Enerji Bakanlığı'ndan Dünya Bankası'na cevap

Hürriyet Haber
13.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Elektrik alımında garantiyi kaldırırsak enflasyon azar

Enerji Bakanlığı, Dünya Bankası'nın geçen hafta tartışma yaratan ‘Enerji Raporu’na, bir raporla cevap verdi. Bakanlık, ‘‘İmzalanmış sözleşmeleri iptal edersek hukuki sorun çıkar. YİD modeliyle yapılan santrallardan elektrik alım garantisi hemen kalkarsa, enflasyon azar’’ denildi.

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, elektrik üretiminde devletin alım garantilerini kaldırmasını isteyen Dünya Bankası'na, bu isteğin kabulu halinde elektrik fiyatlarında önemli artışlar olacağını ve bunun da enflasyonla mücadele programını olumsuz etkileyeceğini bildirdi.

Bakanlık; Dünya Bankası'nın enerji sektöründe yeniden yapılanma programına ilişkin radikal öneriler içeren raporuna, ayrıntılı bir cevap gönderdi. Hazine Müsteşarlığı'na gönderilen 15 sayfalık raporda Enerji Bakanlığı, elektrik sektöründe yeni piyasa modeli, elektrik satış tarifeleri, devletçe üstlenilen alım garantileri, TEAŞ'ın finansman darboğazı ve bunun giderilmesine ilişkin öneriler tek tek ele alındı.

Cevap yazısında, Dünya Bankası'nın sektörde uygulanmasını istediği yeni politikalarda rastlanan çelişkiler, yaklaşım farklılıkları ile Türkiye koşullarına uymayan noktalar tek tek sergilendi.

DARBOĞAZI ÖNLEDİ

Bakanlık cevabında, Unimar, Trakya, Ova, Esenyurt ve Çamlıca santrallarının, pahalı elektrik ürettiği kabul edilerek, santral sözleşmelerinin Süleyman Demirel'in başbakan olduğu 49. Hükümetin Enerji Bakanı Ersin Faralyalı döneminde imzalandığı hatırlatıldı. Yazıda şöyle denildi:

Yap-İşlet-Devret (YİD) modeline artan ilgi sayesinde, firmaların yoğun bir rekabet ortamında yarıştırılmaları sağlanarak bu sayede birim enerji fiyatlarında önemli düşüşler sağlandı. Son dönemde YİD modeli için alınan bazı projelerde Yap-İşlet (Yİ) tekliflerinden bile ucuz teklifler elde edildi.

Yap-İşlet projeleri ortalama tarifeleri 4.1 cent-4.5 arasındayken, son YİD projeleri tarife teklifleri 3.21 ile 4.38 arasında değişmektedir.

YENİ PİYASA MODELİ: Dünya Bankası'nın bu konudaki önerileri, Bakanlıkca hazırlanan Elektrik Piyasası Kanunu ile uyum içinde. Dünya Bankası ile Bakanlık arasındaki en önemli fark, yeni piyasa modeline geçişe ilişkin yöntem ve zamanlama konularında.

KISA VADELİ HEDEF RİSKLİ: Çıkarılacak yeni yasada; kamu varlıkları mülkiyetinin devri, piyasa faaliyetlerinin rekabet açılma oranları ve devletin üstlendiği enerji alım garantilerinin kademeli biçimde kaldırılması Konularında çok kısa vadeli hedef tarihleri koymak risklidir. Programın daha ilk aşamasında, ithalat-ihracat faaliyetlerinin, serbest bırakılması sakıncalıdır.

DANIŞMAN FİRMA İSTEMEDİ: Yasa taslağını hazırlayan müşavir firma Deloitte & Touche'un, bizzat Dünya Bankası'nın listesinden ihale yoluyla seçildiği vurgulanarak, bu firmanın, hedef tarihlerin yasada açıkça yer almasını ‘riskli’ bulduğu belirtildi.

ENFLASYON AZAR

Bakanlık, devletin üstlendiği ‘alım garantileri’nin kademeli olarak kaldırılmasını prensipte kabul ettiklerini bildirdi. Ancak bu konuda da ‘‘Yeni alım garantilerinin verilmemesi durumunda, hızla artmakta olan elektrik enerjisi talebinin karşılanamaması, elektrik fiyatlarında önemli artışlar gerçekleşmesi ve enflasyonla mücadele programı bu durumdan olumsuz etkilenmesi sözkonusu olabilecektir’’ ifadesi yer aldı.

Bu saptamalar; Dünya Bankası'nın yeni piyasa modeline ilişkin önerilerinin, kendi önerdiği firmanın yaklaşımıyla çelişki içinde olduğunu ortaya çıkardı.

İPTAL SORUN YARATIR

Bakanlık, Dünya Bankası'nın elektrik dağıtım tesislerinin işletme hakkının devri talebini ‘katı bir tutum’ olarak niteledi. Yazıda, bu devirlerin; ilk beş yılda 15.1, 10 yılda 48.5, 30 yıl toplamında da 333.5 milyar kilovatsaat kaçak elektriğin kullanımını önleyeceği belirtilerek bu kazancın parasal karşılığının ise 23.3 milyar odolar olduğu kaydedildi. Yazıda, uzun süren bir prosedür sonucu imzalanan sözleşmelerin iptali halinde, yıllarca sürebilecek bir hukuki anlaşmazlığın doğacağı vurgulandı.

Bakanlık: Elektriğe toptan zamma karşıyız

ENERJİ Bakanlığı'nın raporunda, Dünya Bankası'yla yapılan ‘İkraz Anlaşması’ gereğince; 2000 yılında TEAŞ'ın ortalama satış tarifesinin, kilovatsaat başına 4.5 cent olması gerektiğini belirtilerek, bu rakama ulaşılabilmesi için elektrik fiyatlarına ‘‘Ocak ayında yüzde 2.1, Şubat-Mart'ta yüzde 2.6, Nisan-Aralık dönemine ilişkin dokuz ay boyunca ise yüzde 3.51 zam yapılması gerektiği’’ yer aldı.

Yazıda, 2000 yılı için Hazine'nin verdiği dolar ortalaması 574 bin lira olduğu belirtilerek, şöyle denildi: ‘‘ABD doları ortalaması, 574 bin liranın üzerinde olursa, aylık artış oranlarının da daha yüksek olması gerekecektir. Bu zam oranları konusunda Hazine'nin görüşü beklenmektedir.’’

Dünya Bankası, bu reel fiyat düzeyinin 20001-2004 döneminde de sürdürülmesini istedi. Bakanlığın bu öneri üzerine hazırladığı 5 Yıllık Kurum Performans Planı'nda ise TEAŞ tarifelerinin önümüzdeki beş yıl için 4.5-4.7 cent arasında değişiyor.

Dünya Bankası, tüketici satış fiyatlarının reel bazda, bir defaya mahsus olmak üzere, yüzde 12.5 oranında veya aylık 3,2 oranında (toptan fiyatlardaki artıya paralel olarak) arttırılmasını istedi. 1999 Aralık ayında 7 cent olan fiyatın, 2000 yılı için 7.9 cent olarak saptanması önerildi.

Bakanlığın buna verdiği cevapta ise, tüketici satış fiyatlarının TEAŞ toptan satış fiyatındaki artışlara paralel olacağı belirtildi ve ‘‘Ancak TEDAŞ'ın mali yapısı uygun olduğu sürece, tüketiciye yansıtılacak artış oranını, TEAŞ'ın toptan satış fiyatı artış oranından daha düşük tutulabilmesi öngörülmektedir’’ denildi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı