Gündem Haberleri

    Enerji ile kültür karşıkarşıya

    Hürriyet Haber
    26.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ilısu barajı enerji acığını kapatacak, ama bir tarih de yok olacak

    Güneydoğu Anadolu Projesi kısa adıyla GAP Projesi Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük projesi. 1970'li yıllarda Fırat ve Dicle havzaları üzerinde sulama ve hidroelektrik enerji üretimini amaçlayan projeler olarak planlanan GAP, 1980'den sonra çok sektörlü, sosyo-ekonomik kalkınma planı haline dönüştürüldü. 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.7 milyon hektar alanda sulama sistemleri yapımını öngeren projenin toplam maliyeti 32 milyar dolar yani 7 katrilyon 224 trilyon 452 milyar TL.

    Bu büyük proje içinde en çok tartışılan konu Ilısu barajı oldu. Çünkü Ilısu Barajı, bu güne kadar bilindiği kadarıyla 2000 yıllık kültürel tarihi olan Hasankeyf'i sular altında bırakacak.

    Hasankeyf'in kurtuluşu için ilk umut ışığı, 16 Haziran 1999 tarihinde İtalyan hükümetinden geldi. İtalya, Ilısu Barajı'nın yeri ve getireceği sonuçları yeniden değerlendireceklerini belirterek, krediyi askıya aldığını duyurdu. Ardından İngiltere basınına yanısıdı konu. İngiliz basınında Hasankeyf'in kültürel ve tarihi değeri işlendi. Ancak bu haberlerin yanında bölgede yaşayan insanların etnik kimliklerinin öne çıkarıldığı ve bu insanların evlerinden edileceği yönünde birkaç haber de yer aldı.

    HASANKEYF YALNIZ DEĞİL

    GAP projesinin tehlikeye attığı tek tarihi kent Hasankeyf değil, temeli atılmış olan Birecik Barajı, Belkıs Zeugma antik kentini sular altında bırakacak. Keban baraj gölünün altında kalan antik eserlerin tam dökümü bilinemiyor. Barajın sularından kurtulan anıt sayısı çok az. Atatürk Barajı'nın altında kalan Samsat höyük ve antik yerleşim hakkında birkaç çizim ve fotoğraftan başka birşey kurtarılamadı. Vadi ağızlarındaki tarihi yerleşimler ve baraj gölleri ikilemine sadece Anadolu'da rastlanmıyor. Bu konudaki en büyük tartışma Mısır'da yaşanmıştı hatta tartışmalar uluslararası boyutlara taşınmıştı. Mısır hükümeti Ramses'in ünlü eseri 'Ebu Simbel'i taşımıştı. Şimdi Ebu Simbel'in yerinde Asuan Barajı var.

    KİM NE DİYOR, NE DEMİYOR

    Baraj yapılmalı

    DSİ Genel Müdürü Doğan Altınbilek

    Baraj gölünün oluşabileceği fiziksel alan ve jeolojik veriler açısından Dicle üzerinde büyük baraj yapılabilecek en uygun, hatta tek bölge Hasankeyf. Ilısu Hidroelektrik Santrali yıllık 3.8 milyar kilowatsaat enerji üretecek. Aynı sorun Atatürk, Keban ve Karakaya'da da yaşandı. PKK yandaşı bir takım yazarlar İngiliz basınında, çevrecileri ve kültür varlıklarına sahip çıkan sivil toplum kuruluşlarını da kullanarak Türkiye aleyhine kampanya başlatmaya çalışıyor. Biz tarihi eserlerin kurtarılması için parayı sağlıyoruz. Bölgede yapılan en büyük arkeolojik çalışma bu. Taşınabilecek eserler taşınacak, kalanları tescil ettirilecek.

    Baraj yapılmamalı

    Hasankeyf arkeolojik çalışmaları 1985 yılında başlatan ve halen başkanlığını yapan Prof. Dr. Mehmet Oluş Arık

    Bilinen bir örnek olduğu için Efes antik kentiyle karşılaştırın. Geçtiğimiz yıl Efes'te kazıların 110. yılı kutlandı. Farklı bir coğrafya, farklı bir medeniyetin eseri olmasına rağmen, Hasankeyf hacim olarak en az Efes kadar. O kadar büyük bir alanı tarıyoruz. Üstelik daha ilk katmandayız. En az 50 - 60 yıllık bir kazı yapılması gerekiyor. Taşıyacağımız Hasankeyf'in yüzde 10 ya da 15'i. Çünkü ancak düzgün kesme taştan inşa edilmiş eserler taşınacak.

    Hasankeyf Vakfı Kurucu Üyesi Av. Murat Cano

    Ilısu - Cizre Baraj ve Hidroelektrik Santral Projeleri Güneydoğu Anadolu'nun ve Türkiye'nin sanayileşmesine, kalkınmasına her yurtsever gibi ben de karşı değilim, olmam da. Ne var ki; söz konusu proje Antik Hasankeyf'i yutarak yok edecektir. Antik Hasankeyf, Güneydoğu Anadolu'nun en önemli ortaçağ yerleşimlerinden biridir. Mevcut Ilısu Baraj Projesi, 20 yıl kadar önce kültür varlıkları hesaba katılmadan hazırlanmış bir projedir. Proje bugün ulaştığımız tarih bilinci ve sorumluluğuyla çelişmektedir.

    Üzgün olanlar

    Turizm Bakanı Erkan Mumcu

    Hasankeyf'in baraj göl alanı altında kalmasından dolayı çok üzgünüm. Hem bir vatandaş olarak, hem de turizm bakanı olarak bu üzüntüyü duyuyorum. Ama bazı şeylerin yapılması bir zorunluluksa, yani şartlar bizi zorluyorsa kabullenmek zorundayız. Bu konuda, herkes birşeyler söylüyor, birşeyler yapmaya çalışıyor. Bunların en iyi sonucu getirmesini diliyorum.

    Kültür Bakanlığı

    1986-1992 yılları arasında Prof. Dr. Oluş Arık başkanlığında bilimsel kazılar yapılmasına izin verilmiş ve Hasankeyf'teki Sultan Süleyman Camii, Koç Camii, Zeynel Abidin Türbesi, Kızlar Camii ve Rızk Camii gibi anıtsal yapıların fotogrametrik rölöveleri yapılmıştır. Arkeolojik kazılara 1999'a kadar ara verilmiş ve anıtsal eserlerin muhtemel nakil projeleri için hazırlık araştırmaları yapılmıştır.

    Alternatif öneri

    Prof. Dr. İlhan Avcı İTÜ İnşaat Fakültesi Hidrolik Anabilim Dalı

    Bugün üzerinde çok konuşulan ve tartışılan Ilısu Barajı projesi de bundan 20 yıl önce dar kadroyla ve klasik planlama anlayışıyla planlanan ve projelendirilerek bir proje olup, değil uluslararası ve Dünya bankası standartlarında, 1993 yılında yürürlüğe giren kendi ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) formatımıza uygun bir 'çevresel yapılabilirlik' değerlendirmelerinden bile yoksundur. Yani bu proje çağdaşlaştırılmaya muhtaçtır ve alternatifsiz değildir. Dicle üzerinde Hasankeyf'in kuzeyindeki kollar üzerinde ve biraz güneyinde yapılacak daha küçük barajlar ile aynı optimal yarar sağlanabilir.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı