Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Endüstride değişim eğitimde gelişim

    Rifat SARICAOĞLU - Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı
    18.04.2016 - 09:00 | Son Güncelleme: 18.04.2016 - 09:27

    2016 yılı başında Paris`te gerçekleşen COP21 İklim Konferansı’nda, Dünya Motorlu Taşıtlar tarihinin en önemli anlaşmalarından biri imzalandı. Avrupa’dan Almanya, İngiltere, Hollanda ve Norveç ile ABD’nin (ve yakında belki Japonya ile diğer ülkelerin) imzasıyla 2050 yılından itibaren ‘0 emisyon üretmeyen’ araçlar yollarda yer alamayacak.

    Genel anlamı ile 0 emisyon, elektrikli araç demek. Yani 2050’den sonra yollarda içten yanmalı fosil yakıt tüketen taşıtların trafiğe çıkmasına izin verilmeyecek. Likit hidrojen yakan içten yanmalı motorlar da ‘0 emisyon’a sahip ancak o teknolojinin geliştirilmesi çoktan bırakıldı, zira sıvı hidrojenin depolanması -400 dereceye ihtiyaç duyuyor, bu da ekosistemin değişmesi için planlanabilir değil.

    2050 yılında fosil yakıt tüketen araç yolda olmayacak demek, bu araçların üretiminin 2040’ta sona erdirilmesi, 2030 yılı itibariyle de yatırımların durdurulması anlamına geliyor. Son 10 yılda ortalama yakıt tüketiminin yeni teknolojilere yapılan yatırımlar ile 12 litreden 6 litrelere çekildiğini düşünürsek, önümüzdeki 14 yılda ‘0 emisyon’lu araçların üretim teknolojilerinin nereden nereye gelebileceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

    Elektrikli otomobil geleceğimiz. Tesla da geleceğin markası. Bugün dünyanın en iyi elektrikli otomobillerini onlar üretiyor. Kurumlar liderinin vizyonu ile ilerler. Tesla’nın Başkanı Elon Musk’ın bazı deyimlerini incelersek daha iyi anlarız: “Eğer insanlık çok gezegenli bir hayat istiyorsa, önce milyonları nasıl Mars’a taşıyacağımızı bulmalıyız.”

    Veya 2009 yılında, iPhone`un ilk tanıtıldığı konferansı hatırlayın. Steve Jobs telefonu sonsuza dek değiştiriyoruz demişti. Yedi sene sonra bugün iPhone ya da Android telefonlar dışında başka telefon kullanıyor muyuz?

    EĞİTİM SEKTÖRÜ YENİLİKLERİ TAKİP EDİP REVİZYONA GİRMELİ

    Anlattıklarımın eğitimle ne ilgisi var diye düşünüyorsanız şöyle ifade edeyim. Eğitim sektörünün de yenilikleri takip edip ona göre revizyona girmesi gerekiyor. Eğer bizler/ üniversiteler mühendis olarak yetiştirdiğimiz gençlere ısrarla içten yanmalı fosil yakıt tüketen motorları öğretirsek, 30’lu yaşlarda bu öğrencilerin öğrendiği birçok bilgi güncelliğini yitirir. Aynı zamanda uluslararası politikadan ekonomi alanlarına kadar ‘0 emisyon’ kararının neler getireceğini de bugünden görüp ona göre eğitim vermemiz gerekir.

    Basit hesapla; dünya petrol tüketiminin yüzde 70’i ulaşım için harcanıyor. Yani hep deniyor ya Ortadoğu’nun yapısı ve haritaları değişiyor, peki eğitimin içeriği, müfredat, uygulama, becerileri, değişiyor mu?

    Sorunun cevabı “kısmen evet”, “kısmen hayır”. Bunu iki yönü ile cevaplamak lazım aslında. “Eğitim tekniğimiz değişiyor mu?” sorusunun cevabı güçlü bir “evet”. Hızla gelişen online araçlarla eğitimimizin tekniği de çabucak dönüşüyor. Flipped Classroom gibi yeni yaklaşımlarda öğrenmenin bilgi aktarımı aşaması fiziki olarak öğrencilerin bir araya geldiği sınıf ortamından önce sağlanıyor. Sınıflar ise daha çok öğrenmenin analiz ve pratiğinin yapıldığı alanlara dönüşüyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bilimin temeli olan ‘sorgulayıcı’ güdüleri öğrenciler arasında öne çıkarıyor. Sınıflar bilgi aktarımının değil, sorgulamanın alanları haline geliyor.

    Bu ve bunun gibi eğitim tekniğini geliştirecek unsurlara hızlı bir şekilde yönelsek de eğitim içeriklerinde daha hâlâ geriden geldiğimizi söyleyebilirim. Enerji örneğinde olduğu gibi hızla bugünün değil geleceğin donelerine göre müfredat ağırlıkları oluşturmazsak bugünün yetişen nesilleri çok da kullanamayacakları bilgilerle donatılmış olacaklar.

     

     

     

     

     

    Etiketler: eğitim , endüstri , revizyon
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı