üzerinde yapılan spekülasyona izin veremez.YANILGILARÇok yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçerken, bu konuda yanılgıya düşülüyor. Birinci yanılgı, döviz kurları istikrara kavuşmadan enflasyon ile etkili mücadelenin yapılabileceğini düşünmektir. Kurların ve fiyatların istikrarı ‘‘tavuk-yumurta’’ sorunu gibidir. Biri olmadan diğeri olmaz. Ama, kısa dönemde, Merkez Bankası'nın kurların istikrarını seçmekten başka bir seçeneği yoktur.Kaldı ki, Merkez Bankası'nın döviz alarak kurları istikrara kavuşturması, döviz rezervlerini artırıcı bir politikadır. Yani, döviz rezervlerini takviye etmek için önemli bir fırsat yakalanmıştır.İkinci bir yanılgı, Merkez Bankası'nın döviz almasının enflasyonist olacağını düşünmektir. Çünkü, Merkez Bankası döviz alarak piyasaya vereceği TL'yi başka araçlarla geri çekebilir. Bunu yapabilmesi için de elinde yeteri kadar araç vardır. Bu araçları kullanmak faizleri artırabilir. Hazine bu işe kızabilir. Her şeyin de Merkez Bankası tarafından düzeltilmesi beklenmemelidir.Faizlerin bir miktar yükselmesi kötü bir şey değildir. Döviz kurlarındaki istikrar için faizlerin yükselmesi enflasyon ile mücadeleye güç verecektir. Daha da önemlisi, kurlardaki istikrar TL üzerinde yapılan spekülasyonu azaltacaktır.Merkez Bankası'nın olaylara seyirci kalarak ne kurlardaki istikrarı, ne de fiyat istikrarını sağlayabilmesi mümkün değildir.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı