Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enflasyon altında muhasebe

Ege CANSEN

Gerek dünyada, gerekse Türkiye'de en yaygın mesleklerden biri muhasebedir. İster kâr amacı güden şirketler olsun, isterse kâr amacı gütmeyen kamusal kuruluşlar veya dernekler, her yerde ‘‘muhasebe’’ vardır. Muhasebe, bu kadar yaygın bir meslek dalı olmasına karşılık, acaba iktisadi kalkınmanın esası olan ‘‘kaynakları doğru tahsisi’’ meselesinin çözümünde kullanılabilecek doğru bilgileri üretip, karar vericilere sunabiliyor mu? Cevap, hayır.

* * *

Yurdumuzda, muhasebe denince akla ilk (ve de son) gelen kavram ‘‘vergİ’’dir. Devlet, halktan zorla para toplar. Buna vergi denir. Halk da kazandığı parayı devlete kaptırmamak için binbir yol arar. Devletle vergi mükellefi arasındaki bu ilişki, muhasebe düzeni içinde belli kayıtların tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Muhasebe bunun için tutulur. Vergi hariç, kimse muhasebeyle ilgilenmez. Bu sebeple, ‘‘muhasebeci’’, ‘‘maliyeci’’, ‘‘mali müşavir’’, ‘‘hesap uzmanı’’ gibi unvanlar, sadece ‘‘vergi hesapçısı’’ veya ‘‘vergi uzmanı’’ anlamına gelmektedir.

* * *

Şimdilerde dünyada bir ‘‘ekonomik kriz’’ fırtınası esiyor. Amerikan Merkez Bankası Başkanı'na göre, bu krizin ortaya çıkmasında doğru ‘‘muhasebe bilgileri’’nin talep edilmemiş ve üretilmemiş olmasının payı vardır. Greenspen ülke ekonomilerini krizlerden korumak için ‘‘yeni muhasebe’’ standartları istemektedir. Mesela, Japonya'da bankaların bin (1000) milyar dolarlık sorunlu kredisi olduğu ortaya çıktı. Japon devleti, bu batakların ulusal ekonominin canına okumaması için, halkın 500 milyar dolarını gözden çıkardı. Acaba Türk bankacılık sektöründeki sorunlu kredi toplamı ne? Bu sorunlu kredileri halletmek ülkeye kaça patlayacak?

* * *

Muhasebe bir ölçme disiplinidir. Muhasebe, sermayeyi, borcu, alacağı, ciroyu, maliyeti, kârı, zararı ‘‘bilimsel’’ esaslara göre ölçer, zamanlar ve kendi özel teknikleriyle kayda geçirir. Sonra da bunları, anlaşılır bir şekilde kamuya sunar. Ölçmenin doğru olması, yani tabloların, firmaların gerçek durumlarını yansıtması için (1) doğru yöntemler ve (2) güvenilir ölçü birimi kullanmak şarttır. Muhasebenin ölçü birimi, ‘‘para’’dır. Türkiye'de muhasebenin temel sorunu bir değil, ikidir. (1) İktisadi bakımdan doğru ölçme yöntemleri kullanılmaz, (2) ölçü birimi olan ulusal para (TL) enflasyon yüzünden işe yaramaz. Enflasyonist bir ortamda, yayınlanan tabloların bir anlam ifade etmesi için, bunların ‘‘enflasyona göre düzeltilmesi’’ şarttır. Pek tabii, muhasebe standartlarının da dünya uygulamasına uydurulması gerektir.

SPK; şimdi halka açık şirketlerde enflasyon muhasebesini zorunlu kılmaya hazırlanmaktadır. Karar, doğrudur. Ancak, bu standardın ülkemizde mecburi hale getirilişi sırasında, SPK tarafından istenilen diğer bilgi ve belgeler bir defa daha gözden geçirilmeli ve halka açık şirketler, bürokratik külfetlerden mümkün mentebe kurtarılmalıdır.

SON SÖZ: Yanlış ölçen, yanlış biçer.



X