Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enflasyon coşarken faiz indirimi hayali

Piyasa oyuncuları, TİM, ve daha bir sürü insan Merkez Bankasının radikal bir şekilde faiz indirimine gitmesini istiyor. İsterler tabii, neden istemesinler. Ama bu isteğin gerçekleşmesi mümkün mü derseniz, o zaman durum değişiyor…

Fiyatları hızla artan emtia fiyatları tüm dünyada enflasyon riskini yeniden hortlattı. Bu durum, küresel anlamda yeniden enflasyon baskısının hissedildiği bir döneme gireceğimizin işareti. Türkiye’de ise bu baskıyı hissetmeye henüz başlamadık.

 

Hazine’den sorumlu devlet bakanı Mehmet Şimşek bugün TÜSİAD’ın düzenlediği bir toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlarken benim yukarda yaptığım analizin bir benzerini yaparak yüksek çıkan enflasyon rakamlarının sebebi olarak küresel bazda hızla yükselen emtia fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıyı gösterdi.

 

Doğru, petrol ve metal fiyatlarındaki artış Türkiye’de de enflasyonist baskı oluşturacak. Ama emtia piyasalarında kontratların ağırlıklı olarak 3-6 aylık vadelerle yapıldığını bildiğimden, bu alandaki fiyat artışının enflasyon üzerindeki etkisinin henüz hissedilmediğini düşünüyorum. Bana göre bu alandan gelen fiyat baskısı 2008’den itibaren enflasyon rakamlarında hissedilecek.

 

Gelen rakamları tekrarlamanın bir anlamı yok. Ama şunu bir kere daha vurgulamamız gerek, gelen son rakamlarla birlikte TÜFE yüzde 8,40, ÜFE ise yüzde 5.65 seviyesine çıktı. TÜFE için Merkez Bankası’nın çizdiği artı-eksi iki puanlık bandın da dışına çıkmış olduk. Çıkmak ne kelime roket hızıyla fırladık desek bile yeridir…

 

Merkez Bankası’nın bu yılki hedefi yüzde 4’lük bir enflasyon rakamıydı. Bunun rakam çerçevesinde oluşturulan dalgalanma bandı ise yüzde 2-6’lık bir enflasyon aralığını kapsıyordu. Oysa TÜFE’yi yüzde 8’in üzerine fırlatan bu son enflasyon rakamıyla birlikte hedefin iki katından fazla bir rakama çıktık.

 

Gelecek aylarda da enflasyon açısından olumlu bir seyir beklemek hayal olacak. Geleneksel olarak yüksek gelen hizmet fiyatlarına ek olarak kamu zamları ve ÖTV artışlarının etkileri daha birkaç ay sürecek. Gıda fiyatlarının etkisini de göz ardı etmemiz lazım. Hele de kuraklık etkisi… Bugün bir açıklama yapan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'nin buğday üretiminin bu yıl 2006'ya göre yüzde 13,3 azalarak 17,3 milyon ton, arpa üretiminin ise yüzde 22,4 düşüşle 7,4 milyon tona gerilemesinin beklendiğini açıkladı. Rekoltedeki bu düşüşünün fiyat baskısı olarak yansımayacağını düşünebilir miyiz?

 

Ya da yılsonu yaklaşırken Ankara’da taksi fiyatlarına yapılan yüzde 17’lik zam gibi enflasyon hedefini kat kat aşan özel sektör zamlarının etkisi…

 

Tüm bunlardan sonra aklıma ister istemez şu soru takılıyor:

Göz var izan var, bu enflasyon rakamları varken faiz indirimi olur mu?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI